Emzikle olan serüvenimize noktayı koyduk. Bugün 7 Ocak 2011. Koray 26 Aylık. Hayatımızdan tamamen çıkardık emziği.

Daha önce hiç denemedim. Koray klasik bağımlılardandı ve emziği onu üzerek, sinirlendirerek, ağlatarak çıkarıp atmak istemedim. Bazen geç kalıyorum, hiç beceremeyeceğim ilkokula kadar emzik ağzında olacak diye düşünüyordum. Örnekler de var hayatımda. Kardeşim 3.5 yaşında zorla bıraktı emziği. Ona kalda hayat boyu bırakmazdı. Bir arkadaşımın çocuğu 3 yaşını geçti gece yatarken hala emzik istiyor. Bir başka arkadaşımın ta kendisi 5 yaşına kadar emzikliymiş. Bu arada her önüme gelene soruyordum: 1. Emzik kullandınız mı? 2. Nasıl vazgeçtiniz? Bazı çocuklar kolay ikna oluyorlar sanırım, bir iki konuşmayla emziklerini çöpe atanlar var. Veya emzik yerine başka bir figürü, eşyayı kendine seçen. Koray’ın hiç bir zaman bir uyku arkadaşı olmadı. Ağzında bir emzik iki elinde birer emzikle uyurdu 1 yaş civarında.

O dönemde uyku ile ilgili başka dertler olduğu için nasıl rahat ediyorsa öyle uyusun istedim. Gittikçe ilgisi azalır zannettiğim emziğe daha fazla bağlandı. Artık uyku arkadaşından öteye geçmişti. Ne zaman morali bozuk olsa, istediği bir şey yerine getirilmese, sinirli olsa emziğini takıyordu ağzına. ‘Sigara tiryakiliği gibi’ dedi annem. Etraftan da baskı gelmeye başlamıştı. Çıkarsın artık, koca çocuk oldu, çene yapısı bozulacak…gibi cümleleri her gün duyar olmuştuk. Sinirlenmemeye çalışıyordum ama inadına çocuğun ağzına emziği veriyordum. Sanki ben bilmiyorum oğlumun emzikle olan ilişkisini?!? Bir de demezler mi ‘bizimki hiç emzik almadı.’ Eee yani?!?! Madalya mı takıldı size, ne oldu? Bırakması gerektiğini ben de biliyorum. Sadece doğru zamanda ve doğru yöntemle yapmak istiyorum. Arada yoklamak içi Koray’a ‘uykudan uyanınca emziklerimizi yastığımızın altına koyacağız artık’, ‘sadece evde emzik kullanacağız’ gibi bazı limitler getirmeye çalıştım ama tutmadı. Bu yöntemi uygulayıp başarılı olan var ama çocukları 3 yaşına yakındı. Laftan anlıyorlardı yani. Bilmeyenler için kısaca yazıyorum:

Sınırlama Yöntemi

Çocuğunuz oda, yatak, üst kat, alt kat, ev, araba kavramlarını öğrendiğinde uygulamaya başlayabilirsiniz. Ağırdan alacaksınız. İlk bir kaç gün veya hafta(süre size ve çocuğunuza bağlı) emzik ev dışına çıkarılmayacak. Bunu iyice anlaması gerekiyor. Ardından sınırları daraltacakasınız. Sadece üst kat veya sadece alt kat, sonra sadece yatak odası, en son da sadece yatakta takabileceğini öğrenecek. Buraya kadar sorunsuz gelen kolay ikna olan çocuklar kısa süre sonra artık emziğe ihtiyacı olmadığını da kavrayabiliyorlarmış.

 

Bir de Emzik Perisi Yöntemi var:

Bununla ilgili ayrı bir yazı yazmıştım daha önce. PACIFAIRY adlı kitaptan bahsetmiştim. Bu yöntemde yine 6-8 haftayı alıyormuş. Ben denemedim. Deneyenler paylaşırsa çok sevinirim. Bu yöntemde önce Emzik Perisinden bahsediyoruz. Perinin, artık emziğe ihtiyacı olmayan büyük çocukların emziklerini toplayıp, bunları yenidoğan minicik bebeklere dağıttığını ve büyük çocuklara da birer hediye bıraktığını anlatıyoruz. Uzun bir süre bu hikaye anlatılıyor. Sonra bir gün bizim eve de gelecek haberini veriyoruz. Bütün emziklerini bir yere bırakması gerektiğini hatırlatıp, perinin gelip emziklerini aldıktan sonra teşekkür etmek için bir oyuncak bırakacağını anlatıyoruz. Bu yöntemle ilgili detaylı bilgiye buradan ulaşabilirsiniz.

Geçenlerde bir arkadaşım kızı 1.5 yaşındayken bir gün çekmiş çıkarmış emziği ağzından. Bir hafta zorlanmışlar ama geçmiş gitmiş işte. 2-3 yaş arası bir çocuğun ağzından zorla emziğini alamanın çok akılcı bir davranış olduğunu düşünmüyorum. Kişiliğinin ortaya çıktığı, kendini kanıtlamaya çalıştığı dönemde en değerli varlığını hayatından çıkarmak istemiyorum. İkna etmeye çalışacaktım. Büyük bir çocuk olduğunu, artık Bebek Koray değil, Çocuk Koray olduğunu söylüyorum devamlı. Taptığı babasının, benim hatta Luca’nın bile emzikle işimizin olmadığını söylüyorum ona. Bu hafta başında ikizleri olan çok yakın arkadaşım Figen ’emzikleri bırakmaya çalışıyoruz. Kuşlar aldı bizimkileri’ dedi. İlk gece ve ilk öğlen uykuya geçişte problem olmuş ama ‘toparlanıyorlar’ dedi. Benim ümidim hiç yoktu çünkü bizimki emziğini gördüğü anda istiyordu ve asla ikna olmuyordu.

Bundan 4 gece önce. Yıkandık, giyindik, masal okurken Koray’a aklıma geldi emziği odaya çıkarmamışım. Zaten öğlen uykusundan kalktı. Bir daha da istemedi emzik çünkü ortada yoktu. Acaba mutfağa inip alsam mı diye düşünürken belki uyur böyle dedim ve ışığı kapattım. ’emiizz anne?’ Emzik kelimesini müzik kelimesine o kadar yakın söylüyor ki ben de durumdan istifade ‘evet oğlum müzik çalıyor, uyku müziği’dedim ve nefesimi tuttum. Bir daha:

– Emizzz anne.

– Evet oğlum, müzik

– Emizz yok, gitti mi anne?

– Gitti canım benim, sen büyüdün ya artık. Gitti. Hadi uyuyalım.

Ses çıkarmadı. Bu sefer beni iyice yanına çekti ben de girdim yanına. Sıkıca sarıldı bana.

– Anne, baba cuku cuku getiyo mu?

– Evet oğlum, baba sana çikolata, süt, ekmek getirecek. Sen şimdi uyu, koca adam ol.

Bir daha ses çıkarmadı ama bu kadar sarmaş dolaşlığa 5 dakikada uyuması gerekirken 35 dakikada ancak daldı. Sağa döndü, sola döndü, ağzını şapırdatıyor, eliyle yatağı arıyor… ama sormadı. Gece yarısı bir çığlık. ‘Emiizzz’. Sanki bir yeri acıyor. Sakinleştirmeye çalıştım. Bu sefer bizim yatağa geldi. 10-15 dakikalık çabadan sonra uykuya geçti. Sabah gözünü açtı ve tabi ki ’emizzz??’ Duymamazlıktan geldim. ‘Emiz gitti mi anne?’

Gün boyu her önüne gelene ’emiz gitti, yok’ dedi. Sanırım kendini ikna etmeye çalışıyor. İlk öğlen uykusu beklediğim kadar kötü geçmedi. Nispeten uzun sürdü ama çok değil. Fakat 40 dakikada uyandı. İlk iki gün Koray’cığımda bir mahsunluk vardı. Eksikliğini hissettiği bir şeyler var belli. Üçüncü gecemizi de geçirdik. Deliksiz değil elbette. Uyanıp uyanıp emziklerini sordu. Bu sabah tamamen farklı kalktı. Hiç sormadı. Dikkatimi çeken başka bir konu da emziği bıraktığımızdan beri çenesinin açılması. Bütün gün bir şeyler anlatıyor, şarkı söylüyor. Sanırım emzikli hallerini özleyeceğim. Uykudan uyanıp da ağzına tıkıştırması yok muydu?!?!

Böylece bir kez daha her çocuğun ihtiyaçlarının, isteklerinin ve tepkilerinin farklı olacağını öğrendim bir de çocuğu annesinden başka kimsenin daha iyi anlayamayacağını.