Uyku eğitimi kitaplarını ezberleyen; her yerde ¨Uyku eğitimi şart!¨, ¨Çocuk kendi kendine uyumalı, birazcık ağlayınca bir şey olmaz!¨ diyen, bu blogda onlarca uyku eğitimi yazısı yazmış bir anne olarak havlu atmış durumdayım. Pes ettim. Birlikte uyuyoruz. Bazen tekiyle ama çoğu zaman üçümüz beraberiz. Sarp ¨2×2 metre yatak alayım da bari ben de dördüncü olarak kendime yer bulayım¨ diyor.

Nasıl oldu, hangi ara oldu da otoriteyi kaybedip uyku konusunu çöpe attım hatırlamıyorum. Yani aslında hatırlıyorum, olaylar öyle doğal gelişti ki sanki doğrusu buymuş gibi geliyor. Şimdi döndüm tekrar tekrar okuyorum beraber uyuma meselesine dair yazıları, yapılan çalışmaları. ¨Birlikte uyumak çocuğun kişisel gelişimini bozar!¨ gibi büyük laflara da kanmıyorum artık. Tecrübe dedikleri bu sanırım. ¨Hadi artık herkes yatağına, sıkıldım bundan!¨ demeye de başladım aslına bakarsanız.

En baştan anlatırsam; Koray’ı çeşitli yöntemlerle hem onu çok zorlamadan hem de kendimi yormadan yumuşak bir geçişle yatağında kendi kendine yatırmayı başarmıştım. Sık seyahat ettiğimiz için bu düzen bozulsa da hemen fabrika ayarlarına dönüyorduk. Zaman zaman sancılı geçen uyku eğitimi serüvenimiz bir şekilde yoluna girmişti. Kitap okuduktan sonra iyi geceler öpücüğü veriyordum Koray’a ve ışığı söndürüp odadan çıkıyordum. Bazen deliksiz uyuyordu bazen de sabah karşı kalkıp yanımıza geliyordu. Olsun buna razıydım. Uyku sorunumuz yoktu sonuçta. Ve Alin girdi hayatımızın tam ortasına. İkinci çocuk olunca hiç düşünmeden kolay yolu seçtim. Üzerinde düşünmedim, acaba demedim. Beraber uyumak daha iyi gelecekti bana çünkü uykusuzluk çekmeyecektim, biliyordum. Uykunun bir insanın en çok akıl sağlığı için önemli olduğunu öğrenmiştim. Uykusunu almış anne, mutlu anne demekti. Mutlu anne, mutlu ev mutlu koca mutlu çocuk demekti. 6-7 saat kesintisiz uyumuş anneden daha huzurlusu yok şu dünyada. İşte bu yüzden Alin’le bir uyku eğitimi sürecine daha girmeye hazır değildim.

Peki beraber uyumak annenin uykusuzluğuna çözüm mü?

Bazen evet, bazen kesinlikle hayır.

Alin aslında uykucu bir tip. Ağabeyi gibi sabahın köründe kalkmayı sevmiyor, uyandırıldığı zaman korkunç asabi oluyor. Akşam geç yatarsa uykusunu mutlaka 11-12 saate tamamlıyor. Yani Koray’ın tam tersi. O yüzden işim daha kolay oldu. Uykuya geçmesi, gece boyu uyuması, sabah daha geç kalkması benim uyku eğitimine başlamama gerek olmadığını düşünmeme ve zamanı gelince her şeyin kendi kendine düzene gireceğine olan inancımın artmasını sağladı. İyi de hesaplayamadığım başka bir şey daha oldu: Koray tek başına uyumayı reddetti.¨Neden ben yalnız yatıyorum? Ama bu haksızlık! Alin de kendi başına kendi odasında yatsın, ben de kendi odamda yatarım o zaman.¨ demeye başladı. Verecek bir cevabım yok, çocuk haklı. Argümanı kuvvetli. Ya Alin odasına gidecek ya da hep beraber yatacağız. Sonuç beraber yatmaya başladık. Kısaca bütün o uyku eğitimlerim çöpe gitti. Sonra dedim ki kendi kendime uyuyor mu herkes? Evet. Çoğunlukla. Hayır artık ben uyuyamıyorum. Çünkü sığamıyoruz. Zaten uykum çok hafiftir bir de devamlı üstünü açan, sağa sola savrulan bebelerle birlikte bu iş yürümemeye başladı. İsyan bayrağını çektim geçenlerde. Herkes kendi yatağına, dedim. Hayır! dediler :) Madem öyle siz benim yatağımda yatın ben kendime yatacak yer bulurum, dedim. Bir baktım bunlar ördek yavrusu gibi peşimdeler. En sonunda önce Alin’i yatırıp Koray ile kitap okuma ritüeline geçtim. Böylece herkes kendi yatağında uykuya dalar oldu. Gece mi? Birinden biri mutlaka kalkıp yanımıza geliyor.

Geçenlerde ¨Çocuklar böyle olmaz artık büyüdünüz lütfen gece uyanmayın, uyansanız bile yatağınızdan kalkıp yanıma gelmeyin¨ dedim. Yanıma gelmediler, Koray kalkıp Alin’in yanına geçmiş çünkü. Ertesi gece tek başıma yatağa giderken bir an durdum, bu gece de ben gideyim yanlarına dedim. Evet, dedim. Gittim usulca yanlarına yattım. Sanırım uyku problemi olan benim. İtiraf ediyorum, çocuklarla uyumayı seviyorum. Bana sokulmalarına bayılıyorum. Aklıma hep Bengi Semerci’nin sözleri geliyor böyle anlarda:

Ebeveyni ile uyuyan çocuğu kendi yatağına geçirmek istemeyen aslında annenin/babanın ta kendisidir. Her ne kadar ¨Hala bizimle uyuyor¨ diye şikayet etseniz de kalben onun sizi bırakmasını istemiyorsunuzdur. Onun yanınızda olması sizin tüm endişelerden arınmanızı sağlıyor aslında.

Tam da bu. Anne olmaya fazla mı kaptırdım diye de sorguluyorum kendimi zaman zaman. Bengi Semerci’nin uyku hakkında notlarını okumak isterseniz linki şu: http://www.slingomom.com/aile-2/coluk-cocuk/prof-dr-bengi-semerciden-uyku-ve-diger-seyler/ Verdiği ipuçları sayesinde Koray’ın uyku sorununu çözmüştüm. Sanırım bir kez daha okumam gerekiyor. Bu sefer kendim için en çok.

İki gündür Alin ¨Benim yanıma gelme, ben kendim uyuyacağım¨ diyor. Hoş gece yarısı kalkıp ¨Nerdesin?¨ diye söyleniyor ama işler yoluna girecek ve herkes kendi yatağında deliksiz bir uyku uyuyacak. Biliyorum. Bu da geçecek ve ben onların kokularını içime çeke çeke rüya görmeyi özleyeceğim.

Irem Erdilek
Fenerbahçe tutkunu, sosyal medya bağımlısı. Okur, yazar. Blog lover, dreamer & mother. Teknolojik Anne, ALLYN

7 Comments

  1. 10 yıldır uyku eğitimi ile uğraşan bir anne olarak artık pes etmiş durumdayım küçücük yatakta hep birlikte mutluyuz 10 yaşında olan yalvarsam da gelmiyor artık :)

  2. Aynen:)
    Kızım ne guzel daha 6aylikkem kendi Odasında yatmaya başlamıştı. Ama kardes gelince… sürekli uyanmalar geri zar zor uyumalar ve sonunda ayni hakli isyan, ben de sizinle yaticam. Iki buçuk yasında üstelik:/ aldık onu da yanımıza.
    1bucuk senedir birlikte yatıyoruz:)
    Once kocamı attık yataktan cok sıcak diye sonra acıdık geri geldi ama olmadı sigilmiyor. Simdi cocukların uyku Odasında üçümüz yatıyoruz.
    Yalnız ben boyle daha iyi uyuyorum çünkü ben yanlarinda olunca kalkmıyorlar gece boyu hemen hemen, bi çiş bi su belki.
    Ama ben Kalkıp gidersem kızım zaten mutlaka Kalkıp buluyor beni. Sonra diğeri ağlıyor. Ona bakmaya kalkarken kızım gitme diye uyaniyor. Herkesi sakinlestirip geri uyuyana kadar benim uykum Açılıyor vs vs.
    Evet birlikte yatmak cocuk kokusuyla uyumak uyumak Şahane ama uyumak en Şahane:))

  3. Ay o kendi yataginda uyusa da gece kalkip anne diye yanima geliyor ya da ben geceleri yanlislikla yolumu kaybedip sabah onun yaninda buluyorum kendimi;) guzel ya boyle mis mis

  4. O kadar güzel bir yazı olmuş ki biz anneler bu kadar güzel anlatılamazdı. Yatarken o mis kokularını içimize çekmek en güzel uyku ilacı değil mi! :)))))

  5. Hamileyken ve öncesinde, herkes kendi yatağında yatmalı diye savunurdum. Anne olana kadar, çocukları ile beraber yatmanın eşler arasındaki ilişkiyi zedelediğini düşünürdüm. Anne olduktan sonra da bebekle ayrı uyumanın aramızdaki bağı zedeleyeceğini düşünmeye başladım. 2 aylıkken bir yatağı üçümüz paylaşmaya başladık. Bebeğim şuan 16 aylık 2 yaşına kadar bunu sürdürmeyi planlıyorum. Müthiş bir duygu onun güzel ellerinin yanı başımda olması. Kesinlikle ve kesinlikle bebeklerin doğal rutini olduğunu ve buna müdahle etmemek gerektiğini düşünüyorum. Kendilerini keşfetme şansı bulan bebekler zamanı geldiğinde neyi ne zaman yapması gerektiğini çok iyi biliyorlar.

Leave a Response