Bizim oğlan tam bir su kuşu. Suyun içinde olmaya, suyla oynamaya bayılıyor. Ben de onun bu hallerine bayılıyorum. Neredeyse doğduğu günden beri her akşam banyo sokulmasının bir etkisi var mıdır bilmiyorum. Sudan asla korkmadı. 6-7 aylıktı denize ilk girdiğinde bir daha da çıkmadı desem yeri. O kadar küçükken  bile kendi boyuna uygun simitlerle suyun içinde kalıyordu ve dışarıdan müdahale istemiyordu. Bir sonraki sefer 18 ay civarındaydı yaz tatiline çıktığımızda. Batmaz mayolardan tutun da çeşitli ürünler kullanıp en sonunda bildiğimiz kolluklara dönmüştük. 18 aylık çocuk kollukla yüzebilir mi yüzemez mi diye sormuş iki de yazı yazmıştım o zaman: Bu ve Bu.

Bana kalsa hemen yüzmeliydi. Anne karnında 9 ay suyun içinde yaşayan bir varlığın yüzmemesi için sebep olamazdı. Abartıyorum elbette. İşin doğrusu, bendeki korku. Ya havuza düşerse, ya suda bir şey olursa endişesiyle bir an önce suya hükmetmeyi, suya karşı durmayı öğrensin istiyordum. Geçen sene 2.5 yaş civarında tek kolluğu çıkartma denemeleri ara ara yapmıştık ama kolları yeterince kuvvetli olmadığından suyun yüzeyinde durmakta zorlanıyordu ve hemen yoruluyordu. Zaten kendisi de durumdam huzursuz olduğu için ¨kolluklarımı takar mısın?¨ demişti. Bu da iyiye işaretti kolluksuz havuza atlanmayacağını, denizde açılınmayacağını biliyordu.

Ve bu sene. Koray artık güçlü bir erkek çocuk olduğunu hepimize ispat etmeye başladı. Bunda okuldaki ‘tırmanma-atlama’ gibi outdoor aktivitelerinin de etkisi olduğundan eminim. Gerçi benim oğlum mutfak tezgahına herhangi bir yükseltinin üzerinde çıkmadan tırmananlardan olduğu için şaşılacak bir şey de yok ;) Yaklaşık iki haftadır deniz-havuz tatilindeyiz. Birkaç çeşit kollukla geldik. Bu sene kararlıydım kolluksuz yüzmesi için ve yüzme eğitimlerinde kullanılan yuvarlayarak takılan kolluklardan aldım. Bu kollukların havasını çocuk yüzmeyi öğrendikçe yavaş yavaş indiriyorsunuz. En sonunda da çıkarıyorsunuz. Diğer klasik kollukların havasını indirmeye kalktığınızda çocuğun kolundan çıkıyor ve karşılıklı olarak bir panik durumu oluşabiliyor. Önceleri Koray bu kollukları pek beğenmedi ama baktı ki suyun içerisinde hareket etmesini engel olmuyor hatta kulaç atmasına izin veriyor çıkartmak istemedi. Ben de her gün biraz daha az şişirerek kollukları taktım. Geçen hafta tek kolluğu çıkardım, diğer kolluğu da dönüşümlü olarak iki kola taktım. Suyun yüzeyinde kendi çabalarıyla kalabildiğini anlayınca taktığı tek kolluğu da çıkarmak istedi. Olur mu olmaz mı derken çıkardık ve yüzmeye başladı. Tamam tam olarak yüzme sayılmaz, suyun üzerinde kalma, su yutmama ve biraz olsun ilerlemeye çalışıyor. Çok yorulunca da tek bir kolluğu takıyor. Sonra yeniden çıkartıyor. Kolluksuz yüzmenin keyfine vardı. Kendisiyle nasıl gurur duyuyor anlatamam. Yüzündeki mutlu ve emin ifadeyi görünce ben daha bir gurulanıyorum. Ne o, çocuğu kolluksuz yüzen bir anneyim :)))

Ben çocukların bazı alanlarda zorlanması gerektiğini düşünüyorum. Ya da şöyle diyeyim çocukta bir potansiyel varsa o özelliğini ondan önce keşfedip kullanmasını sağlamayı önemsiyorum. Örneğin Koray hareketli bir bebekti. Emeklemeye başladıktan sonra yürümeden önce tırmanıyordu. Belli ki durduramayacağız ben de doğrusunu gösterdim ona. Nasıl çıkılır, nasıl inilir, ayak nereye konur, nereden destek alınır öğrettim. Hiç durdurmadım, hiç engellemedim. Yüzme konusuna da benzer yaklaştım. Sudan korkmayan, çok yükseklerden bile havuza, denize atlayan çocuğun kolayca ve belki birçoklarına göre erkenden yardımsız yüzebileceğini biliyordum. Güvenliği ön planda tutarak fırsat yarattım, tamam belki biraz da zorladım. Ama kollukları çıkarmadan da öğrenilmez ki bu! Önemli olan panik olmamak, çocuğa güven vermek ve kendisine güvenmesini sağlamak.

Annemin ¨ay bakamayacağım¨ sözleri eşliğinde babam ve Sarp ile Koray’ı kolluksuz suya attık ve çocuk artık yüzüyor.