Montessori hakkında

Anne-baba olunca bebeğinizi nasıl yetiştireceğiniz konusunda soru işaretleri oluşuyor kafanızda. Disiplin nasıl olmalı? Ona nasıl yaklaşmalı? Kendini ifade etmesini nasıl sağlamalı? Pozitif disiplinle büyüsün, mutlu olsun… Sonra çocuk dergilerinden birinde Maria Montessori ve onun çocuk yetiştirme metodunu anlatan bir yazı okudum. O kadar etkilenmiştim ki. Etraflıca düşününce benim kendi anne-babamın kardeşimle bize yaklaşımlarının bu metoda benzediğini fark ettim. Tabi bilmeden.

Ebeveyn olmak sabah 9-akşam 6 çalışmak değil ki.. 7/24 bitmeyen bir mesai. Kaldı ki ‘büyüdü, oh rahatım’ diyemiyor kimse. Kendimden örnek verecek olursam. Evlendim, çocuğum bile var. Annem hala eli-kolu dolu yemekler yapıp getirir, Koray sabah erken kalktığında ‘sen yat, biz bakalım, biraz daha uyu’ deyip beni yatağa gönderirler. Yeter ki kızları daha az yorulsun.. İşte böyle bir şey anne-baba olmak benim anladığım. Ve daha doğar doğmaz onu hızla değişen ve gelişen yaşama yetiştirmeye çalışıyorsunuz. Hayata 1-0 önde başlasın istiyorsunuz.

Öyleyse yeni doğan 2.5 kiloluk (Koray’ı referans aldım) bebeğimizin, her şeyden önce bir birey olduğunu hatırlamamız gerekiyor. Onun isteklerinin ve ihtiyaçlarının bizim düşündüğümüzden farklı olacağını kabul etmemiz lazım. Montessori tam bu noktada gösteriyor kendini. Bebeğin beş duyusuna hitap eden bir yaklaşımla davranmamızı öğütlüyor. Oyuncak seçiminden, beslenmesine, uyku düzeninden güvenliğine  kadar her önemli adımda akılcı olmamız gerektiğini söylüyor.

Peki tam olarak nedir bu MONTESSORI metodu?

İtalya’nın ilk kadın doktoru ünvanına sahip Dr. Maria MONTESSORI’nin öncülüğünde bir çocuk eğitim metodu olarak biliniyor. Montessori pedagojisi çocuğun özgür iradesini kabullenerek, öz güvenini kırmayarak eğitim vermeyi hedefler. Çocuğa yaratıcılığını kullanabileceği, hayallerini gerçeğe dönüştürebileceği bir ortam ve malzemelerle hazırlanır. Zorlama asla yoktur. Çocuk ne ile, ne kadar çalışmak istiyorsa izin verilir. Öğretmen, çocuğa ne yapacağını söyleyen, ona ödevler veren bir yetişkin değil, onu gözlemleyerek, ona yardımcı olan, çocuğun ihtiyacı olan malzemeleri oyun oynarmış gibi ona sağlar. Bu metodu uygulayan öğretmen çocuğun doğal yeteneklerini ortaya çıkarmasına yardımcı olur ve doğal çevresindeki engelleri kaldırmaya çalışır. Bazen de oyuna dahil olarak malzemelerin, oyuncakların nasıl kullanılacağı konusunda yardım eder. Maria Montessori’nin ilham kaynağı hem fiziksel hem de zihinsel gerilikleri olan çocuklarla yaptığı çalışmalar olmuş. Çocukların yeteneklerine göre çevreyi düzenleme, kullanabilecekleri mazlemeleri hazırlama yaklaşımı o kadar başarılı olmuş ki, bu metodu yaygınlaştırarak daha çok çocuğun kendini keşfetmesine yardımcı olmak istemiş.

Bu method genelde eşsiz içgüdüleri ve çevreye olan hassasiyetlerinden dolayı 0-2 yaş arası küçük çocuklara uygulanmakta. Bazen de 6-12 yaş arası ilkokul çağı çocuklarına da uygulanmakta. Maria Montessori’nin öncülüğündeki bu yaklaşım bugün bir marka haline gelmiştir. Tüm dünyada Montessori oyuncakları, oyun grupları ve okulları vardır .

Gelelim Montessori Eğitimindeki önemli unsurlara…

  • Her çocuğun öğrenmeye karşı olan eğiliminin aynı seviyede olduğunu farz eder ve asla bir çocuğu diğer bir çocukla kıyaslamaz.
  • Çocuklar arasındaki dil, din, ırk gibi farkların öğrenmelerine etkisi olmadığını düşünür.
  • Kültürel farklılıklara saygı gösterir ve programda bu farklılıklar doğrultusunda değişiklikler yapılması gerektiğine inanır.
  • Oyun ve oyuncaklar çocuğun yeteneklerine göre seçilir.


Montessori eğitiminde sınıf ortamı nasıl dizayn edilmiştir?
Montessori eğitiminde oyun ortamı çok önemlidir, çünkü çocuklar oyunu sadece vakit geçirmek ya da eğlenmek için oynamaz, aynı zamanda dünyayı ve yaşadıkları çevreyi keşfederler. Bu nedenle sınıf ortamı çocuğun oyun oynaması için en elverişli koşullara sahip olmalıdır ve sınıfta tehlike olasılığı minimum hale getirilmelidir.

Montessori Materyalleri’nin özellikleri nelerdir?
Montessori Materyalleri çocuğa dünyayı keşfetmek için fırsatlar sunar. Bunu nasıl gerçekleştirir derseniz; materyaller çocuğun kullanabileceği boyutlarda ve güvenlikte dizayn edilmiştir ayrıca gerçekçi özelliklere ve yaratıcılığa da büyük önem verilmiştir.Materyaller bu özellikleri nedeniyle günümüzde oldukça yaygın bir biçimde kullanılmaktadır. Aslında bir çok aile bu materyalleri kullanıyor olmasına karşın bu materyallerin Montessori Materyali olduğunun farkında değil.

Oyuncak seçimi Montessori yaklaşımında oldukça üzerinde durulan bir şey. Doğal olması, evdeki malzemelerin kullanılması çok önemli. Esas kural: dokunma duyusuna hitap etmesi gerekiyor. Genelde ahşap oyuncaklar tercih ediliyor.

Montessori programının geleneksel eğitim programından farkı nedir?
Özel Eriş Anaokulu eğitimcileri tarafında hazırlanmış olan aşağıdaki tabloda Geleneksel eğitim programı ile Montessori arasındaki farklar sıralanmış. Bana oldukça çarpıcı geldi.
MONTESSORİ GELENEKSEL
Sosyal ve algısal gelişimi vurgular Ezber yoluyla öğrenim ve sosyal davranışı vurgular
Öğretmen sınıfta rehber görevi görür Öğretmen sınıfta kontrolör görevi görür
Çevre ve eğitim methodu kişisel disiplini geliştirir Disiplin öğretmenin zorlamasıyla sağlanır
Temel olarak kişisel öğretime öncelik verilir Temel olarak grup öğretimine öncelik verilir
Farklı yaş gruplarına uyarlanabilir Aynı yaş grubuna uyarlanabilir
Eğitim çocuk ve öğretmenin işbirliği ile grup içinde yapılır Eğitim öğretmen tarafından yapılır ve çocuğun işbirliği cesaretine önem verilmez
Çocuk ne yapacağını kendisi belirler Çocuğun ne yapacağı önceden belirlenir
Çocuk kavramları kişisel eğitim materyalleri ile kendi kendine öğrenir Çocuk kavramları öğretmeninden öğrenir
Çocuk oyun esnasında öğrenir Oyun için özel zaman ayrılır
Öğrenme adımını çocuk atar Öğrenme adımını grup atar
Çocuk hatasını materyalin geri bildiriminden kendi öğrenir Çocuğa hatası öğretmen tarafından söylenir
Öğrenme tekrarlama ve içsel başarma duygusu güçlendirilerek motive edilir Öğrenme tekrarlama, ödüllendirme ve cezalandırma ile motive edilir
Çocuk kendi seçtiği yerde, istediği gibi yer değiştirerek ve başkalarını rahatsız etmeden, istediği zaman konuşarak , gruba kendi isteğiyle girerek eğitilir Çocuk kendine ayrılan yerde ve gruba uyma zorunluluğuyla eğitilir
Duyulara ilişkin çok yönlü eğitim materyalleri ile çocuk kişisel ve çevre bakımını kendi kendine öğrenir Kişisel bakımı öğreten herhangi bir program mevcut olmayıp, bu iş ailenin görevi olarak görülür

Yani;
Montesorri’nin eğitim sisteminde çocuğun beş duyusunun eğitimi yoluyla, aşamalı öğretim amaçlanıyor:
“3, 4, 5 yaşlarındaki çocuğun içgüdüsel amacı kendini geliştirmektir. Doğa bir düzen ve disiplinden oluşur. İnsanın doğasında da dünyayı duyularla algılamaya dayalı bilinç temel alınmalıdır ve algı kabiliyeti geliştirilmelidir.
Çocuk, özgürlüğünü onun için önceden titizlikle seçilmiş malzemenin sınırları içinde yaşar. Sunulan çeşitli öğretim araçları arasından hangi malzemeyi seçeceğine çocuk kendisi karar verir. Çocukların öğrenme sürecine ilgisi, kendi seçtiklerini yapmaktan duydukları zevk ve başarı duygusu aracılığıyla sağlanır. Montesorri’nin kullandığı öğrenimi geliştirici araçlar arasında zımpara kağıdından yapılmış, dokunmayı geliştirici harfler, problem çözümü için geometrik bilmeceler ve matematik kavramlarını geliştirici boncuklar yer alır. Öğrenim basitten karışığa, somuttan soyuta doğru geliştirilir.”
Bu sistem, çocuğun yaratıcı potansiyeline ve öğrenme isteğine inanmak, kişiliğine saygı göstermek gibi temel ilkelerden yola çıkıyor. Günümüzde notsuz okul, açık sınıf, öğretim merkezi ve programlı öğretim gibi uygulamalar temelini bu yöntemden alıyor”… (Alıntı: buğday.org)

Dedim ya yazının başında bizim evde de bilmeden ucundan Montessori eğitimi almışız diye. Annemdeki bitmek tükenmek bilmeyen sabır sayesinde sanırım. Hatırlıyorum, evdeki, mutfaktaki malzemeler oyuncaklarımız olurdu. El becerilerimizin gelişmesine, kendi kendimize ihtiyaçlarımızı giderebilmemiz için uğraşırdı. Bıkmadan usanmadan saatlerce bu şekilde oyun oynardık. Biz nasıl istersek öyle oynuyorduk. Ev bir anda savaş alanına dönüyordu. Şimdi anlıyorum, annem kan beynine sıçradığı halde sakinliğini (!) elden bırakmadan bizim oyun oynamamıza izin veriyordu. Sanırım en çok su ve evde hazırladığımız oyun hamurlarıydı liste başı oyuncaklarımız.

Tüm bunların yanı sıra, Montessori ciddi tartışmalara da konu olmakta. Çocuğun tamamen kendine ait bir dünyada yaşaması, sadece kendi istediği şekilde oyunlar oynamasının onun bencilliğe ittiği görüşünü savunanlar da var. Hatta Amerika’da Montessori eğitimini takıntı haline getirip çocuklarını okula göndermeyip evde eğitim veren aileler varmış. Her türlü akımın, düşünce tarzını aşırısı zaten tehlikelidir ve akılcı değildir. Bir çocuğun baskı altında tutulmadan, yeteneklerine göre çevreyi keşfetmesinin neresi kötü olabilir ki. Ona hissettirmeden hazırlanmış güvenli ortamda dilediğince özgür olacak ve kendine güveni gelişecek. Öyle değil mi? Ben Montessori’nin henüz çok başındayım. Okudukça, araştırdıkça daha da derinlere gidiyor konu ve beni daha çok kendine çekiyor.

Meraklısına Montessori kitapları:

Kaynaklar:
www.wikipedia.org
www.bebek.com

http://montessoriegitimi.blogspot.com/

0

Leave a Reply