İki çocuklu günlerimi uzun uzun yazmak için can atıyorum ama zaman bulamıyorum. Gerçekten. Güya ben haftada en az üç yazı yazacaktım. Planladım, başlıkları attım. Kaldı. Bir bebek insanın tüm gününü ele geçirebiliyor muydu? Cevap veriyorum, Evet. Resmen unutmuşum. Hem bedenimi hem ruhumu hem aklımı esir aldı resmen. Bana kalan zamanlarda ne yaptığımı sorun şimdi, bilmiyorum. Bir bebeğin hayatı nasıl ters düz ettiğini unutmuşum.

Güya daha önce tecrübe etmiştim. Bu sefer daha kolay olmalıydı, bir kere yaptım, yine yapabilmeliydim. Kendime zaman ayırabiliyor olmam gerekirdi. Tamam, abartmayayım ikinci çocuk o kadar da zor değil ama üzerinden 4-5 sene geçince bir sürü şeyi hatırlamadığımı fark ediyorum bu süreçte. Neler mi?

Yeni doğan bebek gerçekten çok küçük oluyor. Minicik, ufacık, bir damlacık. İnsan kucağına almadan anlayamıyormuş. Gerçi Koray’a göre 1 kilo daha ağır doğdu Alin ama o bile çok küçük işte. Ama anne olarak kaldığım yerden devam ettim. Nasıl tutarım, altını nasıl değiştiririm, nasıl yıkarım? endişelerini yaşamadım. Tam bir profesyonelim.

Dikkat! Yeni doğan bebeğin kokusu sarhoş edebilir. O süt kokusu, o bebek kokusu her yerde. Hele ben bir de bütün gün içime içime çekiyorum ya kendimden geçiyorum resmen. Bu bebek kokusu bile tüm o yorgunluğu, uykusuzluğu alıp götürüyor.

Yeni doğan bebek çok uyur. İlk haftalar 18-20 saat uyuyorlar. Hayır kesintisiz değil ama uyuyorlar işte. Bazen gözünü açmadan emip devam ediyordu Alin ilk günler. İhtiyacı olan tek şey. Gece-gündüz ayrımını halledene kadar gündüz bazen daha da çok uyuyorlar.

‘Mışıl mışıl uyuyan bebek’ lafını kim çıkarttı bilmiyorum. En azından yeni doğan bebek son derece gürültülü uyuyor. Hep bir ses var. Eyvah uyandı diye yanına koşuyorum bakıyorum uykuda. Bu sefer öğrendim gık dedi diye kucağıma almıyorum uykusunun derinleşmesi için zaman veriyorum. Zaten karnı açsa gözlerini kocaman kocaman açıyordu.

Günde 10 kere bez mi değiştirilir yahu? Evet. Birkaç sefer arka arkaya altını bile tam kapatamadan 5 kere bez değiştirdim.

Emzirmek bir mesele. Öyle hemen emmeyi de beceremiyorlar. Al sana ucu yara, acılı memeler. Bu konu benim için hassas zaten. Sızlayan, şişeni acıyan göğüsler… neyse geçiyor işte.

Gaz çıkartmak ayrı bir mesele. Hele o omuz bezini koymayı unutmak daha büyük mesele çünkü kusmuklu bir bebeğim var. Koray da böyleymiş. Unutmuşum annem hatırlattı. Bazen bütün içtiği sütü çıkarıyor. Fazla mı içiyor, hızlı mı çekiyor bilmiyorum. Kilo alımı yeterince iyi olduğundan pek takılmıyorum. Olan kıyafetlerimize oluyor. Zaten bu emirme işi bitsin 3-4 tane tişört atacağım. Yıkanmaktan rengi soldu hepsinin.

Kusmuk ve çiş-kaka yüzünden günde kaç kere üst baş değişir bebekler? Çok. Peki ya ben? Çok. Sayısını unutuyorum. Bazen saçım bile kusmuk içinde kalıyor. Omzum ekşi ekşi kokuyor ama bayılıyorum bunda. Anne olmak bu işte!

Bebekler çok hızlı büyüyorlar. Kıyafet yetişmiyor. İlk 6 ay neredeyse yetişmek imkansız. Yeni doğan bebek kıyafetleri body ve tulumları en fazla 1 ay giyiyorlar. Elbette bu söylediğim 3 kilo ve üstü ile doğan bebekler için. Düşük kiloda doğanlar biraz daha idare edebiliyor. İyi ki en küçük bedenden çok almamışım. Eğer siz de henüz doğum yapmadıysanız ve alışverişe başlamadıysanız söyleyeyim 3-6 ay arası body ve tulumlardan daha fazla alın. Yeni doğan için olan 0 bedene pek yüklenmeyin. Zaten hediye olarak da geliyor.

Yeni doğan bebek insana neşe veriyor. Hep bir gülümseme sebebi. Yorgunluk, uykusuzluk, asabiyet yok mu? Var ama hemen geçiyor. Varlığı yetiyor, mutluyum. Resmen aşık ediyor kendine. Hormonlardan mı? Zaten öyle olmasa nasıl geçer bu zor günler.

 

Bizim ufaklık her geçen gün unuttuklarımı bana itinayle hatırlatıyor. Hatırlarken de aklıma bir yandan Koray’ın bebekliği geliyor. İki kere gülümsüyorum.

 

Irem Erdilek
Fenerbahçe tutkunu, sosyal medya bağımlısı. Okur, yazar. Blog lover, dreamer & mother. Teknolojik Anne, ALLYN

4 Comments

  1. Merhaba İrem, sen de farkındasın ya çok çabuk geçiyor bugünler. Şimdi sen anlatınca sanki ben daha 11 ay önce bunları yaşamamışım gibi özledim kızımın o ilk hallerini. Tadını çıkar… Sevgilerimle…

  2. Sevgili İrem, ne güzel hatırlattın ekşi kusmuk ve altını kapatamadan yeniden kaka yapmalar :))) Kızımın 2 gün önce 2. yaş gününü kutladık 2 yıl nasıl geçti anlayamadım. Bu veletler o kokularıyla kendilerine aşık ediyorlar. Birde memeyi gördüklerindeki heyecanları yok mu???? :) sevgilerimle, Aslıhan

  3. Merhaba İrem,3 yaşında kızım var,yazdıklarını okuyunca 3 yıl sonra tekrar içim titredi,o anları resmen hissettim.Yazdıklarını keyifle takip ediyorum ve bana 2. çocuk için ilham veriyosun:)sağlıcakla kal…

Leave a Response