Tam olarak kavga değil tabi. Oyuncak paylaşamama, yer beğenememe, üstünlük taslama gibi davranışların neden olduğu anlık durumlardan bahsediyorum. Anlık çünkü 5 dakika sonra hiçbir şey olmamış gibi oynamaya devam ediyorlar. Çocuk olmak tam da bu değil mi?

Yaz tatilini fırsat bilip üç anne üç çocuk buluştuk yine. Üç erkek çocuk olduğunu söylemem gerekiyor elbette. Koray en büyükleri Doruk ve Arda ise 2.5 yaş civarındalar. Üçü de birbirinden komik, ayrı alemlerde çocuklar. Onları seyrederken en çok biz eğleniyoruz. Aslında çok uyumlu oldukları söylemek zor. Yaş farkının üzerine karakter de eklenince zaman zaman bir curcunanın içine düşüyoruz. Yerdeki ufacık bir kağıt parçası yüzünden bile kavga çıkabiliyor. Karışmadık. Uzun süre hem de. Kendi aralarında çözmeleri için uğraş verdik ta ki biri çığırtkanlık yapana kadar. Aslında o anda bile araya girmemek gerekirmiş ama özellikle en büyük çocuğun annesi olarak Koray’ın sinirlendiğinde arkadaşlarına vurabilme ihtimalini göz önünde bulunduruyordum.

Bu arada biz üç anne de çocuklarımıza eğer istemiyorlarsa oyuncaklarını arkadaşlarına vermek zorunda olmadıklarını ancak beraber oyun oynamanın daha keyifli olduğunu anlattık durduk. Ellerinden çekip bir diğerine vermedik.  Doğru mu yaptık emin değiliz bu arada. Paylaşmanın önemi anlatıp duruyoruz ama yine de çocuklarımızın istemedikleri bir şeyi zorla yapmalarına da bizim gönlümüz razı gelmiyor. Konuşarak ikna etme yoluna gittik. Zaman zaman işe yaradı ancak kesinlikle ‘hayır’ cevabını aldığımız anlarda da hiçbirinin üzerine gitmedik. Zaten biz daha kavgayı anlamaya çalışıp müdahale etmeye kalktığımızda onlar çoktan başka bir oyuncakla koşturmaya alt alta üst üste eğlenmeye devam etmeye başlıyorlar. Beraber geçirdikleri vakit arttıkça da bu üç ufaklık birbirlerine daha fazla ve daha kolay tahammül etmeyi de öğrenir oldular. Buluştuktan yarım saat sonra havada uçuşan bir yaprak için kavga etme yeteneğinde olanlar ayrı kaldıkları anda ¨arkadaşlarımı istiyorum¨ dediklerinden, biz de kavgaları görmezden geldik. Vurma-ittirme gibi durumlarda da çocuğa söylenmek anlamsız cezalar vermek yerine ¨anlıyorum, oyuncağını vermek istemiyorsun, kızabilirsin ama vurmamalısın¨ diyoruz. İşe yarıyor gibi gözüküyor. Biz anneler de rahat olduğumuz için çocukların ilişkileri yüzünden gerilmiyoruz.

Çocuk işte baksanıza. Aşağıdaki karelerden tam bir dakika önce o top yüzünden büyyüüük bir kavga çıkmıştı:

 

Keşke çocuk kalabilseydik diyorum bu karelere baktıkça veya hayata daha basit bakabilseydik…

Hayat çok daha kolay olurdu.