Her şey çok farklı. Bizim çocukluğumuzdan pek bir şey kalmadı. Mahalle aralarında top oynadığımız, ağaçlara tırmandığımız, güneş batarken eve girdiğimiz günler geride kaldı çocuklarımız için. Bizimkiler teknolojiye doğdular. İyi mi kötü mü bilmiyorum ama geçmişe takılıp kalmaktansa geleceğe en iyi şekilde hazırlanmak gerektiğini düşünüyorum artık.
Nasıl mı? Bilgisayar teknolojilerini kendileri için kullanmalarını sağlayarak. Hem biliyor musunuz, İngiltere, Finlandiya gibi Avrupa ülkelerinde çocuklara kodlamayı okuma yazma ile paralel öğretiyorlar. Konuyla ilgili araştırma yaparken akademisyen Yasemin Allsop’un şu yazısına denk geldim.

Biz de sadece tüketen olmasınlar yaratıcı kısımda da yer alsınlar, kendi oyunlarını geliştirsinler istiyoruz anne baba olarak. Programlamayı, kodlamayı öğrensinler hatta öğrenmeliler diye düşünüyoruz. Alin henüz küçük belki ama Koray’ın tam zamanı. Erken mi acaba diye soruyor insan önce kendine ama ellerinde tablet veya bilgisayarla saniyede onlarca hareketi algılayıp ne yapacağına karar verip sonuca ulaşan ve oyunu bitiren çocuklardan bahsediyoruz. Siz bunları yapabiliyor musunuz? Ben yapamıyorum. Ben daha minecraft’ta iki bloğu yan yana getiremiyorum. Bizim çocuklar tahmin ettiğimizden çok daha fazla yetenekliler. Önemli olan bu özelliklerini nasıl ortaya çıkarabileceklerini anlamak, ihtiyaçları olan araçları sağlamak.

Bizim evde bilgisayar, programlama, kodlama çok da yabancısı olduğumuz şeyler değil. Sarp kendi yeteneklerini üniversite yıllarında keşfetmiş, herhangi bir yetişkin desteği olmadan kendi kendine öğrenmeye başlamış programlamayı. Şimdi istiyor ki çocukları bu analitik düşünme sistemi ile daha erken tanışsınlar. Ben de Sarp sayesinde ucundan konuyu biliyorum, okuyorum. Okudukça anladım ki matematik gibi bir şey. Hayatımızın aslında her alanında programlama yapıyoruz. Bir amaca ulaşmak için yaptığımız her şey, kurguladıklarımız aslında bu. Kod yazmak da tüm bunları özel bir yazı diliyle ortaya dökmekmiş meğer.

Çocuk, bilgisayar mühendisi veya yazılımcı olmayacak belki ama analitik düşünme sistemini, yani eldeki verileri doğru yorumlayıp sonuca gitmeyi hayatının her alanında kullanacak. Kodlama yapan insanların sorunlara bakış açıları, öğrenme metodolojileri, alışkanlıkları oldukça farklı. İşte programlama eğitimi de bireylere düzgün bir düşünce yöntemiyle karar vermeyi öğretiyor aslına bakarsanız. Buna hepimizin ihtiyacı yok mu?

“Bu ülkedeki herkes programlamayı öğrenmeli, çünkü insana nasıl düşünmesi gerektiğini öğretiyor.”

Steve Jobs

MIT Medya Laboratuarı’ndan Mitch Resnick ¨Kodlamak sadece bilgisayar dehaları için değil herkes için¨ diyor. Gençlere kodlamayı öğretmenin yani ‘yeni teknolojileri okuyabilmek yerine yeni teknoloji yaratabilmelerinin yararlarına’ değindiği TED konuşmasını merak ederseniz şu linkte bulabilirsiniz. 

Code.org da kodlamayı erken yaştan çocuklara kazandırmak için başlatılmış bir proje olarak 7-13 Aralık ‘Bilgisayar Bilimleri Eğitim Haftası’ dolayısıyla Microsoft ile birlikte ücretsiz eğitim seansları düzenledi. Bilgisayar bilimlerine küresel katılımı artırmak üzere sürdürülen Hour of Code inisiyatifinin üçüncü yılına özel olarak sunulan programda çocuklar popüler “Minecraft” ortamında basit kodlamayla tanıştı. Koray zaten en sevdiği oyun olan Minecraft’ı ekranında görünce sevincinden yerinde zıpladı. Sonra da grupla birlikte komutlara uygun şekilde çalışmaya başladı. Bu bir saatlik eğitim ile çocukların dünyasında bir kapı aralamayı ve bu kapıdan içeri girmelerini hedefliyor code.org. Daha sonra web sitesinden diğer eğitimleri takip edip programlara devam edebiliyorsunuz.

hourofcode1 koray-hourofcode

Görünen o ki gelecek bilgisayar bilimlerinde. Benim çocuklarım neyi seçerler ne isterler bilmiyorum ama en azından onlara kodlamayı başlangıç seviyesinde bile öğretebilirsek daha hazır olmalarını sağlayacağız. Fiziksel ve eğitsel aktivitelerinin yanı sıra video veya bilgisayar oyunlarının da yararlı olduğunu düşünüyorum belli bir zaman kısıtlaması içerisinde. Çocuk, tabletindeki oyuna çok daldı diye endişe etmek yerine onu en azından kodlamaya yönlendirmenin daha mantıklı olduğunu düşünüyorum. Sonuç olarak yasaklamak, elinden almak hiçbir işe yaramıyor çünkü. Elbette ekran saati uygulaması evde devam ediyor. 

Şimdi Koray’ın code.org sayesinde tanıştığı programlama eğitimine devam etmesini sağlamamız gerekiyor. Bunun için karşıma çıkan birkaç online eğitim, ipad uygulaması ve hafta sonları gerçekleştirilen atölyeyeleri araştırıyorum. Onları da başka bir yazıya bırakıyorum.

Bu yazıyı okuyan çocukları henüz 2-3 yaşında olan anneler, eminim sizinkiler de 6-7 yaşına gelince beni daha iyi anlayacaksınız. Hayatı dengede tutmaya inanıyorum ben :)

 

Irem Erdilek
Fenerbahçe tutkunu, sosyal medya bağımlısı. Okur, yazar. Blog lover, dreamer & mother. Teknolojik Anne, ALLYN

1 Comment

  1. Gerçekten size hayranım! Hayatı dengede tutmaya çalışmanızı gıpta ile izliyorum.. Oğlum henüz 2 yaşında olsa bile çevremdeki insanlara anlatıp belki onların çocuklarının hayatında yepyeni bir sayfa açabiliriz diye düşünüyorum..

Leave a Response