Koray 3 yaşını bitirmek üzere. Emzikti, tuvaletti derken bir sürü büyüme aşamasını kolayca tamamladık. Çocuklu hayata iyice alıştım ben de. O yanımda olmayınca kendimi eksik hissediyorum. Şimdi bir de bıcır bıcır, susmadan konuşmuyor mu, çok eğleniyoruz. Bol bol geziyoruz, ana-oğul yemeğe çıkıyoruz, ailecek seyahat ediyoruz. Artık hiç bir şey zor değil. Eylül’de okula da başlayacak. Kendime ait yarım günüm olacak diye saat saat detaylı program yapıyorum. Anlayacağınız iyiyim.

Ancak bir sorun var ortada: İkinci çocuk meselesi.

Koray doğduğu günden beri ‘kardeş ne zaman yapacaksın?’ sorularına maruz kalıyorum. Hele son aylarda üzerimdeki baskı gittikçe hissedilir oldu. Tuvalet derdimiz de bitti ya kaçacak yerim yok. ‘Bi durun’ diyorum. Hemen tepeme çullanılıyor. Cevap da veremiyorum. Bahanem kalmamış. Öyle diyorlar. Peki ben şimdi mecbur muyum ikinci kere aynı sıkıntıları yaşamaya?

Sıkıntı?!?! Evet itiraf ediyorum. O ilk 6 hatta 9 ay yüzünden bir çocuk daha sahibi olmak istemiyorum. Koray bana çok mu kötü günler geçirtti? Çok değil. Sağlıklı her yeni doğanın çektirdiği kadar ama işte bana fazla geldi. Gecede 12 kere uyanmak, dakikalarca canın yana yana emzirmek hem de ‘anneyim ben, bu memeler niye var?’ gururu ile mamayı reddederek ağlaya ağlaya emzirmek sonra uyku düzeni sağlayacağım diye Ferber yüzünden koca ve anne ile tartışmak, tam her şey yoluna girdi derken tepetaklak oluvermek…

… korkuyorum.

Akıl sağlığımı kaybetmekten korkuyorum.

Daha fazla bağıran anne olmaktan korkuyorum.

Kocamla aram bozulacak diye korkuyorum.

Kendime ayıracak beş dakika bulamayacağım diye korkuyorum.

Gece de 12 kere daha uyanmaktan korkuyorum.

İtiraf ediyorum işte. Benim hala ikinciye cesaret edemememin sebebi bunlar.

Zaten birden fazla çocuk genelde neden yapılır ki? Çok fazla çocuk sevildiği için mi yoksa ‘kardeş’ olsun diye mi? Nerede duydum veya okudum hatırlamıyorum ama aklımda kalan bir cümle var: İlk çocuğu kendiniz için, ikinciyi ‘kardeş’ olsun diye yaparsınız!

Sanırım benim ruh halimi anlatıyor. Kendimi iki çocuklu düşünemiyorum mesela. Tabi bu arada ‘ikinciyi yapmadan birinci hep zor gelecek’ diyenler de yok değil. İkincinin daha kolay büyüdüğünü söylüyor çoğu anne. İyi de ikinci de emiyor, gecede 55 kere uyanıyor, emeklemesi yürümesi derken tüm bu aşamalardan geçiliyor. Benim kalbimi sıkıştıran o ilk aylar zaten. Sonrası bir şekilde gelip geçecek nasıl olsa. Öyle değil mi?

Bugün biz Koray ile uğraşırken, üç çocuklu bir aile ile yan yana geldik. 3-4 yaşlarında ikizler ve 6 aylık bir bebek. Tam tımarhanelik benim için. Bakıyorum anne yorgun ama sinirleri alınmış gibi. Belki de gerçekten aldırmıştır. Baba deseniz, o da öyle. Alışmışlar mı, çocuklar mı çok uslu anlayamadım. Hem korktum hem imrendim. Kalabalık ailenin neşesi başka oluyor.

 

Bir itiraf daha: ikinciyi yapmak için sabırsızlanıyorum.  Normal değilim sanırım :) Gerçek bu ama. Korkularımdan biraz olsun arınabilirsem hamilelik hazırlıklarına başlayacağım.

Şimdi bana bir iki şey söyleyin de tünelin ucunu görebileyim.