Daha doğrusu hayatı kolaylaştıran demeliyim. İnsanın çocuğu olunca bazen eli ayağı birbirine karışır. Zamansızlıktan, yalnızlıktan, şaşkınlıktan ne yapacağını bilemez. Tecrübeli bir anne de olsan her şeyi elinin altında istersin. Eminim bundan 10 sene sonra da aynı şeyleri hissedeceğim.

Liste yapmaya Koray 6 aylıkken başlamışım. Ajandamın bir sayfasını doldurmuşum. Bugün buldum. Oturdum, düşündüm. Alışveriş listelerimi zaten yazmıştım daha önce burada. Bu sefer gerçekten de hayatımı kolaylaştıran eşya, davranış ve kişilerin listesini yaptım. Dönemlere ayırdım. Çünkü emeklerken ayrı, yürümeye başladığında ayrı oluyor ihtiyaçlar.

0 – 6 AY

EMZİRME HEMŞİRESİ: İlk kez anne oluyorsanız, yeni doğan bebeğinizin meme ucunuzu nasıl kavramasını sağlayacağınızı gösteren bir hemşire 7×24 başucunuzda bulunmalı. Doğumda bile daha az acı çekmiştim ben. Yeni doğan hemşiresi gösterdi bebeğin başını nasıl tutmam gerektiğini, meme ucunu ve areolanın kavranması gerektiğini anlattı. Mucize gibi canım hiç yanmamıştı. Malesef bir sonraki seansta ben beceremedim o tutuşu ve yara oldu. Zaten doğru dürüst süt de gelmiyor ilk 2 gün. Ufaklık diş etleriyle ezdikçe eziyordu meme ucunu. Ben bir kaç sefer çağırmıştım ama sonra utandım. Elimde olsa kadını zorla eve getirirdim.

LANSINOH: Yukarıda anlattığım olayın akabinde yara oldu elbette meme uçları. Yanımda da vardı, hastaneden de vermişlerdi.

SLINGO‘mu söylememe gerek yok heralde.

TINY LOVE MONKEY ISLAND: Markası önemli

değil tabi, tepeinden bir şeyler sallanan aktivite halıları hayat kurtarıcı.

ANNEM: İnsanın annesi en büyük kurtarıcısı. Sen uykusuz kalma diye o dikilir bebeğin her mızıklanmasına.


6-12 AY

BUHARDA PİŞİRME & BLENDER: Beaba, Arçelik, Beko şimdi de TEFAL’in çıkardığı, katı gıdaya başlayan bebeklerin her öğün taze yemek yemesi için harika bir alet. Küçük de zaten. Yer kaplamıyor. Her yere taşıdım üstelik.

AKTİVİTE MASASI: Bizimki Fisher Price’tı. İlk önceleri,masaya tutunarak ayağa kalmaya başladı sonra da etrafında yürümeye. Şimdi tepesinde, o ayrı. Nedense en sevdiği oyuncaklardan biriydi, aslında hala da öyle. Geçen gün kaldırayım, dedim. İzin vermedi.

MOTHERCARE AQUAPOD: Bazen günde iki kere yıkanan bir çocuk olduğu için oturmaya başladığı gün küvetin içine yerleştirdim Aquapod. ‘At elimden kaydı’ derdi olmadan uzun uzun güzelce yıkıyordum.

DAYI&KUZENLER: Koray’ın mobil hale gelmesiyle benden daha enerjik insanların yardımına ihtiyacım vardı. Kardeşim ve onunla yaşıt kuzenler imdadıma yetiştiler bu dönemde.

LUCA: Koray’ın emeklemeye başlamasını en büyük sebebidir benim tüylü kızım.

12-18 AY

Valla bu dönem pek kolay geçmedi. Yürümeye başladığı andan itibaren hiç bir yerde durmayan bir oğlum var. Şanslıyım, huysuz değil, ağlak değil. Güçlü bir yapısı var, biraz da ‘dediğim dedik’ cinsten. Laftan da anlamıyor. O önde biz arkasında. Hiç bir oyuncak ilgisini çekmedi. Tek derdi, tırmanmak, koşmak, bir şeylerin üstüne çıkmaktı. Haklı. Artık kimsenin onu bir yerden bir yere götürmesine ihtiyacı yoktu. Devamlı gezme halindeydik. Şehir içi, şehir dışı… başka türlü geçmiyordu gün.

LUCA: O hep yüzümüzün gülmesini sağlar. Koray’ın ilk sözcüğü ‘UKA’ elbette. Evcil hayvanların çocuklar üzerindeki olumlu etkisini yaşamayan anlayamaz. Zaten artık anlatmakla da uğraşmıyorum.

18-24 AY

AİLE: Kendime geldiğim, rahatladığım dönemdir bu. Yaza denk geldi. Biz Ege kıyılarındaydık 2-3 ay. Kuzenler, anneanne, dede, dayı, gelen-giden… Koray da memnundu hayatından ben de. Annem sabah nöbetini ve yedirme görevini almıştı. Kerem ve kuzenler oyun. Ben de genel düzen ve uykudan sorumluydum. Daha başka ne isterim. Yalnız bu arada Koray’ın da ilgisini çeken, uzun sürelerle konsantre olmasını sağlayan şeyler de vardı.

HAYVAN FİGÜRLERİ: Başta Dalmaçyalı ‘Bene’ ve diğer arkadaşlar Koray’ın en sevdiği oyuncakları. Bu aralar arabalar da eklendi onlara.

DVD-PLAYER: Yazlığa giderken, öbür dedemizin ‘lazım olur size’ diyerek zorla elime tutuşturduğu DVD player ile yolculuk da kriz anları da daha kolay geçiyor.

2 YAŞ İTİBARİYLE

BABA: Koray’ın babasına olan düşkünlüğü son aylarda iyice belirginleşti ama bir kaç haftadır tutku halinde. Babayla yatıp babayla kalkıyor. Evdeyse eğer hiç şansı yok. Baba yedirsin, baba banyo yaptırsın, baba uyutsun. Adam tuvalete, duşa girerken bile binbir rica ile izin istiyor Koray Efendi’den. Şikayetçi miyim? Yoo. Gayet de mutluyum. Hem oğlumun babasıyla kurduğu harika ilişkiden dolayı hem de biraz olsun anne bağımlılığından kurtulduğu için. Şu anda evde 1. BABA, 2.ANNE.

Yeni annelere tavsiyem:

Pratik olun, her türlü yardımı kabul edin, paniklemeyin.

Tüm bu zorlukların herkesin başından geçen kaçınılmaz süreçler olduğunu kabul edin.

Bir kaç ay içinde her şeyin düzeleceğini düşünün.

ve şükredin :)

İkinciyi yaptığımda ayarım kaçtığı zamanlarda bu satırları bana hatırlatırsınız :)

Irem Erdilek
Fenerbahçe tutkunu, sosyal medya bağımlısı. Okur, yazar. Blog lover, dreamer & mother. Teknolojik Anne, ALLYN

6 Comments

  1. @aysim’ciğim zaten dün seninle konuştuktan sonra yazmaya karar verdim :)

    @dayısı, yedim bitirdim bile :)

    @love and smile ilerde lazım olur sana da.

  2. Merhaba,
    Benimde 18 aylık Deniz adında bir oğlum var yazdıklarınızı ilgiyle okuyorum , yukarıda 18 ay için yazdığınız durumların hepsi benim oğlum içinde geçerli herşeyin üzerine çıkmak hiç bir oyuncağa bağlı kalamamak vb. hep biyerlere koşturmak…umarım bizde bir gün dinleniriz:))…hoşçakal

Leave a Response