Çocuklar etraftayken ev taşımak, ev yerleştirmek veya ev içinde herhangi bir büyük değişiklik yapmak zordur. Sizin işiniz vardır, onların da canı sıkılır, oyalanmaları ve birileri tarafından ilgilenilmesi gerekir kendileriyle. Bugün de öyle bir gündü. Ayak altında çocuklar varken biz ev toparlıyoruz, koli açıyoruz, montaj yapıyoruz; bunlar da sıkıntıdan azgınlık, huysuzluk yapıyorlar. Haliyle benim sesimin tonu gittikçe yükseliyordu ki bir anda gözüme kocaman boş koli çarptı. Yanımda boya kalemleri de vardı bir sürü, ¨Hadi içine girin, istediğiniz gibi boyayın¨ dedim. Sanırım 1 saatten uzun bir süre Koray kutunun içinden çıkmadı. Alin arada bir beni yoklamak için çıktı ama yeniden ağabeyinin yanında sessizce oturdu, ona eşlik etti.

Diyeceğim o ki sizin de böyle zamanlarınız olursa, taşınırken çocukları kimseye emanet edemezseniz karton kutularla uzun süre sessiz kalmalarını sağlayabilirsiniz.

Bir de ev projemiz var, bitince paylaşacağım.

Çocukların teknolojiden uzak yaşamasını istemiyorum ama kalemleri, kağıtları, yaprakları, taşları, sopaları ellerine almalarını istiyorum. Yani dokunarak ve hissederek öğrenmelerini, keşfetmelerini, yaratıcılıklarını geliştirmelerini desteklemeye çalışıyorum. Daha doğrusu her şeyi dengede tutmak için uğraşıyorum. Ipad çağındaki çocuğu o ekrandan koparmak her geçen gün zorlaşıyor ama bunun gibi aktivitelerle biraz olsun başarabiliyorum sanırım. Biz ebeveynlere çok daha fazla görev düşüyor. Onları eğlendirelim derken yaratıcılığımız gelişiyor ;)