Üç gündür larenjit denen hastalık ile uğraşıyoruz. Okul başladığı zaman da geçirmişti Koray. Kıştan kurtulmaya çalıştığımız şu günlerde bir kez daha yakalandı. Öksürük, halsizlik, huysuzluk derken bir de ateş eklendi sürece. Biraz sıkıntılı ama iyileşecek elbette.

Üç yaşında artık, büyüdü, okula gidiyor, kendi işini kendi görüyor dediğim oğlum yine ‘anne kuzusu’ kıvamına geri döndü. Gözü benden başka hiçbir şeyi görmüyor. Kucağımdan inmiyor. Dün akşam yemeği onu Slingo’ya takarak yaptım. Valla bu yaşta bu kiloyla taşınmıyor kucakta ama bir yandan da müthiş bir keyif alıyorum. Eli elimde. Sarmaş dolaş haldeyiz evde. ¨Seni çok seviyorum, sarılmak istiyorum¨ diyor. Bildiğiniz bir koala. Yapıştı bana :) Anne olmanın daha güzel hali var mı acaba?

 

Bütün gün böyleyiz. Tuvalete giderken bile izin alıyorum küçük beyden. Mutfağa su almaya gidiyorum, biraz fazla oyalanınca ¨Anneeeeaaa¨ diye ağlamaya başlıyor. Sanırsınız bir yeri acıyor. Temas halinde olmak zorundayız. Belki de ilacı annedir çocuğun. Ben dokununca daha iyi oluyor sanki, kucağımda ateşi daha çabuk düşüyor. Bu sefer iyice inandım buna. Hasta çocuğun en etkili ilacı annesi.

Kış bitsin, mikroplar virüsler yok olsun artık. Çocuklarımız hiç hasta olmasın.