Geçen haftaki Disko Kralı programında ünlü çocuk psikiyatristi Prof Dr. Bengi Semerci ile tanışma fırsatı bulmuştuk. Elbette peşini bırakmadım ve soluğu ofisinde aldım. Yoğun programının arasında bana zaman ayırdığı için kendisine ayrıca buradan da teşekkür ederim.

Bengi Hanım’a elimde bir sürü soru ile gittim. Genel olarak öğrenmek istediğim uyku sorunları ve çözümleriydi ama konuştuklarımızdan çıkardığım en önemli ders şu: anne-babanın genel tutumu çocuğun tüm hayatını etkiliyor. Yani uyku, beslenme, disiplin gibi konular birbirinden bağımsız değil. Anne-babanın çocuğa yaklaşımı ve soruna nasıl baktığı önemli.

Çocuk tereddüt ettiğinizi hissetmemeli. Konu ne olursa olsun.

Çocuğa bağırmak sorunu asla çözmez. Ona bağırmayı öğretirsiniz. Anne-babanın bağırıyor olması aslında çaresizliği gösterir. Çocuk bunu anlar ve bir süre sinmiş gibi gözükse de yaramazlığına devam eder.

Eğer ki çocuğunuzu yaptığı yaramazlıktan konuşarak vazgeçiremiyorsunuz, dikkatini başka bir şeye çekin. Ortam değiştirin.

Anne babanın aynı tutumda olması gerekiyor.

Küçük çocuğa seçim yaptırmayın. Bu onun için müthiş zor bir şeydir. Ona fırsat tanımak istiyorsanız eğer karşısına iki seçenek çıkarın. Üçüncüyü değil. Çocuk için çok rahatsız edici ve kaotik bir durumdur. Örneğin markete gittiniz, onun en sevdiği ürünlerin olduğu rafın önünde durdunuz ve ¨Hadi, bir tanesini seç¨ dediniz. Onun için çok zordur buna karar vermek. Bir türlü rahat edemez.

Anne babanın kesin ve kendinden emin konuşması, kuralları tereddüt uygulaması çocuk için çok önemlidir. Çocuğun rehberliğe ihtiyacı varıdır. Anne babanın ne yapacaklarını bilmiyor olması veya sık sık kararsız kalması çocuk için stres kaynağıdır.

6 aylık bir bebek eğer fizyolojik bir rahatsızlığı yoksa artık gece boyu deliksiz uyumaya başlayabilir.

Uyku eğitimi sadece bebek için değil aile için de önemlidir. Annenin de uykusunu alması gerekiyor çünkü.

Uyku rutini her yerde bahsediliyor. Gerçekten de üzerinde durulması gereken mutlaka çocuğua kazandırılması gereken bir süreçtir. Çocuğun rahatlaması ve hem fiziksel hem de ruhen uykuya hazırlanmasına yardımcıdır.

Çocuğa emzik harici bir uyku arkadaşını ilk günden itibaren edindirmek daha sonrası için kolaylık sağlayacaktır.

Parmak Emmek: Uzun süre parmak emen çocuğu bu davranışından vazgeçirmek zor olabilir. Devam etmesinin başka nedeni var mı bakmak gerekiyor. Bebeklik döneminde biberon ve memenin erken kesilmesiyle ilişkili olabilir. Duygusal yoksunluk, uyku, açlık duygusu ile parmak emme ilişkilendirilebilir. Özellikle uykuya geçme dönemlerinde parmak emme davranışı sıklaşır. Parmak emen çocuğu sık uyarmak, elini ağzından devamlı çekmek, kızmak, utandırmak olumlu sonuçlar vermemektedir. Bebeğin emziğini zamanı gelmeden almamak, özellikle uykuya dalma sırasında emmesine izin vermek parmak emmeyi engeller. Uykuya geçmede hafif pışpışlamak, masal anlatmak parmak emmeyi azaltmaktaymış.

Emziği zamanından önce bıraktırmak uyku bozukluklarına yol açabilir. (Örneğin bizde sanırım bu erken oldu. Koray’ın gece uyanmaları emziği bırakmasıyla başladı).

Uyuyan çocuğu gece yarısı uyandıran aslında annesinin endişeleridir. Uyanacak mı, üstünü açtı mı, rahat mı, düşer mi, üşür mü, gidip baksam mı gibi endişeleri çocuk hisseder ve uyanır. Rahat olun. Eğer güvenliğinden eminseniz ve uygun şekilde giydirdiyseniz hiçbir şey olmaz. Bırakın uyusun.

Ebeveyni ile uyuyan çocuğu kendi yatağına geçirmek istemeyen aslında annenin/babanın ta kendisidir. Her ne kadar ¨hala bizimle uyuyor¨ diye şikayet etseniz de kalben onun sizi bırakmasını istemiyorsunuzdur. Onun yanınızda olması sizin tüm endişelerden arınmanızı sağlıyor aslında.

Uyku eğitimi demek illa çocuğu ağlatmak demek değildir. Daha yumuşak geçişleri de tercih edebilirsiniz. Onun yanına yatmadan, yatağının kenarında oturarak, masal anlatarak iyice gavşemesini sağlayın. Daha sonra sakin ve emin bir ses tonuyla tereddüte yer bırakmadan ¨Haydi bakalım uykuya. Herkes kendi yatağında uyuyacak. Biz buradayız, sen hiç merak etme¨ deyin. Hemen ilk gün odadan çıkamazsınız elbette. İlk günler teması gittikçe azaltarak sessizce uyuyana kadar bekleyin. Buna alıştıktan sonra sırada ışığı kapatıp odadan çıkma safhası var.

Gece çişe kaldırma: 3 yaşında bir çocuk gece yatağına yapmaz. Kaldırmayın. Yatmaya doğru sıvı alımını azaltın, yatağına koruyucu serin ve rahatlayın. Acaba altına yapar mı? diye de düşünmeyin. Yaparsa da yapar değiştirirsiniz. Rahat olun.

Gece Terörü: 2.5 yaş civarı ortaya çıkar. Çoğunlukla genetiktir. Çocuk gece yarısı ağlayarak uyanır, gözleri açık fakat hala uyku halindedir. Sabit bakar, vücudu gergindir ve durmadan ağlar. Asla uyandırmaya susturmaya çalışmayın. Yatağına yatırarak sırtını okşayarak sakinleşmesini sağlayın.

Korku: 6 yaşında kadar çocuklar gerçek ile fanteziyi ayırt edemezler. Anlayamadıkları şeyler onların korkmasına neden olur. Seyrettikleri, okuduklarından ziyade bu yaş döneminde korkuların ortaya çıkması olağandır. Yine de çevresel etkenlere dikkat etmek gerekiyor. Klasik masallar örneğin çocuk için rahatsız edici olabilir. Aslına bakarsanız o masallar çocuklar için yazılmamıştır. O yüzden en iyisi siz masal uydurun.

Tatiller, hastalıklar çocuğun uyku dahil tüm günlük yaşantısını etkiler. Bunu en aza indirmek için kuralları imkanlar dahilinde uygulamak gerekiyor. Örneğin, tatilde ¨aman canım yatıversin yanımızda¨ demek yerine, çocuk için de ayrı bir yatak hazırlamak; veya hastalık zamanı, kendi yatağınıza almak yerine onun odasında yatağının yanında kendinize bir yer hazırlamak gibi.

 

Uyku eğitimi çocuğun yapısıyla ilgili olduğu kadar anneye de bağlıdır. Annenin buna hazırlanması gerekir. Doğru olan herkesin kendi yatağında ve mümkünse sabaha kadar deliksiz uyumasıdır. Çocuğa bu fırsatı vermek zorundayız. Belki de korktuğumuz kadar zor olmayacaktır. Açıkçası benim son günlerde yaşadıklarım aynen böyle. Uzun süredir Koray’ın her gece kalkıp yanımıza gelmesinden şikayetçiydim ama itiraf etmem gerekirse de bundan müthiş keyif alıyordum. Ancak en sonunda kaliteli uyku için herkesin kendi yatağında uyuması gerektiğini kabullendim ve Koray’ı kendi yatağında, yanına uzanmadan, elini tutmadan uyutmaya başladım. İlk günler 50 dakikaları bulan uykuya geçiş süresi 30-35 dakikalara inmiş durumda. Gece kendi yatağında uyuduğunda 4-5 kere kalkan çocuk artık sadece bir kere uyanmaya başladı. Ben bu kararlılıkla devam ettikçe inanıyorum gece boyu deliksiz uyuyacağız. Bengi Hanım ¨çişe kaldırma, uykusunu sen bozuyorsun¨ dedi. Gerçekten de doğruymuş. Kaldırmıyorum ve altına kaçırırsa endişesi taşımıyorum. Tahmin edin, evet, uyanmıyor ve altına kaçırmıyor :)

 

 

Irem Erdilek
Fenerbahçe tutkunu, sosyal medya bağımlısı. Okur, yazar. Blog lover, dreamer & mother. Teknolojik Anne, ALLYN

13 Comments

  1. Kizim 3 aylik oldugundan beri kendi odasinda uyuyor. Fakat dis yuzunden uyumuyor diye 6. Ve 13. Aylar arasinda ayakta sallama hatasina dustuk. Ta ki bir gece sabahlayana kadar. O anda kendi kendine uyumayi ogretecegime soZ verdim. Su an 2 yasinda uyku sureleri ve saatleri, yemek saatleri hep bir rutinde. 13 ayliktan beri sallamiyorum. Bir ara ustunu ortmek icin cok ugrastim baktim uyandiriyorum ondanda vazgectim. Odasini 20 derecenin altina dusurmuyorum, birde uyku tulumu aldim o sicak benim kafam rahat misil misil uyuyoruz masallah :) ama bezden vazgecirme donemi ne olur bilemiyorum

  2. iremcim çok teşkkürler, derin sadece acıktıgı ve uykusu geldiginde emiyor parmagını , birde tv karşısında kucagımda keyif yaparken, çok üzerine düşmedim hiç zorlamadım bıraksın emmeyi diye fakat parmagının deforme olmasından korktum hep, emzik hiç emmedi, memeden neredyse iki yaşında ayrıldı, duygusal yoksunluk desen üzerine titriyoruz, fakat bu aralar arkadaş arayışında bu yüzden sıklaştırıyor olabilir, halen yanımızda uyuması ise babası yüzündendir, 2*2 yatak aldı adam nediyim :)) ama ne zaman canı isterse gider kendi yatagında uyur, demekki endişe edecek bir durum yok gibi. tekrar teşekkürler…

  3. katıldığım ve katılmadığım şeyler var ama herkesin bakışı farklı .. ben tuvalet ve beslenme de olduğu gibi uykuda da eğitim olmamasından yanayım yani eğitim kelimesi..kitaplara da sıcak bakmıyorum uzmanlara da….
    “Doğru olan herkesin kendi yatağında ve mümkünse sabaha kadar deliksiz uyumasıdır. ” cümlesi çok keskin geldi bana..neye göre doğru ?
    benim oğlum 2 sene emdi ve beraber uyuduk hiç de uykusuzluk çekmedim çünkü emmek istediğinde memesi yanındaydı emiyordu uyuyordu ve bende.. yatağımdan kalkmadan.. ve bu yöntemi bulmadan evvel saçımı başımı yoluyordum BEN UYKUSUZLUKTAN GEBRECEMM diye.. emzirme bitti yanında yatarak uyuttum.. şimdi 5 yaşı bitiyor, bazen kendi başına bazen benimle bazen babasıyla uyuyor kendi isteği ile kendi yatağında bazen kalkıp yanımıza gelir bazen gelmez.. yani diyeceğim ve elbette çocuğa bakarak daha doğal akışına bırakmak.. bedeni ve kalbi dinlemek.. ben bu uzmanların hiç bir kelimesine itibar etmem kalbime ettiğim kadar.. bu da benim doğrumdur.. ve çocuğumu en iyi ben görürüm .. mümkünse deliksiz uyumak.. büyük şehirlerde yaşayan insanlar için bunun mümkün olmadığı durumları garipsememek lazım o kadar çok uyaran var ki ! eh bize olduğu kadar bebeklere dahi bu uyaranlar var.. elbette doğrusu deliksiz uyku ama kendi yatağında mı? buna emin değilim .. salonda uyumak kadar keyifli bir şey yok benim için.. neden çocuğum içinde benimle uyumak keyifliyse ve benim için buna hayır diyeyim yani bu isteğin sadece anne ve babada olduğunu düşünmüyorum, çocuk da istiyor bunu da istemediği zaman geldiğinde görüyoruz zaten.. sonra bir gün geliyor ” ben arkadaşımın evinde kalacağım” diyor.. hayır diyemiyorsunuz.. kalıyor ve gönlü rahat uyuyor :)
    doğalına bırakın derim nacizane.. uzman değilim ama tecrübem bunu dedirtiyor :)

    1. Ayça’cığım,
      Bazen senin gibi düşünüyorum. Bazen de uzmanların dediği gibi ‘ayrı yatmalı’ diyorum. Bana sanki 3 yaşına gelmiş bir çocuğun kendi kendine uyuması gerekiyor gibi geliyor. Kaldı ki ben erken yatmasını istiyorum ve ne zaman koray’ın yanına uzanarak uyutsam 2 saat sonra kalkıp beni yanına çağırıyor. Bu da benim günümün bitmesi anlamına geliyor ki hiç hoşuma gitmiyor. Biraz da kendim için ayrı yatmasını istiyorum.
      :)

  4. Ayça hanıma %100 katılıyorum sonuçta bu bir süreçtir gözüyle bakıyorum ve geçecek şimdi kızım 10 aylık ilk 7 ay gazsız sorunsuz gece 6-7 saat deliksiz uyuyan bebek şimdilerde uyanma rekoru kırıyor ben uykusuzmuyum evet oğlene kadar zombiye dönüşmemek için bi dünya olumlama ve telkin sozcukleri sayıklıyorum ama herşeye ragmen biliyorum ki bu geçici bi süreç ve kesinlikle bugunleri çok özleyeceğiz. :)

  5. Yazını elinde fosforlu kalemle okusaydım eğer bütün yazı fosfora boyanmış olurdu. Yazı için teşekkürler.

    Annenin uykusu da çocuğun uykusu da çok önemli. Ben de bütün günü dipdible geçiren bir anne olarak o uyuduktan sonra biraz da olsa kendime zaman ayırmak,yalnız kalmak, film izlemek, internete girmek istiyorum ve benimki kucakta uyumaya alışmak istediği dönemde sürekli beni yanında istemeye başlamıştı. Hala uykuya dalışını kucakta yapıyor çünkü ne zaman yerinde yatmaya alışsa ya hastalandı, annane bizde olduğu ve daha fazla uyusun diye uyanınca kucağına aldığı yada yeni başlayan diş çıkarma süreci sebebiyle sekteye uğradı. Yakında da tatil var kısmetse orda da düzenin bozulacağı kesin. Ama bunca zaman tek birşey yapmadım. Onu yatağımda uyutmadım. Sürünerek de olsa yatağımdan kalktım, belki birkaç gece sırf bu yüzden zombiye döndüm ama bu sayede yanımda yatmaya alışmadı. Diğer gecelerim daha rahat geçti. Önemli olan rahatınıza geleni değil doğru olduğunu düşündüğünüz şeyi yapmak. Ağlatarak uyku eğitimine ben de inanmıyorum. Uyku düzeni bozulduğunda da kademeli olarak geri döndürmeye çalışıyorum. İnşallah bir gün kucakta değil kendi kendine yatağında uyumayı da öğretebilirim. Masal okuyayım, ninni söyliyeyim, uyusun. Belki birgün…

  6. Benim oğlum 2.5 yaşında hâlâ ayakta sallayarak uytuyorum. Sabah altı olmadan uyaniyo. Bazen geceleri surekli ağlıyo ve emzik kullandığımız içinmi bilmiyorum ama yemek yemesi cok az. Sabahları erken kalktığı icin 9.gibi uyuyo ve öylen de 3 gibi tekrar uyuyo. Dogdugu gunden beri ağlıyo. Geceleri uyumadigi icin benide uyutmuyo bh yuzden cok gergin oluyorum. Hicbirseyden mutlu olamiyor. Yanımdan hic ayrılmak istemiyor. Ne yapacağımı bilmiyorum Yardım lütfen…!!!

Leave a Reply to Yelda Cancel reply