İlk Arkadaş

İlk arkadaşınızı hatırlıyor musunuz?

Ben hatırlıyorum çünkü 3.5 yaşında tanıştım ve 18 yaşına kadar hiç ayrılmadık. Üstelik bir kişi de değil, bir sınıf dolusuydu. Küçük şehirde büyümenin ilkokuldan lise sona kadar beraber okumanın en büyük avantajıydı benimki. Arkadaşlarım hep yanı başımdaydı. Hiç ayrılık korkusu, yalnızlık çekmedim. Albümlere bakıyorum beraber büyüdüğümüz… neler yaşamışız, neler paylaşmışız tek tek hatırlıyorum. Büyüdük, üniversite için yollarımızı ayırdık ama artık kardeş gibiydik, aramızdaki mesafeler bizi uzaklaştıramadı. Neredeyse 30 senedir arkadaşız. Aylarca görüşmesek, kaldığımız yerden devam ediyoruz.

Büyüdüm, yeni arkadaşlar edindim. En az eskiler kadar değerli ve vazgeçilmez insanlar var hayatımda ama herkes o ilk arkadaşını hatırlar.

Benim oğlumun da böyle bir arkadaşı var. Jan. Anaokulunda tanıştılar. Jan, Koray’dan 8 ay daha büyük. Çek Cumhuriyeti vatandaşı. Babasının işi nedeniyle Türkiye’delermiş bir senedir. O da Koray gibi düz duvara tırmanan, devamlı koşturan, yerinde duramayan sevimli bir çocuk. Türkçe yok elbette. Sınıfta yeni başladıkları İngilizce birkaç kelime ile iletişime başladılar Koray’la. Bizimki Türkçe konuşuyor, Jan Çekçe. Ama anlaşıyorlar. Aylar içinde Koray Çek dilinde kelimeler öğrendi, Jan Türkçe. Sonra bir baktık bu ikisi üç dilde kelimelerle cümle kuruyorlar. Çok eğleniyorduk onları seyrederken.

Koray’ın eve mutsuz döndüğü günler ¨Ne oldu?¨ diye sorduğumda, ¨Jan gelmedi¨ diyordu. Çünkü okulda Koray’a ayak uydurabilen bir Jan vardı.

Geçen ay Jan’ın annesinden bir telefon geldi. ¨İrem biz ülkemize dönüyoruz maalesef¨ dedi. Türkiye’de kalmayı çok istedikleri halde dönmek durumundaydılar. İnanır mısınız, içim sızladı. Oğlum için. Tek arkadaşı Jan değil. Henüz çok küçük, kimler kimler olacak hayatında ama işte anneyim… oğlumu ondan daha çok düşünüyorum. Onun sıkıntısını ondan daha fazla yaşıyorum.

Koray’a son bir hafta Jan’ın başka bir şehre gideceğini, okula artık gelmeyeceğini ama sık sık haberleşeceğimizi anlatıp durdum. Gün geldi çattı. Onlar uçağa gitmeden önce buluştuk. Tam 1 saat bulunduğumuz mekanda koştular, eğlendiler, kendilerine özel dillerinde konuştular sonra ayrıldık. Mümkün olan ilk fırsatta Prag’a gitmeye söz verdik. Hatta Sarp’a telefon açtım, Eylül ayına uçak rezervasyonu yaptık.

Koray dün okuldan eve geldiğinde henüz kapının önündeyken ¨Jan tatile gitti ama gelecek¨ dedi. Cevap veremedim.

4 Yorum

  • Gokche ßodur Turan via Facebook says:

    Ne guzel .. :)

  • sare says:

    ya cok duygulandim okudugumda… Benim ilk arkadasim sanirim abimdi :)) Allah ayirmasin hic… Sonrasinda komsumuzun oğlu Mustafa… ilkokulu birlikte okuduk sonrasinda da sehir degisikligimiz nedeniyle hic gorusmedik :(

  • caglab says:

    Ne kadar güzel anlatmışsınız, tüylerim diken diken oldu okurken…

  • Sena says:

    ayyy tüylerim diken diken oldu, Koriş ‘in o masmavi gözleriyle ” Anne Jan nerde? ” dediğinde sakin ve pozitif kalmanı diliyorum, Eylül’de gidip onu görünce birden rahatlar göreceksin bak…

Leave a Reply