Yaklaşık 5 aydır evimiz daha kalabalık, daha hareketli, daha yorucu ama bence daha mutlu. Bence böyle ama Koray ne durumda diye soracak olursanız, işte orası biraz karışık.

Hamileliğim boyunca Koray büyük bir merakla büyümesini bekledi karnımın. İçeriden gelen tekmeleri hissettikçe kahkahalar atıyordu, o güldükçe ben müthiş bir iş yaptığımı düşünüyordum. Kardeş şart diyordum. Alin’in hayatımıza katılmasıyla birlikte gözle görülür bir sarsıntı geçirdi. Nasıl olmasın ki iki gün önce kucak kucağa olduğum oğlumla aramda biri vardı artık.

Bir küçük kız.

slingomom-sepet

 

Koray, kardeşini seviyor. Öpüyor, oynatmaya çalışıyor, şarkı söylüyor ama canı ne zaman isterse. ¨Hadi gel de ilgilen¨ dediğimiz zaman ters ters bakıyor. Kararı kendisi veriyor. Nadir de olsa ¨Alin’e bakmayacağım, söyleme Anne¨ diyor ve biraz sonra geliyor kardeşinin yanına. Hep seviyor diyorum ama bazen de sıkıştırıyor, çok değil, canını acıtmaya çalışmıyor ama dişlerini sıkıp öpüyor örneğin. Bir sefer de yanağından makas(!) aldı. Alin’in yanak kıpkırmızı oldu ama anlamıyor ki o minik de bir şey. Bayılıyor ağabeyine. Koray yanından uzaklaşınca artık ağlamaklı bir surat ifadesine bürünüyor. Resmen ona şarkı söylesin, onu sevsin istiyor. Ne güzel şey diyorum kardeş olmak. Küçük için öyle ama büyük de aynı şekilde düşünüyor mu ki? Şimdi değil ama sonra biliyorum çok mutlu olacak.

Şu anda Koray şaşkın. Zorlanıyor, yeni düzene uymaya çalışıyor, anne baba sevgisini paylaşmaya çalışıyor. Onun açısından düşününce kardeşini sevmek gibi bir zorunluluğu yok aslına bakarsanız. O istemedi, ona soran olmadı. Şimdi Koray’a ¨Alin senin kardeşin, onu sevmen ve koruman lazım¨ gibi görevler yüklemek haksızlık gibi geliyor bana. Elbette sevecek kardeşini ama biz istediğimiz, söylediğimiz için değil.

Onu rahatlatmak için ¨Koray biliyor musun sen de bu kadar küçüktün ve çok tatlı bir bebektin¨ diyorum. Ya da Alin emzik almadığı zamanlarda örneğin ¨Benim oğlum hiç sorun olmadı, emzikle güzel güzel uyurdu¨ diyorum sonra da göz ucuyla bakıyorum, suratında bir gevşeme oluyor, gülümsüyor. Gelip kardeşine sarılıyor ¨Çok tatlısın sen kız¨ diyor. Bir başka depresif anlarında bebeklik videolarını açıyorum, beraberce seyredip bebek Koray’a gülüyoruz. ¨Bak¨ diyorum, ¨Sen de alin gibiydin. Küçüktün, ağzında emzik vardı. Bez takıyorduk çünkü bebektin. Alin de büyüyecek ve senin gibi olacak.¨ Sevildiğini duymaya ve hissetmeye her zamankinden çok ihtiyacı var. Durup durup ¨Anne ben seni çok seviyorum, öpmek istiyorum¨ diyor ve aynı sözleri benden de bekliyor. Beraber geçirdiğimiz zamanların çoğunda kucak kucağa oturuyoruz ve birbirimizi ne kadar çok sevdiğimiz konusunda konuşuyoruz. Bizim küçük kız da oyun halısında veya ana kucağında bize seslenir gibi yapıyor. Sonra dayanamıyoruz onu da aramıza alıyoruz.

¨Anne merak etme ben kız kardeşimi çok seviyorum¨ diyor.

Irem Erdilek
Fenerbahçe tutkunu, sosyal medya bağımlısı. Okur, yazar. Blog lover, dreamer & mother. Teknolojik Anne, ALLYN

7 Comments

  1. büyüdükçe kızlar daha bir cimcime oluyor , şu aralar abimiz pek dertli yaptığı her oyuna müdahele eden yaramaz bir kız dolanıyor etrafında :) ama ne kadar didişseler de birbirlerini seviyorlar, kardeş olmak güzel şey ….

    1. Siz ne kadar tatlı bir anne ne kadar tatlı bir insansınız.O kadar güzel yazıyorsunuz ki anne olmak istiyorum bende okudukça.Blogunuzu keşfetmekten ötürü çok mutluyum.Ailenizle size çok mutlu bir hayat temenni ediyorum.

  2. Cok guzel bir yazi olmus. Kardes olmak hakkaten guzel sey. Abime ne simarirdim, giki cikmazdi. Alin abisini arkasinda hep bir dayanak olarak bulacak. Hayatta cok buyuk bir guc bu.

  3. 3. cocugunu heran bekleyen biri olarak ve en buyugu 3,5 yasinda cocugu olan bir anne olarak tutumunuzu cok begendim… Cunku cevremde o kadar cok kisi var ki, bir sonraki cocukta oncekine yada oncekilerine bir cok sorumluluk yukleyen…MAalesef farkinda olmadan biz de bazen ayni seyleri yapiyoruz… Halbuki onlar da henuz cok kucuk…ve dogal olarak kiskanmalar basliyor…

  4. Merhabalar, 5 yaşında bir kızı olan ve 6 aylık hamile olan bir anne olarak bütün deneyimlerini dikkatle takip ediyorum. Kardeşle ve ikinci çocukla ilgili kaygılarım sayenizde hafifliyor. Önceki yazılarınızda oto koltuğuyla ilgili fikirlerinizi de okudum ve tamamen katılıyorum. Merak ettiğim ikinci çocukla birlikte arka koltuğu nasıl organize ettiğiniz. Bir booster ve bir ana kucağı tipi oto koltuğu mu kullanıyorsunuz? Bu durumda ailecek seyahatlerde arkada 3. bir kişi oturabiliyor mu?

    1. Tuba Merhaba,
      Size de şimdiden hayırlı olsun. Ben yazmaya devam edeceğim, dilerim biraz yol gösteririm.
      Otomobil kısmına gelirsek Koray sırt kısmı da olan bir booster koltukta, Alin de oto koltuğunda. Ortalarına çok kilolu olmayan biri oturabiliyor ama elbette arka koltuk artık sadece çocukların oldu :)

  5. harika bir yazı. uzun zamandır oğluma bir kardeş yapmalı mıyım diye tartıp duruyorum. Otizmli bir oğlum var, kardeşe diğer çocuklara oranla daha fazla ihtiyacı var ama korkuyorum acaba ona olan ilgim azalır ve yapmam gerekenleri aksatır mıyım diye. ama hepimiz gibi onun da kardeşe ihtiyacı var bunun da farkındayım. şimdi bu yazıyı okuyunca bunu daha iyi anladım. sevgiler

Leave a Response