Haziran 2015 itibariyle evde emzikli, bezli kimse kalmadı. Hem kocaman bir rahatlama hissi ile dolaşıyorum hem de azıcık da olsa bir burukluk var içimde. Meme ve emzikten sonra bezin de terk edilmesi artık evde ‘bebek’ olmadığının bir işareti. O saçsız ufaklık şimdi 2 yaşında inatçı, güler yüzlü, komik küçük bir kız oldu. Konuşuyor, çok hem de. Zaten çok konuştuğu ve derdini kolayca anlatabildiği için de tuvalet eğitimimiz bir anda başladı, çabucak bitti.

Bir anne olarak beni en çok tedirgin eden şeylerin başında emzik ve bez bıraktırma geliyordu. Koray’da da böyle olmuştu. Akıllanmamış olacağım ki Alin’de de aynı hisleri yaşadım. Oysa anne herhangi bir konuda kararlıysa, yaptığının doğru ve gerekli olduğuna inanıyorsa tereddüt etmeden ve endişe yaşamadan olaylara yaklaşmalı. Ondan sonrası çorap söküğü. Çocuk annenin tereddütünü hissettiği anda paniğe kapılıyor. Sanırım güvensizlik hissediyor. Ben haftalar öncesinden kendimi hazırlamaya başladım. Emziği atacağız, biliyorum biraz ağlayacak sızlanacak ama geçecek dedim. Aslında bu hazırlıklarım bitmeden bir gece delirdiğim bir anda emzikleri kaldırdım ve Alin’e dedim ki: Hadi uyuyalım. Emme nerde? Yok. Boşver. Yaaa, dedi. 45 dakika sürdü uykuya geçmesi ama uyudu. Birkaç uykusuz geceden sonra emziksiz uyuyabildiğini fark etmiş olacak ki sormadı, hemen uyudu. Yanında ellerini tutuyordum sadece. Alin gibi emziğe aşırı bağımlı, gece gündüz iki emzikle dolaşan bir bebek için çok kolay ve sancısız bir süreçti. Gerçi geçenlerde sakladığım emziklerden birini bulup ağzına attı. Nasıl bir mutluluk, keyif anlatamam. Ver, diyorum vermiyor. Sen 2 yaşındasın artık, diyorum. Vermiyor. Ağzındayken konuşamadığı için rahatsız da oldu üstelik ama imkan yok emziği çıkarmadı. Baktım olmuyor seri bir hareketle kaptım ağzından. Ağlar gibi oldu. Hadi gel benim çekmeceme bakalım, dedim. Ortam değişikliği ile olayı atlattık ama demek versem emzikle dolaşacak. Hala unutmamış.

Emzikten sonra ikinci bağımlılık bez. Hoş o da biz anne babaların rahatı için var. Belki biraz da hijyenik olarak önemli ama ne kadar çabuk bırakırsa o kadar iyi bana göre. Asla zorlama yok; çocuğu gözlemleme ve doğru davranışı gösterme, model olma var bizde. Bezi bırakmadan aylar önce ağabeyinden kalan tuvalet görünümlü lazımlığını ortaya çıkarmıştım zaen. Bezini değiştireceğimiz zamanlarda gidip otruyordu. Önceleri asla kabul etmiyordu çişini yapmayı ama baktım alıştı biraz biraz yapar oldu. 2 yaş doğum gününden yaklaşık 10 gün önce bez giymeyi reddetme başladı. Öyle ki el çabukluğu ile yırtıp atıyordu bezi ama sabah asla kuru olmadığı için tuvalet eğitimine girişmeyi erteledim ta ki yazlığa gidene kadar. Birkaç gece uykusuz kalacağımı, sabaha karşı yatak çarşaf değiştirebileceğim gerçeğini kendime hatırlatıp aniden ¨Hadi bakalım bezi çıkarıyorsun ve artık bu renkli renkli külotlardan giyiyorsun benim gibi¨ dedim. Bizim süslü bayıldı bu fikre. O andan itibaren bez hayatımızdan tamamen çıktı. Gecenin aksine Alin gündüz oyun oynarken kaçırdı çişini. Gece kaldırılıp çişe gitmeyi reddetti. Birkaç kaza haricinde uykusuzluk çekmedik. Asla bezini geri istemedi.

Ve böylece bizim evde emzikli ve bezli kimse kalmadı. Bebeklik bitti. Hala bakım olarak yardımımıza ihtiyacı biraz var ama işte koynumda taşıdığım süt kokulu kimse yok. Demek üçüncü dördüncü çocuk bu yüzden isteniyor. Ben mi? Yok istemem diyeceğim ama büyük konuşmamak lazım. Yine de biz böyle mutluyuz. Sağlıklı iki çocuğumuz var. Huzurumuz yerinde. Şimdi onların eğitim öğretim hayatlarıyla ilgilenme zamanı.

 

 

Irem Erdilek
Fenerbahçe tutkunu, sosyal medya bağımlısı. Okur, yazar. Blog lover, dreamer & mother. Teknolojik Anne, ALLYN

3 Comments

  1. Benim 21 aylık kızım geçenlerde bir emziği ağzına aldı ve iki saat boyunca bıraktıramadım ki dokuzuncu ayda kendi rızasıyla bırakmıştı :) Bez konusu var bizim gündemimizde. Lazımlığa değil ama tuvalete çok istekli. Ama sanırım bende sizdeki o an henüz gelmedi :)
    Bu arada sizin çocuklar bu denli güzel, bıcır bıcır oluyorken üçüncü gelse de doya doya izlesek biz de :)

  2. Yazılarınızı özlemişim, özellikle emzirmeyi nasıl bırakırım diye kara kara düşündüğüm şu günlerde çok iyi geldi :) Eğitim ile ilgili de görüşlerinizi merak ediyorum.. oğlum Ekimde 2 yaşına giriyor ve Kreşe gönderip göndermeme konusunda kararsızım.. Alin tam gün mü gidiyor?

  3. ”Oysa anne herhangi bir konuda kararlıysa, yaptığının doğru ve gerekli olduğuna inanıyorsa tereddüt etmeden ve endişe yaşamadan olaylara yaklaşmalı. Ondan sonrası çorap söküğü. Çocuk annenin tereddütünü hissettiği anda paniğe kapılıyor. Sanırım güvensizlik hissediyor.” çok güzel tanımlama anne olduğumdan beri hep bunu savunuyorum. Mesela uyku konusunda başarısız oldum ben (kime göre neye göre tabi de) sadece ben tereddüt ettiğimden. Anneliğin büyük anahtarı bu bence.

Leave a Response