Hayır, renkler ve çeşitle ilgili bir sorun yok ortada. Sorun devamlı kıyafet değiştirmesi. Abartmıyorum devamlı. Sabah kalkıyor, gözünü açıyor şortunu değiştiriyor. Biraz sonra karar veriyor o şort çıkıyor ve aklına kirli kutusunda olan SpiderMan şortu ile üzerinde araba resmi olan tişörtü geliyor. Bu sırada saat tam 6.40. İki kere üst baş değişmiş bile. (Kaçta kalktığını söylemeyeyim.) Kirli kıyafetlerini tutturduğunda ikna yöntemini deniyorum:

– Oğlum, kirli lekeli giyilmez. Hem sen kendin demiyor musun ‘kirlendi, çıkarayım’ diye. İşte, şimdi başka bir şey giy.

– Hayıy!

– Canım oğlum, pis pis giyilmez. Bak, ben kirliye attığım tişörtümü yıkamadan giymem.

– Yıka o zaman.

Ve en sonunda sabahın 7’sinde çamaşır makinesini çalıştırmak için ikna ediliyorum. Ben söylene söylene makineyi kısa programda çalıştırıyorum. Bu arada Koray Efendi altında bir ‘donla’ makinenin başında bekliyor. Bittiğinde alıp ıslak ıslak giyecekmiş. Çamaşırlar makineden alındı, bir baktı ¨ama bunlar ıslaaakk¨ dedi. İçimden ¨ben demiştim¨ dedim. Beraberce balkona gidip kuruması için asmayı teklif ettim. Çok kızdı. Yarım saat balkonda arabalarıyla oynadı ve hepimiz pes ettik hafif nemli şekilde giydirdik, yeter ki Koray huzura ersin.

Tahmin edin n’oldu?! Bir saat geçmeden üstünü başını değiştirmek istedi. Tepki vermemeye çalışıyorum ve yine içimden ¨imdaaaattttt¨ diye bağırıyorum. Son birkaç haftamız böyle geçiyor. Bir türlü kıyafetini beğenmeyen veledin maceralarını seyrediyoruz. Dünden beri yeni bir olayımız daha var: çorap üstü terlik.
Zaman zaman, sıcaklarda sandaletler yara yapmasın, ayakları acıtmasın diye çorap giyilir elbette de bizimkinin durumu farklı. Terlikleriyle hiç sorunu yok, ayağını yara yapmıyor sadece geçenlerde yolda bir çocuğun ayağında çorap+sandalet gördü. Eve gelince ¨ben de çorap giyeceğim¨ dedi. 40 derecelik şu günlerde ¨oğlum şaşırma hava çok sıcak ne çorabı¨ dedim. Tek başına giyemediği için de söylene söylene gitti yanımdan. Dün sabahın köründe yine bir kıyafet krizinin ortasında çorap diye tutturunca giydiriverdim yeter ki sussun diye. Sonra bir baktım gidip bir de terliklerini giymiş ¨anneee baaak¨ diyor. Olur, olmaz derken kendi haline bıraktım. Birkaç dakika sonra çıkarmıştı zaten dayanamayıp.

Bu sabah ise gözünde gözlük, altında bir şort, ayağında beyaz çorap ve terlik dolanıyordu. Ne desem bilemiyorum. Çocukların seçimlerine karışmamak gerektiğini biliyorum. Sonuçta kendi zevki, her ne kadar benim göz zevkimi bozuyor olsa da onun tercihi.

Hem biraz da bana gıcıklık yapıyor farkındayım da ne zaman geçer dersiniz bu zevksizlik :) :)