Uyku denen şey problem haline geldi mi öyle bir anda, bir sözle, bir seminer veya bir danışmanlıkla bitmiyor. Bu bir süreç. Zaman zaman zorlaşıp anneyi ve diğer aile fertlerini yorduğu gibi zaman zaman da herkesi şaşırtıp problem olmaktan çıkabiliyor. Ancak eğer bebeğinizin uyku ile derdi varsa öyle kolay kolay bitmiyor. Elbette neye problem dediğinize de bağlı. Uzmanların çoğu bir bebeğin özellikle de 1 yaşına gelmiş bir bebeğin kendi kendine uyumayı öğrenmiş olması gerektiğini ve böylece de sabaha kadar deliksiz bir uykusu olması gerektiğini söylüyorlar. Bunu duyan ve bebeğini kucağında/ayağında sallayan, bebeğiyle beraber bir anne paik olabilir. Yanlış yaptığını düşünüp hemen harekete geçmesi gerektiğini düşünebilir. Yine de bence eğer bebekle birlikte uyumak sizin için sorun değilse ortada ciddi bir sorun yok demektir. Eğer siz istemiyorsanız, bebeğinizin uykusunu alamadığını, gece sık sık uyandığını düşünüyorsanız bir problem var demektir. Birilerinin söylemesi yeterli değildir. Annenin ne hissettiği de önemlidir.

Bize gelirsek… Ben çocuğun kendi kendine uyuyabileceğini ve bunun için birkaç dakika ağlaması ve kendini sakinleştirmesi için izin verilmesi gerektiğini düşünenlerdenim. Kimilerine göre uygun olmayan/zor olabilen bu iş bir seçimdir. Bana göre uygundur, size değildir. 5-6 aylık bir bebeğin uykuya dalarken ağlamasının (saatlerce değil elbette) bebeğinin fiziksel veya ruhsal gelişimine zarar vermediğini düşünüyorum. Ona zaman tanıyorsunuz aksine. Biraz da sabır gerektiriyor. Anne yaptığı bu seçimden dolayı kendinden eminse, suçluluk duymuyorsa ve yaptığının doğru olduğuna tüm kalbiyle inanıyorsa bebek de zaten pek sorun etmeyecektir ve yeni düzene kısa sürede alışacaktır. Eğer ki annede en ufak bir kuşku varsa bebekler bunu anlıyor. Siz de biliyorsunuz. Annenin ruh hali bebeğe aynen geçiyor. Bebek bakımı ile yaptığımız seçimler de direkt olarak etkiliyor bu minikleri.

Koray, 5 aylıkken 3 gün birkaç dakikalık ağlamalar sonucu kendi kendine uymayı öğrenmiş bir bebekti. Sabaha kadar sadece bir kere uyanırdı. Ta ki 15-16 aylık olup da o hapishane(!) yataktan kaçana kadar. Mümkün mü ondan sonra çocuğu yatağına yatırıp odadan çıkmak?!? Ağlamıyor da arkamdan geliyordu. Ben yatırıyordum o iniyordu. Bana göre yapılacak tek şey uyuyana kadar yatağının kenarında oturmak ve masal anlatmaktı. Biraz daha uzun sürdü ama işe yarıyordu. Bunun da sonu geldi çünkü 2 yaş 2 aylıkken emziği bıraktırdım. Emzikten kurtulmak tahminimden kolay oldu ama sanırım yeterince hazır değilmiş ki bu sefer de gece uyanmaları başladı. Bir, iki, üç… çocuk, emziği olmadığı için uykuya dalamıyor. Zaten dördüncü uyanıştan sonra girip yanına yatmaya başlar olmuştum ki şimdi anlıyorum büyük hata.

2.5 yaştan 3.5-4 yaşa kadar geçen sürede Koray çoğu zaman bizim yanımızda yattı. Ben her sabah ‘yeter artık’ diye başlarken güne ki deliksiz uyuyorum, Sarp ‘bak ilerde biz isteyeceğiz o gelmeyecek yanımıza keyfini çıkartalım’ diyip duruyordu. Ben ilerde de istemiyorum gelmesini. Gelmesin, beraber uymayalım. Yaklaşık bir ay önce bir akşam, Sarp’ın da evde olmadığı bir akşam Koray’a bu yaştaki çocukların kendi yataklarında kendi kendilerine rahat rahat uyuduğunu söyledim. Her işi ‘ben yaparım’ diyen bir çocuğun kendi kendine uyuyabileceğini anlattım. Ağzını burnunu büktü ama pek itiraz etmedi. ‘Sen yaparsın’ dedim diye herhalde ikna oldu. Uzun bir banyo seansından sonra bir kitap okuduk, yatırdım, lambasını kapatıp odadan çıktım. Kalbim ağzımda, heyecanlıyım. Söylendi, ağlar gibi yaptı. Sonra da ‘tamam uyuyacağım ama kapıyı tam kapatma ışık gelsin’ dedi. Peki, diyerek istediğini yaptım. O akşam uyuması 1 saatten fazla sürdü ama uyudu. Zafer benim olmuştu. O günden beri Koray artık her akşam yatağına kendi giriyor ve kimseyi istemiyor yanına. 5 dakika bile geçmeden de uyuyor. Gece çişi gelirse kendi kalkıp hallediyor işini sonra da gidip kendi yatağında devam ediyor uykuya. Bitti mi? Bitmedi elbette. Normalde kendi kendine uyuyan çocukların gece boyu deliksiz uyuyacağı söylenir ya… biz Koray’ı sabaha karşı yatağımızın ucunda buluyoruz. Hangi saatte bilmiyorum belki 2 belki 3’te geliyor. Eskiden ağlardı, şimdi akıllandı ağlamıyor da sinsi sinsi gelip yatakta kendine yer buluyor. Eee ne olacak?

Belki de diyorum, bu çocuk böyle. Kabullenmeli. Hiç değilse uykuya itiraz etmiyor, kendi kendine uyuyor.  Daha ben ne yapayım. Daha fazla zorlamanın anlamı var mı? Uyku konusunda yavaş yavaş ilerliyoruz. Durum bu. Çok büyütmeden, sinir krizi geçirmeden hayatımıza devam ediyoruz.