Kendimden nefret ediyor olabilirim şu anda. Hissettiğim tek şey kızgınlık. Nasıl bu hale geldim? Neden böyle oldum, hangi ara ipin ucunu kaçırdım bilmiyorum. Derin bir sızı, pişmanlık ve Koray’ın ¨Tamam annecim ben seni affediyorum¨ sözleriyle dağılmış bir halde oturuyorum koltukta. Düşünüyorum düşünüyorum ve vardığım tek sonuç: başarısızlık.

İki çocukla birlikte yaşam ağır geldi, yoruluyorum desem doğru olmaz. Alin sakin bir çocuk, peşinde koşturan cinsten değil. Benim sorunum Koray. Daha doğrusu onunla olan ilişkimin gittiği yön. Bir zamanlar en iyi arkadaşım olan oğlumla uzaklaşıyoruz birbirimizden. Oysa içim titriyor baktıkça. Saçlarını okşarken ¨Hayat iyi insanlar çıkarsın karşına¨ diye dua ediyorum her seferinde. Peki ne oluyor da ben bu kadar çok kızabiliyorum ona. 6 yaşında ya ¨Koca adam oldun, laftan anla¨ diyoruz. Saçma. Daha küçücük bir çocuk.  ¨Atatürk çoook eskiden yaşamış ya acaba dinozor görmüş müdür?¨ diye soruyordu daha dün.

Karşılıklı olarak birbirimizi yoruyoruz.

Koray, Alin’i kabullendi. Bir kardeşle beraber yaşamanın ne demek olduğunu öğreniyor. Varlığı eskisi kadar rahatsız etmiyor ama kıskanıyor. İlgi bekliyor bizden, özellikle de benden. Alin’i daha çok sevdiğimi düşünüyor muhtemelen çünkü onun yanında kendimi tutamayıp ¨Yiyeceğim seni bir gün cimcime¨ dediğim çok oluyor. Böyle anlarda bana dönüp ¨Beni de yer miydin?¨ diye soruyor. Hep bir karşılaştırma, sevgiyi ölçme çabası var. Onu rahatlatmaya çalışıyorum, anlatıyorum, bebeklik fotoğraflarını gösteriyorum, videoları açıyorum. Seyredip gülüyoruz. Gevşiyor hemen zaten. Derken bir anda bir ilgi arsızlığı başlıyor. ‘Şımarık çocuk yoktur!’ diyen kimse bir görüşmek istiyorum kendisiyle çünkü bizim evde zaman zaman ortaya çıkıyor. Sonra bana da bir şeyler oluyor, sakinliğimi korumam gerektiğini bildiğim halde kontrol edilemez bir asabiyet hali kaçıyor içime. Sesimin tonu hemen yükseliyor, aptalca sözler çıkıyor ağzımdan. Dönüp Alin’e de bağırmaya başlıyorum. Anlamsız bir durum. Aslında o kadar bağırmama sebep olacak bir şey yaşanmadığı halde neden delirmenin eşiğine geliyorum. Neden görmezden gelemiyorum tüm bunları? Oysa biliyorum, sakin kalabilsem ama gerçekten sakin kalabilsem düzelecek çoğu şey. O kadar mı zor bunun üstesinden gelmek? Peki ya ben bağırmadan anne olmayı ne zaman başaracağım?

Bu akşam tam her şey yolunda, banyolar yapıldı dişler fırçalandı derken saçma saçma şımarık sözlerle Alin’e sataşmaya başladı yatakta kitap okurken. ¨Oğlum yapma, oğlum düzgün konuş, oğlum sataşma, oğlum yeter¨ ve en sonunda deli gibi bağırmaya başladım yine. İkisine birden hem de. ¨Bıktım, gidiyorum¨ dedim. ¨Gitme anne seni çok seviyorum¨ dedi. ¨Ben de seni çok seviyorum, özür dilerim¨ dedim. Affetmiş beni, öyle söyledi ama biliyorum onun da kalbi çok kırıldı.

İşte böyle, önce çocuklara bağırdım sonra da oturup ağladım.

Şimdi o soruyu tekrar soruyorum kendime: Kendi çocuğum olmak ister miydim?

Irem Erdilek
Fenerbahçe tutkunu, sosyal medya bağımlısı. Okur, yazar. Blog lover, dreamer & mother. Teknolojik Anne, ALLYN

51 Comments

  1. 30 yıl öncesinde yaşıyor olsaydınız ve bu olayı karşı komşunuza anlatıyor olsaydınız alacağınız cevap:ne var canım bende aynısını yapıyorum olacaktı,sorun yaşadığımız şu zaman diliminde!aldığım diplomaları kenara koydum evdeyim 3 yaşındaki oğluma bakıyorum ve sabahtan akşama hissettiğim tek şey yetersizlik!?
    annem çalışan bir anneydi ve ben nasıl büyüdüm bu durumda ne yapmam gerek diye sorduğumda inan hatırlamıyorum der eğer çalışmayıp bana o baksaydı alacağım cevap gene benzer olacaktı bence ne var canım bizde bağırıyorduk büyüdün geçti gitti?
    Kısaca demek istediğim bu ruh halini herkes yaşadı yaşıyor bunun ne sahip olunan imkanlarla ne karakterle ilgisi var.mesele şu bizde insanız ama eskisi kadar dürüst değiliz çoğu insan bu durumu itiraf etmiyor edenlerde destek göremiyor.ben eşime ne zaman çok kötü bir gün geçirdim çocuğa bağırdım kendimi suçlu hissediyorum desem bana önerdiği şey hemen anneni çağır okul araştırmaya başla vb oluyor.
    Siz güçlü bir insansınız ve çok iyi bir annesiniz (uzun zamandır sessiz takipçinizim)size çözüm öneremeyeceğim(kelin ilacı olsa başına sürer)ama şunu söylemek istiyorum mesele anlık olaylarda değil resmin bütününde ilerde gerçekten size ihtiyacı olduğunda yanında olursanız şu ana bağırdığınızın bir önemi kalmayacaktır(kendimden ve etrafımdki birçok insandan biliyorum).şunu unutmayın laf olsun diye değil gerçekten yalnız değilsiniz biran sizin oğlunuz olduğumu ve birgün büyüyüp bu yazıyı okuduğumu düşündüm aklımda kalan tek cümle içim titriyor oldu onu sevdiğinizi biliyor hep bilecek

    1. Offf..Çok doğru, şu yetersizlik virüsünü içimize koyan bu ”farkındalık” olayından gına geldi artık!

  2. Tuğçe Hanım’ın yazısına katılıyorum. Sizi takip ediyorum.Ben de 29 aylık kızımla benzer senaryolar yaşıyorum!!!
    Bu farkındalıkta olduğunuz için dert edip,üzülüyor,özürler dileniyor vs. ve bazen kısırdöngü ,tekrarlar..Evinizde işlere yardım edende olsa, anneanne ve/veya babaanne desteği de olsa, biraz çıkıp nefes alsanız da, arabanız olsa da olmasa da, yani tüm teknik ve sosyal şartlara sahip olsanızda zor zanaat çocuk sahibi olmak, büyütmek,yetiştirmek, onları birer bonzai insan değil, kırlardaki çiçekler gibi özgür bırakmak ve yol göstermek. Lütfen Doğan Cüceloğlu kitaplarını okuyun. Ve de savaşçıyı..

    Hepsi aynı anda olmaz hem mükemmel (o da neyse) anne, hem iyi iş kadını,hem evde envai çeşit yemek, ev yapımı yoğurt:)), hem sosyal böcek, hem sinema, tiyatro, hem o hem bu..Halbuki şu an dünyada ve ülkemizde hepsi aynı anda olmalı, sen neden yapamıyorsun, acizlik,yetersizlik,başarısızlık,hüzün vs vs .Duygular sel oluyor..
    Arzular şelale, herkes herşeyi istiyor,ama dünya böyle değil..Biri oluyor biri olmuyor..Sonuç olarak tüm bunların baskısı, çocuksuz günlerdeki özgürlük,el kol boş, gözler sürekli çocukların üzerinde mobil kamera gibi olmadığı günler özleniyor ve belki de tüm bunlar var sadece korayın yada alinin yada eşimizin dostumuzun yaptıkları veya yapmadıklarının altında.
    Artık kendimizi,isteklerimizi,öncelikleri,yapabildiklerimizi,herşeyi bir tasnif edip,hayatı sadeleştirmek gerek.Ve de kendimize haksızlık edip, hayat enerjimizi azaltmamak.

  3. O Başarısızlık herkes hissediyor ben tek çocukla aynı şeyleri yapıyorum. içimde canavar çıkıyor sonra ben de ağlıyorum. Yorgunluk uykusuzluk Mars retro üzme kendini

    Belki annelerin çıldırması deşarj olması için bir küçük oda olsa orada vursak kırsak bağırsak sonra tekrar insan olsak?

  4. Daha ilk paragrafta gozlerim dolmaya basladi ..ama kendimi tutamayip korayin yaninda yicem bi gun seni cimcime demen simdi tek cocuk annesi olarak deneyimlerim olmasada kendini tutma zaten alin’e olan sevgini ztn cokca dillendir koray’a da ayni sekilde..en yakin arkadasin oglun artik buyuyor ve tabi ki simarcaklar zaman zaman ve tabiki anneler yeri gelip bagircak sonra da pisman olup aglicak adi ustunde anneyiz cunku..
    Bagirmak aglamak pisman olmak cuvallamak kahkaha atmak mutlu olmak gibi hepsi insana anneye ozgu uzme kendini guzel iremim

  5. Çalışıp eve yorgun gelip aptal is Konuları Yüzünden yorulup cocuğunuza yeterince ilgi göstermeyip hatta arada yeterrrrrr oğlum dediğinizde kendinizi iğrenç hissediyorsunuz. Anlamsız hayat kavgası Yüzünden Minicik kalbini kırıyorum diye herseyden belki de kendinizden nefret ediyorsunuz
    Bilmiyorum zor annelik …

  6. Benzer şeyler bende yaşıyorum hatta tek çocukla bütün gun evin içinde hergün kendini tekrar eden işler v.s bunaltıyor beni Esra diyorum karşındaki çocuk duymazdan gelsen ne olur ama olmuo bazen işte 3 yaşında bir ergen sabır taşıyor sadece dün yemek yemek için yaptığımız kavgada oturdum ağladım kızımdan gelen cevap aynen şu oldu ‘pamam pamam anne korkma ben buydayım

  7. evet ben de yazılanlara katılıyorum her şeyin en iyisi en doğrusu için krndimizi fazla hırpalıyoruz frkındalık çok yoruyor yeni nesil anneleri,ya ben bugün oturup bu çocukla hiç oynamadım diye kafaya takıyorum sonra da alala annem benle çok mu oynadı sanki diyorum, terlik de fırladı totomuza şaplak da yedik ne psikopat olduk ne de yalnızlıktan annemize babamıza nefret dolduk, biraz kendi yakamızı bırakmamız gerekiyor bence

  8. Benim oglum da koray gibi sanirim. Bir saniye durmuyor surekli pesinde olmam gerekiyor. Zaten ben pesinde olmasam o beni.birakmiyor. dun ben de cok sinirlendim. 2-3 saat boyunca kafama tirmanip uzerimde takla atti. Tamam ilk iki saat gulduk de 3. Saat artik kopan saclarimdan midir yoksa oyundan biktigimdan midir sesim yukseldi ve kendin oyna lutfen benim biraz dinlenip sakin kalmaya ihtiyacim var dedim. 23 aylik oglum anladi bi kenara oturdu. Kalkmadi uzuldu biliyorum. Ama tum gun oyun oynamak ona yemek yapmak yedirmek zaten istahi yok bi de iki yas sendromu tavan durumda cidden tikaniyo insan. Alt komsum bile iki cocuk var sanmis bizde. O derece. Velhasil kelam uzuluyo insan. Ses yukselebiliyo. Biz de insaniz. Tepkisiz kalamayabiliyoruz bazen. Evt ben de agladim. Su an ne hissettiginizi cok iyi anliyorum. Uyurken sarilip koklayip kendimi affettirdim guya. Ama affediyolar zaten. Sevgi yeterince karsilandiginda o guven olusuyo zaten arada. Unutuluyo. Benim annem siyasal mezunu cok sosyal modern ve cocuk psikolojisinden anlayan bi kadindir. Buna ragmen her evdeki gibi bizde de olurdu bu tip seyler. Annemin bana kizdigi misafirlikte rencide etmemek icin caktirmadan kolumu mincirdigi zamanlari gulerek hatirliyorum ve annemi cok ama cok seviyorum. Cocuklariniz sizi her sartta seveceklerdir. Sakin kalip her anin tadini cikaralim yeterki. Guzel bi yaziydi. Elinize saglik..

  9. Bir oğlum var 3 yaşında olacak 15 güne..bazen diyorum ki Çocuklar insanlar yaşlansın diye var..o kadar ben ben olmaktan çıkıyorum ki korkuyorum ilersi nasıl olacak! Çok iyi anlıyorum yazınızı..bir de böyle açık açık paylaştığınız için teşekkürler..hayatta yanlız olmadığımızı bilmek güzel..sıkıntıları götürmüyor yinede ama birleştiriyor…

  10. Cok samimi bir yazi olmis.. Samimi ve gercek.. Bence bu derece yuklenmeyin kendinize cunku insaniz nihayetinde. Ben bu kadar mukemmeliyetci olmayi da dogru bulmiyorum kendi adima.. Cunku o cocuklar aslinda anne ve babalrini oyle iyi taniyorlarki.. Hayatta uzulmeyi de ogrenecekler elbet… İnsan olmayi da.. Ama tabiki bu demek degil, bagirin cagirin vs. Lakin arada oyle minik krizlerde normal bence.. Kendinize bu kadar buyuk bir yuk yuklemeyin. Elinizden geleni yaptiginizi bilmek yeterli sanki.. Dahasi icinde hepimiz cabaliyoruz zaten :)

  11. 2 cocuk fiziksel olarak yormasa da zihinsel olarak bir zaman sonra yoruluyoruz (ki ben fiziksel de yoruluyorum). Sonra tahammülsüzlük baslıyor. Sadece cocuk değil baska bir sürü seyi düşünüyoruz (arada kendimizi de düşünebilirsek ne ala). Tahammülün bittiği yerde de bağırmalar, tehditler başlıyor. Bağırmayan anne var mı? Bir şekilde yuvarlanıp gidiyoruz işte.

  12. Daha dün akşam Ege bana söyle dedi;korkuyorum senden neden dedim çünkü sen bana hep bağırıyorsun oldu cevabı,….sustum bir şey diyemedim çünkü delirdiğim anlarda ben de şuursuzca bağırırken buluyorum kendimi,her şeyi yap yap bir süre sonra tıkanıyorsun,yoruluyorsun gücün kalmıyor.ne çok sevdiğimi kendisini o biliyor.her an bana sorup duruyor anne beni seviyor musun? diye.Üşenmem her sefer seviyorum tabi ki diyorum…ama bir an için içimizdeki canavar mı uyanıyor nedir pişmanlıklarla sonuçlanan sahneler oluşuyor.Sizi Koray’ın bebekliğinden beri takip ediyorum,inanın her ne konumda olursanız olun aynı sıkıntıları yaşıyoruz,onların ilgi çekme oyunları bizim sabrımızı zorlamaları ,gün içindeki ruh halimiz ,her şey ama her şey etkiliyor bu hale dönüşmemizi.ben de uçlu hissediyorum kendimi ama bazen de dur demenin bir yolu da bu oluyor maalesef.Onlar bizim minik kuşlarımız,sarılıp kocaman bir öpücükle normale dönüyoruz “şu an için”….

  13. Bende sessiz takipteyim uzun zamandır herşeyimiz o kadar örtüşüyorki benimde aynı yaşlarda 2 çocuğum var kızım bu yıl okula başladı oğlum 2 ay sonra 2 yaşına basıcak ,en sevimli halleri yani çok kanımız kaynıyor haliyle ama hatırlıyorum kızımın bu hallerine çıldıyorduk oğlumun belkide 5 katı ilk çocuk ve kız olmasından kaynaklı ilk zamanlar çok dikkatliydim severken ve hep kızıma odaklı hareket ettik onu incitmemeye üzmemeye çalıştık atlattık gibi sevgiyle derdi yok şuanda.Doğru yanlış ona hep özel olduğunu hissettirdim ve söyledim.bu iyi geldi sevgiye dair bir kıskançlığı kalmadı ama ilgiyi kıskanabiliyor onunla oynadın sıra bende ya da tersini de söylüyor kardeşime de yap gibi.Ama işte denge kurmak bazen zorlaşıyor yaş farkı cinsiyet farkı ihtiyaç farkı beni yoruyor öyle zamanlarda kızıma haksızlık edebiliyorum sesim yükseliyor hemen pişman oluyorum sokulup özür diliyorum o da hemen affediyor ama benim kendimi affetmem zaman alıyor.sizi çok iyi anlıyorum o yüzden.Şöyle düşünmek lazım birde bağırılmadan büyüyen evebeynin hiç hata yapmadığı bir çocuk var mı yeryüzünde ya da olmalı mı , öyle bir çocuk sağlıklı mı?Sonra fanusta büyümüş içgörüsü olmayan yüzeyel çocuklar yetiştirmeyelim hayatta hatalar da var affetmekte.Mühim olan hatanın boyutu

  14. Benmde 4 yasında oglum var.normalde cok sabırlıym.ama ıkıncı cocuk olduktan sonra sabırlı olmak cok zormus.bende gelgıtler yasıyorm.bıde soz vermstm kendıme ıkıncı cocuk oldugnda ogluma daha ılgılı davrancagma hıc kızmayacagma.ama olmuyomuş ıkı cocukla sabırda ıkıye bolunuyomus.aglamak ne kelıme sabaha kadar uyuyamıyor pısmanlıktan.annelık boyle bısey iste.

  15. Bağırmayan anne var mıymış? Varsa kendisiyle tanışmak isterim :)

  16. Benimde 5 yasinda kızım ve 14 aylık bir oğlum var. Anlattıklarınızin aynısını yaşıyoruz bizde. bizim farkımız sakin ve söz dinleyen bir kız çocuğundan sonra düz duvara tırmanan bir oğlumun olması. kızım sürekli sevgimizi kıyasliyor. Simarik davranışlar tavan yapmış durumda. Birde küçükte büyüğü kucagimiza alıp optugumuzde ağlayıp ablayi itmeye çalışıyor. Ikisini kucağıma alıyorum bu sefer elini çek annem bana bakacak beni öp diye ağlamaya basliYorLar.Iste tam o anda isinlanmak istiyorum. Kapının önüne bile olsa razıyım.bende bagriyorum zaman zaman. Bundan kucukte nasibini alıyor. Bu arada kızımin ruh sağlığı gayet iyiymiş. Psikolog öyle söylüyor. Eh buda iyi birsey en azından çokta yanlış yolda olmadığımı gösteriyor.
    Ben çok çok çok sinirlendigimde olay yerini terkedip balkona çıkıp baGRiyorum. Çocuklara ordan kızıyorum. Sonra delirdin yine deyip gülmeye başlıyorum. % 30 ise yarıyor tavsiye ederim.
    Çok tatlı çocuklarınız ikisine de kocaman bir maşallah.

  17. İrem hn. ilk oğluma hamile olduğumu öğrendiğim 2011 senesinden beri sizi takip ediyorum.. Ve kısmetse yarın ikinci oğluma kavuşacağım.. Daha şimdiden bir sürü vicdan azabı yaşıyorum.. Hamileliğin ilk ayları çok zor geçtiği için oğlum da benle çok yıprandı.. Her ne kadar sonradan toparlasam da hala içim sızlar bağırmalarım aklıma geldikçe.. Şimdi de eşit ve adil olabilecek miyim, 2 çocukla sakin kalabilecek miyim soruları aklımda.. Yaşanmamış olayların bile vicdan azabını çekmek sanırım birazda annelik.. Biraz iç dökme yazısı gibi ve uzun oldu kusura bakmayın.. Ama sonuç olarak hepimiz bağıran anneyiz :))

  18. Tam 2 senedir uykusuzummm..gece kaç defa kalktığımı ben bile artık bilmiyorum..bölük pörçük uykular gündüz aynı yorgunlukla devam eden hayat ve yetersiz bir anne..artık çok asabiyim o eski bilgeni kaybettim..hani insanlar ne kadar küçük şeyleri kafaya takıyo diyen hani sürekli errafına enerji yükleyen hani bazılarının gıcık olacak kadar sırıtık ve güleç olan ben..şimdi dağınık unutkan ve çoğunlukla sinirliyim..hatta’ ay çok abartıyosun egemen çok uslu bi çocuk’ diyen anneme ablama bile..tek başına çocuk büyütmek bunaldığın zaman nefes almak için kendini dışarıya atamamak ne kötü..evet oğluma aşığım daha önce hiç böyle bi sevgi tatmadım.bunu tarif edecek bi karşılaştırmamda yok.ama anne oldum diye içimden bi melekte çıçıkmadı.yine aynı ben.sadece hayatım değişti önceliklerim değişti sevginin tarifi değişti..aklıma gülse birselin bi yazısı geldi.Bizim zamanımızda ergenlik bunalımımı vardı annem toz al canının sıkıntısı geçer derdi.tarzında bi yazıydı sanırım.belkide çağımızda biz abartıyorus.yani benim annemde terlik atardı yeri gelir pataklardı ama bu bemi psikopat yapmadı:) yeri gelir ağzına geleni sayardı ama ne berduş oldum ne uyuşturucu bağımlısı nede yolda izde..evet kendimizi yetersiz hissediorus.ama bence abarttığımız şey mükemmel olma çabamız..biz bağırdık diye psikopata bağlamıycaklar ki..

  19. Elinize sağlık, inanın birçok annenin duygularına tercüman oldunuz.
    Bu mükemmel anne olmaya çalışma fikri gerçekten çok yıpratıyor bizleri..

  20. Annelik hep bir vicdan hesaplasmasi demek .. kendimize haksizlik edip degerimizden dusurmeyelim ve kabul edelimki dunyanin ennn zor enn fedakarlik isteyen gonullu isi annelik ..ustelik hayatta tek bir rolumuzde yok annelik es olma kadin olma is hayatin da olma gibi ve malesef esler tarafindan hicte anlayis gosterilmiyosa kisirdongu icine hapsolmus hissetmemek ne mumkun uzulmeyin yalniz degilsiniz
    Benim pedagog arkadasim yine boyle bir vicdan muhasebesi yapip aglarken kizinin 8 yillik omrunde sayisiz geceler onu kollarinda tasidin onu sevdin baktin bunca zaman icinde arada bir verdigin asiri tepkiyle sana olan sevgisinin azalacagina inaniyorsan buyuk bir yanilgi icindesin demisti evet gercektende oyle degilmi sevgimiz ofkemizden herzaman daha buyuk ..iki cocuk annesi ben siz ve hepimiz

  21. hepimiz yaşıyoruz bu bunalımı anne olduktan sonra..benim de 2.5 yaşında bi oğlum var.. ilk zamanlar uykusuzluktan kafayı yediğim dönemlerde küçücük bebeği sarstığımı, beşiğine fırlattığımı biliyorum..ve vicdan azabından daha çok kafayı yediğimi..psikolog nilüfer devecigile gitmiştim yardım için..önce kendi içindeki küçük kız çocuğunu duymalısın öfkeni frenlemek için demişti..öfkelenmeye başladığında kendine dönüp “öfke geliyorsun senin farkındayım” demek..o anın içinde kalmak egzersizlerini önermişti..yazılarından da çok faydalanıyorum..ama öfkemi hala kontrol edemiyorum..:( http://www.hthayat.com/yazarlar/nilufer-devecigil/1026054-hicbir-cocuk-yaramaz-degildir

  22. Evet kabul ben de zamanında bağırdım,vicdan azabından öldüm bittim,ağladım zırladım..Şimdi bakıyorum da şöyle bir kızıma yaklaşık 2 yıldır sesimi hiç yükseltmiyorumm.Çünkü beni anlıyor.İnsan neden bağırır?Karşındaki seni anlamadığı zaman çileden çıkarsın ve anlasın diye avazın çıktığı kadar bağırırsın ..Konu ufacık bir çocuksa da bağırmanın hiç bir anlamı olmadığını anlarsın ve derin bir vicdan azabı,ciğer oyulması vs. gelir gider..Duygusal olarak benim de çok zorlandığım zamanlar oldu.Fakat bana birileri’geçecek’demişti o aralar:))Hakikaten geçiyormuş..İrem hnmcım sizde kendinizi daha fazla üzmeyin,yıpratmayın ve haksızlık etmeyin lütfen.Çünkü GEÇECEK…

  23. Tiroid ölçümlerinizi yaptırdınız mı? Benim de iki Çocuğum var, bazen tansiyon yükseliyor evde ancak ani ve gereksiz parlama ve bağırma varsa Tiroid eksikliği olabilir

  24. Hem Koray (Arkadaşım) hem de Alin çok özel çocuklar, her çocuk gibi… Annelik zor iş, bu anlattıkların sorun gibi görünse de her anne çocuk ilişkisinde yaşanan gerçekler olduğunu unutma! Ben annemle olan günlerimi hatırlıyorum, aynı sorunları (eğer sorunsa) ben ve annem de yaşamıştık. Bu kadar okuyan, yazan ve aklını kullanan bir anne olarak bu yaşadıklarını düzeltebileceğine inanıyorum. Biraz ilgi ve onları dinlemen yeter…

  25. her gün işten eve dönerken hayal kuruyorum, eve gidince sadece beraber vakit geçireceğiz diye. Çoğu zaman ekstra taleplerle karşılaşıyorum. Talepler artıkça tahammül azalıyor

  26. Bağırmayan anne, bunalım geçirmeyen anne varmı dır.? Şöyle vardır; ilgisiz ve vurdumduymaz bir anne ise evet….
    Bende bağırıyorum, kızıyorum, çileden çıkıyorum.Ama bu demek değil ki kötü bir anneyim.Hayır ben oğlunu çok seven, onun için hayatını değiştiren ilgili bir anneyim. Herşeyimize şükürler olsun.Evlatlarımızı Allah bizlere bağışlasın.

    Çok sinirlenince oğluma diyorum ki, hadi beraber çığlık atalım rahatlayalım hep beraber aaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaa

    Sonra o, anne bu çok eğlenceli bişey der, bende onu mıncıklarım….

  27. Yazınızı okurken kendimi gördüm yine şimdi içerde uyuyan büyük oğluma haksızlık yaptığımı düşündüm biri 4 biri 11 aylık olan iki oğlum var umarım o minicik kalbi kizmalarimi bağırmaları unutur her gün bugün sakın olacağım diyorum ama yorgunluk birden fazla işle uğraşmak falan yine pişmanlık yine. Üzüntü

  28. Once insan, sonra da annesin. Insanin elbette sabri tasar, sonucta tas degiliz. Istemedigimiz sozler cikabilir agzimizdan. Ama yine de bebeklerini “gitmek”le tehdit etme olur mu.
    Annem de “gitmek”le tehdit ederdi beni. Nereye nasil bilmiyorum ama isin ucunda gitmek oldu mu elim ayagima dolasiyor. Hala korkarim “gitmesinden”.

    Cocuk dedigin kolay is degil, hele ki iki cocuk hic kolay degil. Elbette zaman zaman kirilacak ve kiracaksin. Insan yanina anlayis gostermen gerek.

    Ama nolur, “gitmek istiyorum” deme. Cocuklarina “terkedilme korkusu” yukleme.

    sevgiler.

  29. Yazınızı okurken gözlerim doldu… Hepimiz hissediyoruz böyle şeyleri. Size nacizane bir dost tavsiyesi vermek isterim. Lütfen Adem Güneş’in Annelik Sanatı adlı kitabını okuyun.

  30. Bunu yaşamak çok normal ama dile getirmek büyük cesaret bu devirde! Ben iki çocuktan sonra bunu anladım. Biz çocuklarımıza bağırdığımız için üzülüyoruz, oturup kendimizi, anneliğimizi sorguluyoruz. Eskiden elimize, popomuza yeri gelince fiske vuran ebeveynlerimiz bunu bir vicdan meselesi yapıyorlar mıydı hiç sanmıyorum. Öylesi doğru olduğu için söylemiyorum, tabii ki doğrusu bilinçli, yaptıklarını sorgulayan anne babalar. Ama bunu bilmek en azından arada bir zıvanadan çıktığımızda hissettiğimiz şeyin çok normal olduğunu hatırlatır belki bize… Eskilerde kol kırılır yen içinde kalır diye bir şey varmış. Annelerimizin içinde fırtınalar bile kopsa bunu asla dışarıya yansıtmazlarmış. Ben böyle bir anne olmak istemiyorum, için için kendimi yiyip bitirmek istemiyorum. Geçen blogda “bazen sadece durmak ister insan” diye bir yazı yazdım mesela, çok bunaldığım bir gündü. Annem delirdi o yazıyı görünce, yok psikoloğa gitmeliymişim, yok tüm aile bana yardım etmek için seferber olmuş ben yine de mutlu olmuyormuşum, bir de bunu yazıyormuşum! Hep aynı bakış açısı… Canım ciğerim annem bile onun anlık bir isyan olduğunu anlamadı. Neyse çok uzattım, ben de doluymuşum bu konuda. Bunları yazma cesaretiniz için tekrar tebrikler! Kesinlikle yalnız değilsiniz!

  31. Yalniz olmadigimi bilmek bi nebze icimi rahatlatti. Bunun bir cozumu olmali ama ne? :(

  32. Aaaa bağırıyor musunuz siz bebelere? Valla canım benim sesim hiç yükselmez. İşte eşşek gibi çalışırım. Eve giderim. Hemen bebelere bir sevgi yumağı, oyunlar, aktiviteler. Bilişsel ve ince motor hareketlerini geliştirecek, el yapımı DIY’lar. Ardından pazardan aldığım sebzelerle, ev yapımı salça ve yoğurtlarla en az 3 kap yemek. Tatlısı ayrı, tuzlusu ayrı. Kocama güzel görünmek için makyajım, giyimim o biçim elbette. Sonra şirinliklerle, sakin sakin, oynayarak banyodur, pijama giymektir, diş fıçalamadır o biçim. Güzel güzel, çeşit çeşit kitaplar okuruz sonra, erkenden uyurlar. Sonra evi mis gibi temizler, paklar, ertesi günün yemeklerini hazırlarım. Sonra kocamla şaraplarımızı koyar, filmimizi seyrederiz. Hiç uyanmayan çocuklarım sayesinde sabah dinç ve sakin uyanır başlarım güne.

    Ne bağırması, hep gülerim, eğlenirim. Çünkü ben anne değil, insan değil, bir robotum günümüz annelerinin zihinlerinde ve bazen bloglarında yaşattıkları :))))

    Valla İrem, bağırmak da anneliğin fıtratında be, az olsun, öz olsun… İyi anneyiz biz, ğzme kendini de bebeleri de:)

  33. Pazar akşamı aynısını bense yaşadım tek çocuk ama kızdım bağırdım tabi Bizimki daha küçük 2,5yaşında ağladı ama geldi öptü yinede beni :(ama bem kendime çok Kızdım odama gidip ağladım sonra uyumusum gece yanıma alıp sarıldım uyudum ama o içimdeki kendime olam kızgınlığım geçmedi :(neden kontrol edemedim bilmiyorum aslında benim için çok kıymetli bir yavru o…kendimi soegılıyorum bu hafta bolca sırf bundan sebep..

  34. Yazıyı okurken ben oturup yazmışım gibi hissettim. aslında biraz rahatladım da ben kendimi kötü hissediyordum çocuklarıma bagirdigim için nasıl anneyim ben diye kendime kiziyordum demekki yalnız degilmisim. 13 aylık ve 4 yaş iki erkek cocuk annesiyim

  35. Benim 4 yaşında tek bir oğlum var.Ne yazık ki aynı şeyleri biz de yaşıyoruz. Bir iki üç defa güzelce uyarıyorum yaramazlık yaptığında, derken sinirlenip avaz avaz bağırdığım oluyor. Sonrası ise derin bir vicdan azabı, pişmanlık. “Ben nasıl bir anneyim, oğlum bunu hak ediyor mu, başka bir yolu yok muydu?” şeklinde bir iç hesaplaşması, kendimden nefret ediş…Aslında bağırmadan da çözümlenebilir bir şeyler biliyorum, bağırmak işin kolay gelen çözümsüz tarafı. Aslında tek beklediği benim ilgim ve sevgim. Ben oğlumun ileride dostu da olabilmek istiyorum ama bu şekilde sürerse ilişkimiz, bir gün delikanlı olduğunda benden uzaklaşacağını ve kopacağını hissediyorum. Bu yazı gerçekten iyi oldu, demek ki yalnız değiliz. Birbirinden farklı yerlerde farklı insanlar hep aynı şeyleri yaşıyor. Hepimiz çocuklarımızı canımızdan çok seviyor ama bir yerde tıkanınca hata yapıyoruz. Ben oğlumun karnımdaki kıpırdanışını, sütümü ilk emdiği anları düşünüp bağırmamaya gayret edeceğim ona, en azından avaz avaz onu korkutacak şekilde bağırmayacağım…

  36. İnsanız nihayetinde arada bir hata yapma hakkımız her zaman var, bu hatalar sıklaşırsa o zaman problem var demektir

  37. Yazinizi okurken aglamaktan alamadim kendimi. Cunku daha yarim saat once 6 yasindaki ogluma bana sesini yuksttigi icin bagirdim cagirdm kizdm. Ona yapmamasi gereken bir seyi ogretmye calisirken ben yaptm ayni hatayi. Ve nerdeyse hergun boyle bi kriz yasanio evde. Ben bagirdigimda tamam anne bagrma diye kacti arkasindan gittim korkuorm anne bagrma dedi. Ben daha cok kizdim neden boyle yapiosn oglum hergun bizden dayakmi yiosn eziyet mi goruyosun die. Hayir bida yapmicam oyle dedi. Ben yaklasik 45 dakikadir agliorm neden boyle oglum benden korkuo die… oda koltukta kivrilarak uyudu kaldi. Vicdanim nasil rahatlar bilmiorm .. cok uzgunum…

Leave a Response