ikinci gün… doktora gidiyoruz… yürüyerek…

Kasım 11. New York. Hava yaklaşık 6 derece. Korişi zorla hastaneden çıkardığımız için doğumdan sonraki ilk detaylı kontrole pediatristin ofisine gideceğiz. 10 blok yukarıda olduğu için yürümek istedim. Hem biraz hareket etmiş olacaktım, ufaklık da temiz hava alacaktı. Pusette gezdirmek fikri bana 2 günlük bir bebek açısından korkutucu geldi. Üstelik puset içinde üşümesin diye çocuğu kat kat giydirmenin ve üzerini battaniyelerle kapatmanın son derece sağlıksız olduğunu düşündüğümden aklımda tek bir şey vardı: slingooo. Korişi her zamanki gibi kısa kollu bir body, çorap, pamuklu bir tulum ve en son olarak dışarıda kullanmak için aldığım polar tulumu giydirip slingimin içine yerleştirdim. Penye bir battaniye ile de üzerini örttüm böylece rüzgardan da korunmuş olacaktı. Benim göğsümde, kalbimin en yakınında bir yerde vakit geçirmenin nesi kötü olabilirdi ki. Üstelik benim sıcaklığımla daha da korunaklı bir hale gelmişti sling. Yürüyerek gidip geldiğimiz 10 blok boyunca minik adam sallanmanın da etkisiyle derin derin uyudu. Ben rahat, o daha da rahat. Doktor kontrolünde sling kullandığım için bir ‘Aferin’ de pediatristten aldım. “Bebeğini doğal büyüt. Kucağında olsun, senin sıcaklığını hissetsin, bol bol o her istediğinde emzir. Mümkünse ek mamalar verme” dedi. Ek mama mı?? Sanki ‘zehir’ dedi. Anne sütü varken mama tabi ki vermeyeceğim.

Böylece Koriş, slingin benim bedenime verdiği destek sayesinde tam bir “kucak bebeği” oldu.

0

Leave a Reply