Bebekle, çocukla köpek kedi aynı evde olur mu? soruna daha önce bir kaç yazıda cevap verdiğimi zannediyorum. Sıra geldi nasıl oluyor da oluyor? Evin düzeni, temizliği, köpeğin bakımı ne şekilde hallediliyor?

Öncelikle köpeğin eve yeni gelen bebekten büyük olması herkes için avantaj. Tuvalet eğitiminin tamamlanmış olması hayat ve zaman kurtarıyor. Üstelik evcil hayvanınızın huyunu suyunu öğrenmişsinizdir. Irktan ırkan farklıdır her köpeğin mizacı ancak dişiler daha uysal ve sakindir genelde. Eğitimleri de daha çabuk tamamlanır.

GENEL BAKIM

Bizim evimizi paylaştığımız dişi köpeğimiz bir Golden Retriever. Hiç hesapta yokken girdi hayatımıza. Annesi çok yakın bir arkadaşımın köpeği. Yavruları görmeye gitmiştik. Ben 5 haftalık ufaklıkları görünce kafayı üşütür gibi olmuştum hafiften. Sonra pembe patili Luca’yı almaya karar verdik. Bebeğimiz veya bebek sahibi olma fikrimiz henüz yoktu. Luca ile beraber ilk çocuğumuza sahip olmuştuk. Çocuk gibi sevgi, ilgi ve bakıma ihtiyaçları vardır evcil hayvanların. Dünya paralar verilip, bir kaç ay sonra dolap köşelerine atılan peluş oyuncaklara benzemez onlar. Zaman ve bütçe ayırmalısınız.

‘Aman canım ne var köpek işte’ diyerek işin içinde çıkamazsınız. Tüylerinin daha sağlıklı olması, hayvanın düzgün beslenmesi için ev yemekleri değil kilosuna ve cinsine uygun kuru mamalar almalısınız. Tüylerini haftada en az bir kere uzun uzun taramalısınız. Ben iki haftada bir yıkıyorum Luca’yı. Hassas derisi olduğu için özel bir şampuan kullanıyorum. Uzun tüylü ve dönemsel olarak tüy döken bir köpeğiniz varsa bakımına çok daha fazla dikkat etmelisiniz. Senede iki kere ve yaklaşık iki üç hafta süren bu tüy dökme döneminde her gün 10 dakika tarıyoruz. Diş ve kulak temizliğine de çok dikkat ederiz. Kurutulmuş kemikler ağız sağlığı ve bakımı için son derece yararlı. Kulakları çok hassastır köpeklerin. Dışarı gezmeye çıktığınızda dönüşte mutlaka kontrol edin. Ot, mot kaçmış olmasın. Yoksa herkes için dert olur. Ameliyata kadar gider kulakta bir sorun varsa.

BEBEK GELİNCE

Bizim evimiz her gün silinir süpürülür. Biraz takıntılıyımdır. Koray’dan önce de böyleydi düzen. Koray gelince köpeğimizi, büyük çocuğumuzu evden uzaklaştırmak, kısıtlamak gibi bir düşüncemiz hiç olmadı. Hatta Luca uzun süre ayak ucumuzda yattı. Koray ağladığında gece benimle birlikte kalkardı. Sadece Koray’ın odasına girmesini istememiştim. Zaten o da girmeye hiç yeltenmedi. Hala bile kapıda durur bekler. ‘Gel’ dersem girer Koray’ın odasına. Bana soran da yok ya artık. Odanın sahibi çağırıyor onu. Bu arada rahat bir anneyimdir. Koray ile Luca’nın hep yanyana durması için uğraştım.

İlk 4-5 ay Luca için zor bir dönemdi. Evdeki ilgi bölünmüştü. Eskisi gibi sabah akşam en az bir saat onu yürüten arkadaşı, annesi, sahibi yani ben yoktum yanında. Vardım da yoktum. Sarp ile kardeşim Luca ile ilgileniyorlardı ama onun gözü bende oluyordu. Ne zaman ki Koray Luca’yı fark etti, Luca da onu. Ancak aralarındaki gerçek ilişki Koray’ın ayaklanmasıyla başladı.

Bugün artık Luca’ya günlük kemik verme görevi oğlumun. Banyo zamanlarında küvete ondan önce giriyor. Yediği her lokmayı onunla paylaşıyor. Arabada yanyana yolculuk yaparlar. Bu arada ben, Koray köpek elledi diye günde 850 kere elini yüzünü yıkamıyorum. Sağlığından ve temizliğinden emin olduğum köpeğimizin sokakta her gün rastladığım ter kokan, haftada bir yıkananlardan daha temiz olduğuna kalıbımı basarım.

Kapısının önüne çöp döküp ayakkabılarını paspasta bırakan milletimiz, ‘köpek evde olmaz’ der genelde. Biz ise ailecek doğayı ve hayvanları evdeki halıdan, parkeden daha çok sevdiğimiz ve önemsediğimiz için hayatımızı kedi, köpek, kuşla paylaşıyoruz. Kapımızın önüne ayakkabı değil yemek ve su kabı bırakıyoruz. Koray, bırakın köpek yüzünden alerji olmayı tam tersine bağışıklık sistemi herkesten kuvvetli bir çocuk. Mutlu bir çocuk, paylaşmayı bilen bir çocuk.

 

Kısaca;

eve alacağınız evcil hayvanın oyuncak değil kocaman kalbi olan bir canlı olduğunu unutmayın.

almadan önce uzun uzun uzun düşünün. En ufak bir şüpheniz varsa ALMAYIN. ‘Bakamazsam veririm birine’ diye düşünmeyin.

petshop’lardan evcil hayvan SATIN ALMAYIN.

küçük çocuğunuz istiyor diye evcil hayvan ALMAYIN.

bakamayacaksanız sokağa ATMAYIN. Onu sevecek birine verin.

kim ne derse desin evcil hayvanın sorumluluğu %90 anneye kalır.

bir çocuğun başına gelebilecek en güzel şeydir köpekle yaşamak. Tecrübe etmeyen anlayamaz ne harika, ne özel bir şey olduğunu. O yüzden      anlatmakla uğraşmayacağım.

temizliğine, aşılarına, sağlığına özen gösterin. Bebek geldiği için değil, bakıma ihtiyacı olduğu için.

evdeki sınırları belirleyin. Köpeğiniz kuralları çok çabuk benimseyecektir merak etmeyin.

çocuğunuza evcil hayvanın sorumluluğunu paylaşması için fırsat verin.