Eve dönüş…

2.5 aydan sonra komik bir otomobil yolculuğundan sonra ilk kez, dün evimizin kapısını gördük.

Sevinç, hüzün, heyecan, yorgunluk bir arada. Yaz mevsimimiz bitti demekti, üstelik yağmur tarafından da desteklendi. İnsanın evi gibisi de yok, Koray ne yapacak oyuncaklarını, yatağını görünce acaba? diye merak içindeydik. Bir yandan da yol yorgunluğu…

Koray’ı saldım evine. Her kapıya tıklandı, arkasında ne varmış bakıldı. Dolaplar, çekmeceler… Merdivenleri görünce bir sevindi ki. Onun için aşılması gereken yeni bir zorluk vardı evde. Çünkü bundan 2,5 ay önce Koray merdiven, tezgah gibi yerlere tırmanma çabası içinde değildi. Sınırlarını o kadar zorlamıyordu. Oysa şimdi çıplak ayak, dolaplara yapışıp mutfak tezgahına çıkıyor. Bu sabah baktım, Merdiven kapılarında ayağı için yer arıyordu.

– Odana bakalım neler varmış acaba?

Bir çıkışı var, kendi kendine merdivenlerden. Yine de önce bizim odaya daldı. Babasının dolabının önünde durdu. Açtık, gömlekleri kontrol ettik. Yerinde. Annenin şal desenli elbisesi. Yerinde. Aklına birden kendine ait, sadece kendi eşyalarının olduğu odası geldi. Bir sevinç. Çığlık attı resmen. Nereyebakacağını şaşırdı. Konuşan eve mi tırmansa, ıvır zıvır kutularına mı baksa, geride bıraktığı kitaplarını mı karıştırsa?!? Direksiyonuna çıktığı arabasında karar kıldı. Luca’yı çağırdı avaz avaz. ¨Uka bi ge ge!¨ En yakın arkadaşıyla paylaşmak istedi sevincini. Yemek yedirmek için mutfağa zor indik. Günlerdir doğru dürüst yemek yemeyen Koray artık yol yorgunluğundan mıdır, yoksa evine geldiği için midir bilinmez, karnını tıka basa doldurdu.

Banyo-masaj-masal derken bir de boyunun ölçüsünü aldık.

Sonra da gözlerime inanamadığım bir hareket yaptı, koşturarak atladı yeni büyük yatağına. Mozart ninni söylemeye başladığında,  Koray çoktaaan rüyaya dalmıştı.

Her ne kadar gezginci de olsa, her türlü ortama kolay uyum sağlayan bir çocuk da olsa çocuk işte. Kendi evi, kendi odası, kendi yatağı gibisi yok!

Bizim için de geçerli değil mi?

0

Etiketler

1 Yorum

Leave a Reply