Çocuk büyütürken anlaşamayan ebeveynler serimizde ikinci bölüm: UYKU EĞİTİMİ.

Ben ne kadar uğraşırsam uğraşayım anladım ki özellikle bu uyku eğitimi tek bir kişinin isteğiyle olmuyor. Babanın da konuyu desteklemesi daha doğrusu olayın bilincinde olması gerekiyor. Uyku eğitimi demek çocuğu saatlerce ağlatmak değil. Çocuğun kendi yatağında kendi kendine uykuya dalıyor olması demek. Gece yarısı uyandığında ağlamadan, sızlanmadan, yanında kimseyi çapırmadan yeniden uykuya geçmesi demek. En önemlisi de deliksiz uyku demek. Hem de herkes için.

¨Beraber yatmanın nesi kötü?¨ diye soruyor kocam. Kendimden emin bir tavırla gözlerinin içine bakıyorum, sonra bir iki saniye duraklıyorum. Fark ediyor tereddüt ettiğimi. ¨Bak gördün mü?¨ diyor. Evet, çok kötü bir şey değil ama ne zamana kadar gece yarısı kalkıp yanımıza gelecek? 3.5 yaşında artık kimseye ihtiyacı olmadan uyuması gerekir diye düşünüyorum. Sarp ise biraz daha bizimle yatsa problem olmayacağını, elbet kendi kendine uyuyacağını, ben stres yaptıkça işlerin daha iyiye gitmeyeceğini söylüyor. Doğru olabilir mi?

Bazı ebeveynler beraber yatmayı çocuk istediği için değil kendileri, en başından tercih ediyorlar. Bazı ebeveynler de en başından uyku eğitimi verme taraftarı. Ben ise ortada kalmış, her yolu denemiş, biraz da kolayına giden neyse onu yapmış bir anneyim bu konuda. Sarp bugüne kadar ben ne dersem ona uymaya çalıştı ama artık bu uyku meselesinde ‘yeter’ dedi. Çünkü çocuk büyüdükçe verilmek istenen alışkanlığın yerleşmesi de o kadar zor. Bu da özellikle bende büyük bir baskı yaratıyor. Dışarıdan bakılınca öyle büyük bir sorun yok. Erkenden, en fazla beş dakika gibi kısa bir sürede kendi yatağında kendi kendine uykuya geçen bir oğlum var. Buraya kadar her şey harika. Maalesef bu güzel tablo gece yarısı yerini ağlayan, korktuğunu iddia eden ve anne-babasıyla yatmak isteyen bir çocuğa bırakıyor kendini. Geliyor ve evet deliksiz uyuyor. Ben de deliksiz uyuyorum ama içten içe ¨artık yetmez mi?¨ diyorum.

İlerleme yok değil. Birkaç hafta önce yanına uzanarak uyuttuğum oğlum artık herhangi bir temasa ihtiyaç duymadan uykuya geçiyor. Belki de yavaş ilerleyeceğiz ama sonunda başaracağız. Sarp evde olmadığı akşamlar daha başarılıyım çünkü biraz da olsa ağlamasına ve kendi kendine sakinleşmesini bekliyorum. Öyle geceler daha rahat uyuyor. Gece yarısı kalkması daha az oluyor. Oysa baba evdeyken zaten ağlatmam mümkün olmadığı gibi beni odaya bile almıyor Koray Efendi.

Ben bunlarla uğraşırken yine o soru aklıma geliyor: Uyku eğitimi şart mı? Gün gelecek çocuk da kendi yatağını tercih etmeyecek mi? Benimle aynı durumda olup çocukları 4-5 yaşında olan arkadaşlarıma bakıyorum. Bu kadar stres yapmadan beraber uyumaya devam ettiler ve artık herkes kendi yatağında.

Uyku eğitimi, anneye, çocuğa, aile düzenine bağlı. Bizim gibi çok seyahat eden bir ailede sıkı kurallar sadece mutsuzluk getiriyordu o yüzden üzerine çok düşmedim. Şimdi ise panik halde çocuğun kendi yatağında yatmasını istiyor olmam herkese haksızlık sanki. Önümüz yaz. Biz yine yazlıkçı moduna gireceğiz, kurallar ister istemez gevşeyecek. Biz karı-koca yine bir sürü konuda daha fazla karşı karşıya geleceğiz.

Beraber yatmak kötü değil. Çocuğu daha bağımlı yapacağını iddia edenlere de gülüyorum sadece. Benim oğlum son derece kendine güvenli, okula ilk gittiği gün alışan, sorun çıkarmayan, kendi kendine oyun oynayabilen, eğlenebilen bir çocuk. Eğer mutluysanız, deliksiz uyuyorsanız, çocuğun yeteri kadar uykusunu aldığına inanıyorsanız ve en önemlisi bunun sizin için doğru yöntem olduğuna inanıyorsanız problem yok. Ancak bu şekilde yatıyor olmak sizi yoruyor, çocuğu aslında husursuz ediyorsa uyku eğitimine geçmelisiniz. İşin aslı 4-5 aylık başlanan ve çok özel durumların dışında sabırla devam edilen uyku eğitimi en iyisi. Elbette babanın da fikrini almalı ve uygulamak istediğiniz yöntemle ilgili babayı da bilinçlendirmelisiniz. Yoksa o kadar da kolay olmuyor.