Çocukluğumuz Kırmızı Başlıklı Kız, Hansel ve Gretel, Çizmeli Kedi, Fareli Köyün Kavalcısı, Pamuk Prenses ve Yedi Cüceler masallarını dinleyerek geçti. Önceleri annem anlatıyordu sonra ne zaman ki ben okumayı öğrendim kitaplar benim elimdeydi. O zaman aynı şeyleri düşünüyor muydum hatırlamıyorum ama şimdi anne olunca çocuğuma bu klasik masalları anlatırken fark ettim ki bunlar korkunç(!) masallar. Zaten Andersen ve Grimm Kardeşler’in masallarının büyükler için yazıldığı da söyleniyor ki bu bilginin doğru olmasını diliyorum.

Bu konuyla ilgili yaklaşık 1.5 sene önce yine bir yazı yazmıştım. Hatta en sonunda da bulduğum karikatürleri koymuştum. Çok komikler. Bir bakın gününüz şenlensin. O zamandan beri Koray’ın birçok hikaye kitabı olmasına rağmen Kırmızı Başlıklı Kız ile Hansel ve Gretel’in yerini tutamadı hiçbiri. Sanırım hala neden eskimediğinin bir kanıtı. Her zaman ilgiyle dinleniyorlar.

Birkaç farklı yayınevinden aldım kitapları, her biri diğerinden daha korkunçtu. Ne yapacağımı bilemedim. Örneğin Kırmızı Başlıklı Kız’da kurt çok aç ve hain ya, en sonunda oduncu baltasıyla karnını yarıyor ya… I ıh ben hayvanı öldüremedim. Zaten büyükanneyi de yutmadı, dolaba kilitledi. Bizim aç kurt hırsız sadece. Yemek hırsızı. En sonunda da oduncudan kaçıyor ve bir daha da insanlara yaklaşmıyor. Büyükanne de ağzı bantlı-elleri bağlı şekilde dolapta bulunuyor. Sonra hep birlikte mutlu mesut yaşıyorlar. Hollywood nasıl bu hikayeleri tekrar tekrar yeniden senaryolaştırıyor, bu da anne versiyonu.

Bengi Semerci ile yaptığım söyleşide laf arasında bu masalları da sormuştum. Yazıda yer vermemiştim ama aklımda kaldı hep. Bengi Semerci bana ¨Sen en iyisini yapıyorsun değiştir hikayeyi içine sindiği gibi¨ demişti. Ayrıca bana çok ilginç gelen, düşününce de ne kadar doğru olduğunu fark ettiğim bir şey söyledi: ¨Masallar aslında tümden yanlış. Çünkü masallarda anne-baba her zaman haklıdır, her söyledikleri doğrudur mesajı veriliyor. Oysa anne-baba her zaman doğru değildir.¨

Gelelim Koray’ın en sevdiği ve her akşam bıkıp usanmadan, başka kitapları okusa bile bana anlattırdığı masala: Hansel ve Gretel.

Bu iki kardeş ve ailesi çok yoksul oldukları için babaları bunları gidip ormanda bırakıyor. Sonra bu iki zavallı(!) eve geri dönmeye çalışırken pasta görünümlü bir ev buluyorlar. Ev sahibi önce bunlara iyi davranıyor, sonra ortaya çıkıyor ki kötü bir cadı. Çocukları tuzağına düşürmek için evin şeklini değiştirmiş. Derdi Hansel. Şişmanlatıp yiyecek. Bu arada Gretel’e de ev işlerini, yemekleri yaptırıyor. Bir gün cadı kazana/fırına düşüyor. Çocuklar da kadının yemeklerini ve paralarını alarak kaçıyorlar. Yani hırsızlık yapıyorlar. Bence öyle. Sonra da evin yolunu buluyorlar ve hiçbir şey olmamış gibi bir ömür boyu mutlu yaşıyorlar. Masal ve yazarları hakkında bilgi Wikipedia’da var. Okuyun içiniz kararsın ne biçim masal diye :)

Elbette bizin Hansel ve Gretel böyle değil. Birkaç sefer ağzımdan ‘cadı’ kelimesi çıktı da Koray öyle acayip baktı ki ‘yaşlı teyze’ye çevirdim.

Öncelikle bizim Hansel, Gretel anne ve babası ile çok mutlu yaşıyorlar. Üvey anne yok ortada. Fakir ama mutlu bir aile. Oduncu babalarıyla her zaman ormana gidiyorlar zaten. Yine bir gün beraberce ormana gidiyorlar. Babaları ¨Siz buradan ayrılmayın. Ben biraz aşağıda odun toplayacağım. Bu orman çok büyük ve çok tehlikeli kaybolursanız sizi bir daha bulamam¨ diyor. Tabi ki çocuklar tavşanlarla, sincaplarla oynarken yollarını kaybediyorlar. Aaa bir bakıyorlar baba yok. Sesleniyorlar duyan yok. Akşam olmak üzere ateş yakıyorlar ve bir ağaç kovuğuna sığınıp uykuya dalıyorlar. Sabah olduğunda yine yürümeye başlıyorlar. Tam yorgunluk ve açlıktan bayılmak üzereyken karşılarına pastadan bir ev çıkıyor. Burası önemli(!) ¨kapısı çikolatadan, pencereleri bisküviden, çatısı kremadan, lambaları da şekerden¨. Bazen ‘kapısı bisküviden’ diyorum, Koray itiraz ediyor. Neyse, çocuklar yemeye başlıyorlar. Tam o sırada içerden bir kadın çıkıyor. Bunların haline çok üzülüyor, eve alıyor. Bir sürü yiyecek veriyor. Çocukların uykusu gelince de onlara yataklarını gösteriyor. Hansel ve Gretel KENDİ yataklarında, KENDİ KENDİLERİNE UYUYORLAR. (Öyle ¨yanıma gel, 80 tane masal anlat¨ yok. Masalı anlatırken her türlü mesaj da verilir ;) )

Sabah olunca bizim kadın ortaya çıkıyor. Meğer bu kadın çok yalnızmış ve çocukların evden gitmesini istemiyormuş. Kaçmasın diye Hansel’i odaya kilitlemiş. Gretel’e de ev işlerini yaptırıyormuş. Bir gün kadının ayağı kayıyor ve kazana düşüyor. Gretel gidip Hansel’i kurtarıyor ve evden kaçıyorlar. Para veya yemek çalmıyorlar. Yürüyorlar, yürüyorlar sonra evin yolunu buluyorlar. Anne-baba çocuklar kaybolunca çok üzülmüşler. O günden beri ağlıyorlarmış. Çocuklarını bir anda karşılarında görünce sevinçten deliye dönmüşler. Fakir ama gururlu ve huzurlu şekilde yaşamışlar.

İşte, ancak bu kadar uydurabildim. Peki siz nasıl anlatıyorsunuz masalları?