Bağıran Anne Olmaktan Nefret Ediyorum

Geçen hafta başında sinir krizi eşiğindeyken annem kalkıp geldi yanıma. Onu karşılamaya gitmek için hazırlanırken bile didişiyorduk. Koray artık inat olsun diye yaramazlık yapar oldu. Ben de bağırdıkça bağıran en nefret ettiğim anne tipi haline dönüştüm. Arabaya bindiğimizde ikimiz de mutsuz, sinirli ve sıkıntılıydık. Yol boyu ben hala yüksek oktavdan söyleniyordum, hızımı alamamıştım evde.

Neyse annemi aldık, biraz dolandık sonra eve döndük. Koray sevincinden yerinde duramıyordu. Ben de öyle. İkimizin de bir süre kurtuluşu olacaktı. Annem kapıdan, ben bacadan durumu olmadı. Evde kendime ait zamana ve alana ihtiyacım vardı, onu sağladı annem. İnsan torunu olunca yumuşacık oluyormuş. Öyle diyor bizimkiler. ‘Disiplini annesi sağlasın, biz arkadaşıyız Koray’ın’ diyorlar. Durum böyle olunca kızan, söylenen, sesini yükselten yok. Gece uyandığında oflayan puflayan da yok.

Bu arada annem hem Koray’da hem de bendeki değişiklikleri çözmüş iki günde. Koray’da alışkın olmadığımız bir asabiyet var. Bağırma halinde. Nereden, kimden kapmış dersiniz? Annesinden elbette. Neyse annem rica etti ‘şu çocuğa bağırma, evet çok zor haklısın ama sen bağırdıkça o daha da asabileşiyor’ dedi. Ben de bir karar aldım. Ne olursa olsun bağırmayacağım Koray’a. Rejim gibi bir şey. Arada çikolata rejimine girerim, 1 hafta falan yemem çikolata. Aynı o hesap. 1 hafta 10 gün bağırmayacağım. Bakalım o da bu huyundan vazgeçecek mi? Umarım geçer. Çünkü bağıran anne olmaktan hiç hoşlanmıyorum. Bir de üzerine Koray dudaklarını büküp bir kenara gitmiyor mu?!? Nefret ediyorum kendimden böyle zamanlarda. Ben bu olmamalıyım, diye düşünüyorum.

4-5 gündür bağırmıyorum. Yani sayılır. Arada dayanamadığım oluyor. Luca’nın canını yaktığı anlarda can hıraş bağırmak, şöyle bir ‘kendine gel’ diye sarsmak geliyor içimden. Ama her geçen gün ilerleme var bende. Çileden çıkmaya yakın olduğumda ortamı terk etmekte buldum çözümü. Ama bir gerçek var benim oğlum yaramaz. Bayağı, bildiniz çok yaramazlardan. Sınırları zorluyor devamlı. Okulda da görüyorum. Yaş grubunda bizimki gibi hareketli, oraya buraya kendi başına tırmanan çocuk yok. Parka gidiyoruz, kendinden büyükleri ittirip önlerine geçiyor, kaydıraklardan yüz üstü kayıyor. Çocuk bu, yapacak elbet. Keşfedecek, öğrenecek. Biraz da sözümü dinlese çok memnun olacağım. Daha erken mi acaba bu beklentimin gerçekleşmesi için? 3 yaşından sonra laftan anlar hale gelir diyor herkes. Bakalım ben o zamana kadar kayışı kopartmazsam göreceğim.

Şaka bir yana, o daha öyle küçük ki. 2.5 yaşında. Dünyayı tanımaya çalışıyor. Araladığı her kapı yeni bir bilgi kaynağı onun için. Kolay geliyor bize ama onun yerinde olmayı hayal bile edemiyorum. Bembeyaz bir sayfayı doldurmaya çalışıyor. Babası, dün sokakta yerlere yattı diye söylendi: ‘pis oğlum buralar’. Sarp’a şöyle bir baktım. ‘Sence onun için fark eder mi?’ dedim. Fark etmiyor zaten. Pismiş, temizmiş o ne anlar? Malesef bazen unutuyoruz ne kadar küçük olduğunu. Beklentilerimize cevap veremeyeceğini anlayamıyoruz sonra da tepinip duruyoruz. Ben bağırdım ne oldu? Koray da aynı şekilde bağıran eşkıyanın teki oldu. Şimdi ben bağırmamaya çalışıyorum ya, Koray ne alemde, diye merak ediyor olabilirsiniz. İlk bir kaç gün pek bir değişiklik olmadı ama bugün daha iyiyiz. Bağırmaları azaldı. İtiraz ediyor etmesine de sinir bozucu değil.

2 yaş sendromu musun, nesin? Bi’git artık başımızdan. Yeter, anladık. Çocuğun varlığını kabul ediyoruz.

 

 

2

36 Yorum

  • Sermin says:

    Kolay gelsin :)
    Erkek cocugu – ne yaparsin?
    “Yol boyu ben hala yüksek oktavdan söyleniyordum, hızımı alamamıştım evde.” Birden dejavu oldu! Ne diyeyim? Allah hepimize akil fikir ve en gereklisi SABIR versin! :)

  • ZRN says:

    YA ÇOK DOĞRU BİR YAZI ÇOK DOĞRU BİR YAKLAŞIM OLMUŞ,BİRAZ KENDİME BAKTIM Bİ AN.DENİZ KIZIM 1 YAŞINDA VE MERAK EDİYOR TABİ HERŞEYİ,ÇÖP KOVASINI KARIŞTIRIYOR,AYAKKABI DOLABINDAN AYAKKABILARI ALIYOR AĞZINA SOKUYOR VE BEN CİYAK CİYAK ,YAPPMAAAA,PİİSSS OOO,OFFFF BIKTIMM YAAA ,ELLEMEEE ORAYIII….VS.VS. HEH ANLADI ŞİMDİ BENİİİ,BEN BAĞIRDIM O AĞLADI ARKAMI DÖNDÜM YİNE YAPTI.EWET DAHA KÜÇÜK ANLAMIYORKİ O PİSMİŞ TEMİZMİŞ,YASAKMIŞ DEĞİLMİŞ.SADECE ÖĞRENMEK İSTİYOR,TANIMAK İSTİYOR.BENDE REJİME GİRİYORUM BAKİİİM NEKADAR BAŞARACAĞIM.BENDE HİÇ SEVMİYORUM AVAZ AVAZ BAĞIRAN ANNE MODELİNİ AMA BİYERDEN SONRA SANKİ KENDİMİZİ RAHATLATMAK İÇİN BAĞRIYORUZ GİBİDE GELİYOR.BÜYÜK KIZIMDA ŞİKAYET EDİYOR ANNE BEN ŞİMDİ BAĞIRCAK BİŞEY YAPMADIMKİ.SONRA BAKIYORUM EWET BOŞUNA BAĞIRMIŞIM AYY YAZIK YAVRULARIMA,ÇOK SEVİYORUM ONLARRI..TAMAMDIR REJİM BAŞLAMIŞTIR BAĞIRMAK YOOOOKKKK…..

    • Aylin Anne says:

      Sevgili Zrn, bir kaç yorum aşağıda isinize yaratabilecek minik notlar bıraktım. Bir bakabilirseniz… Bir de niçin ellenmemesi, yapılmaması gerektiğini anlatırsanız çok iyi olur diye düşünüyorum. Aglatacak kadar bağırırsanız davranista kordugum oluşabilir. İliskiniz zedelenebilir. Biraz sabır. :) sevgiler

  • çiğdem says:

    moralini bozmak gibi olmasında,bir de 4 yaş krizi varmış Elfana yazmıştı blogunda….

  • Feyza says:

    Koray’dan yaklaşık 1 hafta büyük bir oğlum var.. Evet bu yaşlar zor geçiyor ama bir çocuğum daha olsa ona da aynı şekilde yapardım demekten kendimi alamıyorum; hiç birşeye izin verilmeyen,her şeyini annesi yapan,çok giydirilen, az dışarı çıkarılan ,korkak ama misafirlikte yerinden kalkmayan aferin ! alan uslu, terbiyeli! bir çocuk yerine deneyen,yılmayan mutlu bir çocuk ..
    Bu arada bağırma meselesine gelince ; uzun bi sure sakinliğimi koruduktan sonra 2 yaşından sonra tam da kınadığım insanlara benzedim ben de..Bu diyeti denemek istiyorum biran önce; çünkü bağırmak ikimizi de mutsuz ediyor ve olayı hiç bir zaman çözmüyor..

    • ir says:

      Feyza,
      Aynen işte, rahat bir anne olmanın sonucu mudur nedir? Ama ben yine de annesinin her sözünü dinleyen pısırık bir çocuğum olmasını asla istemem.
      İlerleme var. Koray’a bağırmaya hazırlandığımda içimden 10’a kadar sayıyorum. Eğer devam ederse arkamı dönüyorum. Eğer üzerinde durulmayacak bir yaramazlıksa alıp kucağıma gıdıklıyorum. İkimiz de yumuşamaya başladık.
      Ancak demin hafiften ama hafiften bağırdım yemek sofrasında. Baktım olmayacak, indirdim onu masadan. ‘Aç kalması bir öğün, ona bağırmamdan iyidir’ diye düşündüm.

      irem

  • Sena says:

    ben kendime döndüm baktım.. hiç bağırmıyorum.
    Sadece Shaklira’ya zarar vericek gibi olduğunda ve kesinlikle ellenmemeis gereken şeylerde…Ama o “ŞİMDİLİK” anlıyor ve geri çekiliyor…Tabii ki biz sizden çok küçüğüz daya 2 yaşını görmedik… kim bilir bizi ne bekliyor..

  • Aylin Anne says:

    Bu yorumumu Hem bir anne Hem de bir zihinsel engelliler sinif ogretmeni olarak birakiyorum. Ister beğenin isterseniz gicik olun,begenmeyin, onemli degil, anlatacaklarim isinize yarayacak seyler olabilir diye dusunuyorum.

    Cocuklarla iletsimde herzaman AMA herzaman dikkat edilecek iki sey var.
    1. Egilerek konusmak- cocugun goz hizasina gelerek konusmak…
    2. Dikkatli secilen kelimeler ve yumusak bir ses tonu .
    Normal sartlarda bunlari yapiyoruz. Ok. Peki kriz zamanlarinda?

    1. Pekistirec; bir davranisin olusma ihtimalini arttıran şey. İki turludur. Olumlu pekistirec, olumsuz pekistirec. Olumluya ornek nedir? Çok güzel yaptın, bravo, aferin …filan. Olumsuz pekistirec nedir: yapma, elleme, dokunma,
    hayır… Gibi.
    2. Yapılmasını istemediğimiz bir davranış varsa önce hayir, yapma, elleme yi kullanmazsak iyi bir giriş olur. Anında dikkatini başka yone çekmek süper olur. Ata prizle oynamak ister. Anne onun cis olduğunu anlatmistir ama yine dener. Annesi, hadi kepceyle kamyonu almaya gidelim, der.
    3. Olmadı mı? Sabrediyoruz, yine başka yone dikkat çekiyoruz.yine mı olmadı. Sabır… Ona yapmaması gerektiğini mantıklı bir sekilde açıklıyoruz. Ata prizle oynarsan uff olursun. Basına kötü seyler gelmesini istemiyorum, uf olmanı, yaralnmani… Çok üzülürüm. Sen de çok aglarsin. Hadi şimdi onu bırakalım ve kepceyle kamyonu alıp oynayalım.
    4. herzaman ben dilini kullanmak çok ise yarar.
    5. Ceza yerine ödül ve bol aferin iyidir. Davranidlarin muhasebesini yaparken hep olumlu olanları etraftakilerle paylaşıyoruz. Blog etiketleri gibi… Ne kadar çok istenmeyen davranistan bahsedip,
    üzerinde durursak iste o kadar çok ve kocaman yer kaplar. O nedenle algımızın ayarlarini değiştirip ” Koray uyumlu ve sakin bir adamdır” moduna getiriyoruz. Anne ve babanın algısı, cocuğun davranışını belirler. Yani birine 40 kere deli dersek cidden delirecegi gibi, herzaman ve heryerde cocuğumuz hakkında konuşurken, olumludan başlayıp, gelişmeye açık yonlerinden bahsediyoruz. Başka annelere, büyükannelere şikayet yok :) herzaman düzelme ihtimali vardır. Önemli olan krizi iyi yönetmek :)
    6.Annenin deli gibi ısı vardır. Cocuk yasaklar listesini delmek için atak üstüne atak yapmaktadır. Anne çileden çıkar. Yapma diye cirkamak yerine, eğer bu sekilde devam edersen, sunu sunu sunu yapmayacağız, diyerek , sosyal pekistireclerden birini geri çekiyoruz.
    7.kriz anında bağırmak yerine 10 a kadar sayıp odadan çıkmak iyi fikir.
    8. Bagirinca sakinlesmeyi bekliyoruz. Sakinlesince niye delirdigimizi basitce anlatıyoruz. Sarılıp kokladiyoruz. Onu sevdiğimizi, iyi bir cocuk olmasini istediğimizi söylüyoruz :)
    telefonla yazmak çok zormus, napiyoruz, gidip bu telefonu çöpe atıyoruz, klavyeden devam ediyoruz:)))) hepinizi seviyoruz.
    Aylin

    • ece aslinin cici' si says:

      yazdiklariniza bayildim bunlari uygulayacaim insallah kizimda da ise yarar, segiler aylin hanim:)))

    • yue says:

      aylincim çok güzel yazmışsın ama pekiştireç kavramını yanlış açıklamışsın. olumlu pekiştireç istendik davranışın yapılmasından sonra davranışı gerçekleştiren organizmanın bulunduğu ortama o organizmanın hoşuna gidecek bir uyaranın sokulmasıdır. sınıfını geçen çocuğa sınıfını geçtiği için bisiklet alınması ya da para verilmesi örneğinde bisiklet ve para olumlu pekiştireçtir. ya da bayramda torunların kendisini ziyaret etmesini isteyen büyükbabanın kendisini ziyarete gelen torununa bayram harçlığı vermesi örneğinde “bayram harçlığı” olumlu pekiştireçtir. beğendiğimiz bir davranış sergileyen çocuğa aferin diyerek, çikolata vererek, hediye vererek, çocuğun yaptığı bu güzel davranışı olumlu pekiştirmiş oluruz. böylelikle bu olumlu davranışı tekrar yapmak isteyecektir.
      Olumsuz pekiştireç ise organizmanın istendik bir davranışı gerçekleştirmesinden sonra ortamdan kötü ve nahoş bir uyaranın çıkarılarak organizmanın bu davranışı tekrar etmesinin sağlanması işleminde ortamdan çıkarılan “kötü ve nahoş uyaran” olumsuz pekiştireçtir. hemen söyleyelim ki ceza değildir. pekiştireç ödül demektir. olumsuz pekiştirme, ödülün organizmaya verilmesi değil organizmanın istenen bir davranışı yaptığı için kötü bir durumdan kurtarılmasıdır. iyi hali nedeniyle bir mahkumun cezaevinden erken salıverilmesi örneğinde mahkumun istendik davranışlar gösterdiği için hapishane’den salıverilmesi olumsuz pekiştireçtir. ya da kırmızı ışıkta durduğunuz için polisin size ceza yazmaması olumsuz pekiştireçtir. başı ağrıdığı için ders çalışamayan öğrenciye asprin vermek olumuz pekiştirmedir. çocuğu ders çalıştığı için istemediği bir durumdan yani baş ağrısından kurtarmış oluruz. aynı şekilde gürültüden ders çalışamayan öğrenciyi sesisiz bir odaya almak da olumsuz pekiştirmedir.
      Pekiştirmelerin işe yaraması için başlangıçta çocuğun bütün olumlu davranışlarını sürekli olumlu pekiştirmek, “aaa aferim nasılda sözümü dinledin al sana çikolata ya da harçlık”, olumsuzları görmezden gelmek ve davranış çocukda yerleştirdikten sonra da arada bir olumlu pekiştirme yapmak gerekir. eğer sürekli pekiştirirseniz çocuk bir süre sonra bu duruma alışacak ve eskisi gibi olumlu davranış yapmamaya başlayacaktır.

      • ir says:

        Verdiginiz bilgiler oldukca faydali/
        olumlu pekistirec dediginiz kisaca rusvet oluyor kisaca. kucuk cocuklarda davranisin yerlesmesi icin rusvete basvuracagiz yani.

    • Özlem says:

      Sevgili Aylin Anne yazdıklarınızi okuyup hemen not aldım bende bi eğitimci olsamda göz ardı ettiğim öğretmenlikte haşarı bi sınıfta bağırarak bir yere varamamışken kızımda bu davranışımla bir yere varamayacağımı bir kere daha fark ettim ve bu konuda neler yapabileceğimi araştırmaya başladım ve karşıma bu blog ve mesajınız çıktı sadece teşekkür etmek istedim.

  • ece aslinin cici' si says:

    vallahi sevgili slingo mom bu yaziyi yazarken bile bagiri bir edaya yazmissin haberin ola:))) benim kizimda masallah pek uslu sayilmaz ama sesimi yukseltmemeye calisiyorum annenizin dedigi gibi bu isin kesinlikle bir sonu yok, uyguladiginiz yol bence dogru kizgin oldugunuzda kesinlikle yanindan uzaklasin hic bakmain bile 3-5 dk biraz daha iyi oluyo insan. ama siz cooookkkk sanslisiniz bana gore. benim annecigimin yanima gelme sansi hic yok inanin 5 dk kimseye emanet edemiyorum babayla da iyi anlasamiyolar cunku resmen tampon bolge gibiyim babayla arasinda….. kendime ait gunduz vakti 1 saat istiyorum yuruyus yapip sakinlesmek icin ama yoookkkkk…..

  • aynen ama yinede bağarıyorum of yaaaaaa…..

  • elif pilatin says:

    kaydıraktan yüzüstü kaymak mı? irem, kızma ama ben buna güldüm. ne alem çocuk. tabi benim kızım daha 8,5 aylık güleyim ben daha böyle :)

    • ir says:

      zaten artık ben de gülüyorum. Aslına bakarsan etrafta başka anneler babalar varsa ‘oğlum öyle kayılır mı?’ diyorum. Hani ilgisiz anne olmayayım diye. Kimse yoksa yürüyerek inmeye çalışmadığı sürece pek müdahale etmiyorum. Evet, Koray kaydıraktan yürüyerek falan da iniyor :O

      • hülya says:

        yalnız bişey soylemem lazım. yuzukoyun kaymak daha kolay sanki. tuna 16 aylık falandı. bi gun çıktı kaydırağın tepesine. yuzukoyun kaydı. sonra aylarca-donel kaydıraklar dahil- hep yuzukoyun kaydı. elleriyle destekleyip kafayı daha yukarda tutabildiğinden ağzını falan carpmadan daha rahat inebiliyor. 18 aydan sonra başladı popo ustu kaymaya.

  • TULIN says:

    KORAY gelsın iremcim :)

  • ya ben bişey deyim mi… irem hnm belki kızarsınız ama ben bgn 5 aylık çocuğuma bağırdım yanı bıraz sesimi yükselttim ya benim doğumdan sonra sınırlerım acaip gergin hem bir yandan mgren derken bizimki 2cı ayından beri huysuz sureklı ağlıyor dişarı çıktık mı bağırıyor yabancı gördümü durmadan ağlıo neyse kısacası bende dellendım bgn uyutmaya çalışıordum mıy mıy mıy bende yeter uyu artık die bağırdım 2 kere sonra bas bas ağladı gene….e ana oğul oturduk beraber ağladık çok üzüldüm varya neden 5 aylık çocuğa bağırdım die napcam bılmıorum….

  • Em Os via Facebook says:

    Bağıran Anne Olmaktan Nefret Ediyorum! : Aynen!

  • @Zulfiya merak etme ben de bir sefer yatagina birakip uyu artik diye sesimi yukseltmistim. Simdi dusununce ‘ne salaklik’ diyorum.

  • aslı says:

    bende bazen oğluma bağırıyorum malesef. bir süredir sabretmeyi deniyordum ama bugün yine sabrım taştı ve bağırdım. o da kısa bir ağlamadan sonra bana vurmaya başladı ve seni sevmiyorum dedi. o kadar üzüldüm ki içime battı… hala etkisindeyim. sakinleştikten sonra ondan özür diledim. bundan sonra ben sana bağırmayayım sende bu kadar inatçılık etme biraz söz dinle olur mu dedim. tamam dedi. sonra söyle bakayım beni seviyor musun dedim. seviyorum dedi de içim rahatladı :) 2,5 yaşında henüz. kendimi çok suçlu ve üzgün hissediyorum bende bağıran anne olmak istemiyorum. bugünden itibaren bunu başarırsam bunun olumsuz etkileri silinir mi acaba… çünkü oğlum bugünkü tartışmamızdan sonra bira agresifleşti ne yazık ki.. sabah nasıl olacak bakalım…

  • pınar aksaray says:

    geçen gün ben de bagırdım, sonra kalktım baska odaya gıttım, o sırada oğlum da mızıklanıyordu, tam bir ağlama değil ama rol yapıyor biraz da anlamaya calısıyor cok kotu durumdamıyız dıye, babası anlattı ona, “ama bak annene rahat vermiyorsun yemek yemeye çalışıyoruz, sen mama yerken o sana boyle yapıyormu” falan dıye anlattı. sonra ben gerı geldım, dizlerimin ustunde çöktüm suratına ıyıce yaklastım bana baksın dıye “sana bagırdım ozur dılerım, eğer bu sekılde bırbırımızı rahatsız edersek hep boyle mutsuz oluruz” dedım “hı hı” dedı sarıldı, bazı seylerı anlamasa da ıyı nıyetlı ve olumlu duygu hissediyor dıye onaylıyor bence.. ertesi gun sonra yıne bız yemek yerken geldı masa ortusunu cekıyor, tabakları dokecek oluyor vs benı rahatsız edıyor, aldım kucagıma “hanı dun ben sana neden bagırdım hatırlıormusun” “hıhı, mama” dedı tabakları gosterdı falan.. vay kalleş, bile bile yapıyor yani!!! inanamadım anladığına!

  • sinem says:

    en karşısında durdugum seyi su an ben yapıyorum :(( az once annemler bizdeydi, benim kızım da anneanne sevdalısı…Gittiler diye kopardı yaygarayı, ama oyle boyle degil…Aglayarak kendini yerlere atıyor, ic cekiyor, bir yandan “anneanne gitti dede gitti” diye bagırıyor…Hem inanilmaz uzuldum o kucuk kalbinin kırılmasına hem de nasıl susturacagimi bilemedim…Once unutsun diye eline telefon verdim…Yarım saat oynadı, ama uyku vakti gelip telefonu elinden aldıgımda yine aynı sekilde basladi..Oglen uykusu da uyumamıstı ustelik…Yatırmaya calıstıgımda cırpındı durdu..Konusacak fırsat bile vermedi, gerci henuz anlamıyor daha 2.5 yasında…
    Ben de malesef bagırdım cıglık atarcasına :(( sonra korktu tabiiki ve sustu, sarıldık..babası gelince hemen ona kostu ve bana “git” dedi..Halimi tahmin edebilirsiniz, su an cokmus bir vaziyetteyim ve odaya kapandım aglıyorum :(
    Bu bagırma sureci bizde yemek yeme ile basladı, zaten bir basladı mı oyle gidiyor…Sebze yediricem diye bagrıs cagrıs yemek yer olduk ilk once, sonra da bu anneanneden ayrılma krizleri eklendi :((
    Ne yapacagimi gercekten bilmiyorum :( Anlatsan anlamıyor cunku, bagırsan hic olmuyor…Belki de bırak cocuk gec yatsın, sebze yemesin ancak oyle de olmuyor iste :/
    Aklım almıyor hayatımın anlamı olan kucuk bir cocugu nasıl kırabildim :(( Offf anne olmak cok zor, ama iyi ki de olmusum (nasıl bir celiski yarabbim guc ver!)

  • demet says:

    her zaman annelerimiz bize kızar biz onlara kızarım ama elinde sonunda değerini bileceğiz annemize kızıp bağırmakla hata yapıyoruz ama bazen biz onları sinir ettiğimizde bize kızıyorlar biraz haklılar ama bizde bir konuda haklıyız :) ama annelerimiz ALLAH korusun ya ölürse onların değeri bilinmeli :'( :( ama bu bizim annemiz tamam bir yandan haklılar bir yandan haksız ama yine ALLAH korusun biz de ölürsek onlar da şimdiden değerimizi bilecekler yani annemize saygılı olalım ama bana bir neden den dolayı kızdı ve bende ona sinirlendim ama onun suçuydu daha ve en kötüsü de her zaman bu anıyı anlayıp değerini bilmeliyiz benim dayım öldü dedem öldü anneannem öldü ve diğer dedemde öldü ben üzüldüm ama benim zamanımda yaşamadıkları için değerini bilemedim ama büyüyünce daha iyi anlıyorsunuz :'( :( ama bir yandan da sevinin aileniz yinede ne olursa olsun yanınızda olacak :) :D

  • seda says:

    Sanki beni anlatıyorsunuz. Su anda tam bu sorunları yasiyorum. Yazınız bana çok yardımcı oldu.

  • Simarik says:

    Hislerime tercuman olmussunuz ayni sizin yasadiklarinizi yasiyorum ve ayni anne tipine dondum hatta cogu zaman kendimi kaybedip kicina vuruyorum ve kendimden cok rahatsizim boyle kendimi bi yerlerden atasim geliyor ne bicim bir anne oldum ben ama ayni sizin cocuk gibi yaramaz denmezmis ama cocuga hareketli diyelim o zaman birde tek basima bakiyorum annem calisiyor kadin zaten yorgun yine de guc bela kendimi anneme atiyorum aksamlari o daha sakin benim tahammulum kalmamis hicbirseye cocuk bu yapacak tabi ama baskalarinin cocuguna zarar verdiginde ve gun icinde uyumadiginda cok cok cok asabi oluyorum herseyine kizasim geliyor bi kere kayis koptu mu hastaligina bile tahammul kalmiyor ama bugun bende bir karar aldim oglum bagirinca bagirma diyor bana artik bagirmamaya calisacagim cok pismanim cok uzgunum boyle olmayi hayal etmedim arkadas olacaktim hep cocuguma ama bu iki yas sendromu ne bela biseymis cek git artik evimizden :(

  • annelik zor zanaat arkadaş.. yaptığın her hareket, söylediğin her söz, hatta her bakış her ses yol su elektrik olarak geri dönüyor.. :)

  • denizinannesi says:

    Evet pazar günü denizime bir sürü bağırdığım için şimdi ağlama modundayim. Aslında hher gün banyo sonrası giyinmemek için sürekli tepinip beni tartaklayan oglusuma değildi bagirisim babasinaydi bi zahmet internet başından kalkta beni kurtar ben artıkyorgun bir anneyim cigligiydi . evet bu geceyine ogluma bağırdığım diğer gecelerde ki gibi bagirmamin asil sebebinin vurdumduymaz babamızın belki kadın çocuğumna bağırıyor gideyim alayim der diye aradan zavallı küçük oğlumuharcama hareketi oldugunu bir kez daha kendime itiraf ediyor ve kendimden nefret ediyorum. Beni bu hale getiren utansın diyeceğim ama sıyrılmak yok kuzu benim kuzum daha bağırmakyok cennet kokulu yavrum benim.

Leave a Reply