Ne ilk ne de son seyahat/tatil yazım olacak. İş veya zevk dolayısıyla çok sık seyahat ediyoruz. Bu hep böyleydi. Koray’ın aramıza katılışı da bizi yavaşlatamadı ve benim 3 yaşındaki oğlum her yere bizimle geliyor. Doğduğundan beri geziyor desek daha doğru. Araba, feribot, uçak, jet-lag, otel, pansiyon gibi kavramları gayet iyi biliyor. O yüzden sorun pek yaşamıyoruz. Elbette rahat bir anne olmamdan da kaynaklanıyor. Ne uykuyu, ne yolculuğu ne de beslenmeyi problem etmedim. Bir şekilde geçecek, diye düşünüyorum.

Çocukla çıkıyor iseniz tatile, sadece sürpriz yaşamamak için tatilinizi iyi programlamalısınız. Nerede yenir, nerede gezilir, çocuk için ne aktivite vardır öğrenip yola çıkmalısınız. Yoksa en sakin, uyumlu çocukla bile seyahat cehenneme dönebilir ve bunda çocuğun hiç suçu olamaz. Eğer ki çocuk sıkıntı yaşatıyorsa bilin ki sorun onda değil sizdedir. Bir şeyleri iyi planlamamaşınız demektir. Göz ardı ettiğiniz detaylar olabilir. Yine de hiç bir şey gözünüzü korkutmasın ve çocuğunuz var diye kendinizi evinize hapsetmeyin.

Nasıl mı?

Önce rahat olun.

Uçak yolculuğu tahmin ettiğinizden daha kolay geçiyor. Bebek ne kadar küçükse o kadar kolay üstelik. Özellikle kalkış ve inişlerde kulaklarının tıkanmasına karşı emzik veya emzirmeniz rahatsız olmasını ve ağlamasını engeller. Biraz daha büyük çocuklara örneğin Koray gibi ne yapması gerektiğini söyleyebilirsiniz. Bizimkine ‘ağzını aç kapa aç kapa, geçecek’ diyoruz. Yapıyor ve rahatsızlığı nisbeten azalıyor. Bunun dışında jetlag var esas korkutan gözünü annelerin. Korkmayın. Hele ki gündüz uyuyan bir çocuksa daha kolay atlatıyor jet lag’i. Zaten saat farkı-gün hesabı vardır. Yani kaç saatlik bir fark yaşıyorsanız o kadar günde düzene giriyorsunuz. 10 saatlik bir fark varsa 10 günde yerel saatte tam olarak uygun yaşamaya başlıyorsunuz. Dert değil yani gezmeye bakın.

Araba seyahati kimileri için daha rahat olabilir. Sık sık mola vermenin avantajı var elbette. Eğer ki çocuğunuzu araba tutması gibi bir sıkıntı yoksa yolda onu oyalayacak oyuncak, atıştırmalık şeyler ve en son çare olarak ipad, dvd player gibi aletleri kullanabilirsiniz. Uzun yol için hazırlıklı olmalı.

Çocuğun rahat ve mutlu olması, çevre şartlarının yanı sıra anne babanın da ruh haline bağlıdır. Huysuz, endişeli, her şeyi problem etmeye meyilli anne babanın çocuğunun tatilde hayal edildiği gibi davranışlar sergilememesi olağandır. Dediğim gibi sakin olun. Beklentilerinizi azaltın ve sürpriz yaşamamak için plan yapın.

Valiz dolusu eşya?

Normalde çok az kıyafet ile tatile çıkan bir çift olmamıza rağmen çocuk birlikte bu imkansız. Birkaç sefer denedim, gece yarısı elimde sabun oğlanın body, çorap yıkadığım oldu. En iyisi mi bolca kıyafet alın yanınıza. Çocuk da olsa bebek de olsa üstünü başını kirletme potansiyeli değişmiyor. Ya yemek döker, ya kusar, ya çamura girer ya da çişini kaçırır. Bir şekilde günde birkaç sefer üst baş değişiyor. En kötü ihtimalle gittiğiniz yerden de satın alırsınız ama siz tedarikli olun.

Neyi mutlaka almalı?

Bebeğiniz varsa pusetin yanında mutlaka bir sling alın. Yolculuk esnasında slingler taşımak çok daha pratik. Puseti katla, koy, çıkar zaman ve sinir kaybı.

Bezden kurtulmuş iseniz klozet adaptörünü almanızda yarar var. Çantaya kolayca sığanları da var.

Oyuncakları söylememe gerek yok.

 

Nasıl bir tatil yapacağınız elbette önemli. Kar/kayak, deniz, tekne, dağ, kamp… önceden başınıza ne gelebileceğini öğrenmekte fayda var. Bunun için de bol bol diğer annelerin maceralarını okuyun. Örneğin bundan sonraki yazımın konusu: 3 yaş ve altı ile kar/kayak tatili hayal edildiği gibi olmayabilir.

Diğer seyahat yazılarıma da buradan ulaşabilirsiniz.