Aslında benzer iki yazı yazdım ancak ikisi de bu işin çok başındayken kaleme aldıklarımdı. Şimdi biraz daha tecrübelendiğim için söylemek istediklerim var. Elbette ben bir eğitimci, psikolog, pedagog değilim. Sadece anneyim.

Anaokuluna göndermek, bir çocuğa yapılabilecek en iyi şey. Bence. Hem fiziksel hem duygusal hem de ruhsal olarak çocuğun gelişmesini sağlıyor. Daha sosyal, daha aktif, daha bağımsız ve daha mutlu bir çocuk olmasına imkan veriyor. Kendin başkalarını fark ediyor. Kendisi gibi benzer ihtiyaçları olanları görüyor. İletişim kuruyor. Anne-baba-ev yani büyük güven çemberinde çıkıp kendi başına adımlar atıyor. Anne, çocuğunu göndereceği okulları araştırır, gidip görüşür, deneyimlemiş diğer ailelere sorar…
Zaten anneliği en çok kolaylaştıran başkalarının tecrübelerinden yararlanmaktır bana göre.

Koray’ı evimize çok yakın, daha önce oyun gruplarına götürdüğüm merkezin okul öncesi sınıfına verdim. Bu sene de 4 yaş grubu ile kaldığı yerden devam ediyor. Hepimiz mutluyuz. Çevrede bir sürü okul var ve hepsinin de birbirinden farklı artıları eksileri var elbette. Peki ben hangi özelliklere baktım bu kararı verirken? Söyleyeceğim ilk şey Koray’ın mutluluğu ve kendini güvende hissetmesi oldu. Daha önceden aşina olduğu fiziksel bir ortam, tanıdık yüzler bizim (ikimizin de) zorlanmadan bu süreci atlamamıza yardımcı oldu. Ancak bu herkes için geçerli olmayabilir. Herkesin eline böyle bir şans gelmeyebilir. Öyleyse bir anaokulunda aranacak esas özellikler nelerdir?

preSchool

Bana göre;

Anaokulu eve yakın olmalı. Mümkün olduğunca yakın olmalı. 3-4 yaş çocuğunun dakikalarca yolculuk yapmasına gerek yok. Evinden çıktıktan birkaç dakika sonra varacağı bir okul ideal. Uzaktaki okula yetişmek için sabah erkenden kalkıp uykusuz kalmasın çocuklar. Ayrıca anne çalışıyor olsun veya olmasın çocuğun evine yakın olduğunu bilmesinde fayda var. Hem trafikte boğuşmanın anlamı yok ki. Bunlar daha çok küçük. Tuvalet ihtiyacı olur, sıkılırlar, acıkırlar, kim bilir belki korkarlar da uzakta olmaktan.

Anaokulu çocuğu kalıba sokmaya çalışmamalı. Benim için en önemlilerinden biri bu. Elbette düzen için olmayı, sıra beklemeyi, birbirlerine saygı göstermeyi, topluca aktiviteler yapmayı öğrenecekler ancak çocuğun istemediği bir şeyi de zorla yaptırmamaları benim için çok önemli. Zaten benim oğlum hareketli, onun sıkılarak kısıtlanarak okuldan soğutulmasını istemiyorum. Oyun çocuğu, atlamak zıplamak istiyor. O an arkadaşlarıyla hamur yapmak veya resim çizmek istemiyor olabilir. Bir gün yapacak. Bir gün herkesle birlikte o masanın başına zaten oturacak. Düzeni sağlamak amacıyla zorlamanın olmaması gerekiyor diye düşünüyorum. En azından 3-4 yaş için. İşte bu okul da bize en başından itibaren bunu verdi.

Anaokulundaki görevli herkes güleryüzlü ve ilgili olmalı. Sahibinden, müdürüne, öğretmeninden yardımcılara kadar herkesin ilgisine dikkat ediyorum. Jest ve mimikler çok önemli benim için. Çocuklar için daha da önemli olduğuna eminim. Onlar bizden çok daha çabuk kavrıyorlar beden dilini.

Anaokulundaki dersler değişik ilgi alanlarına hitap etmeli. Yani çocuğun zihinsel, duygusal, sosyal ve fiziksel gereksinimlerini destekleyen bir programları olmalı. Her çocuğun ilgi alanı, yetenekleri farklıdır bu yüzden de derslerin(!) çok çeşitli ve çocuğun ilgisini çekecek şekilde olmasını tercih ediyorum. Üstelik okulda çocukların serbest bırakıldığı zamanların olması da benim için önemli.

Anaokulu temiz olmalı. Öyle hijyen meraklısı, hastalık hastası bir anne değilim. Çoğu anneye göre rahatımdır ama temizlik önemlidir benim için. Tuvaletler, yemek yiyeceği yerler, oyuncaklar temiz olsun, bakımlı olsun.

Anaokulu güven vermeli. Çocuk kendini iyi hissetmeli. Çok büyük binalar çocuğu korkuturmuş. O yüzden anaokullarının mümkün olduğunca küçük olmasına özen gösterilirmiş. Küçük derken çocukların kaybolmayacağı kadar küçük ancak rahatça hareket edecekleri, koşturabilecekleri kadar büyük olmalı. Ben Koray’da bunu geçen sene gözlemledim. Vermeyi planladığımız ilkokulun görüşmesine gittiğimizde oranın fiziksel ortamından ürktü. Burası ¨kocamaaan, ben kendi okuluma gitmek istiyorum¨ dedi. Okulun küçük olması çocukların kontrol altında olması demek bir anlamda.

Anaokulunda az öğrenci olmalı. 7-8 kişilik sınıflarda çocuk kaybolmuyor. Yeterli desteği ve ilgiyi görüyor.

Anaokulunun açık hava aktiviteleri olmalı. Ya da bahçesi olmalı. Aslında ilk zamanlar bahçeli bir okulun çok önemi olmadığını düşünüyordum ki Koray’ın bahçe aktivitelerinden ne kadar keyif aldığını anlayınca fikrim tamamen değişti. Okulun fiziksel şartları uygun değilse ders programının bunu destekleyecek şekilde olması gerekiyor. Açık havada yapılacak faaliyet, gezi, spor gibi dersler olmalı.

 

Evet biz okulumuzdan çok memnunuz. Eksikleri var olmaz mı ama Koray çok mutlu ve bu benim için yeterli. Tavsiye eder miyim? Etmem. Okul tavsiye etmem. Çünkü benim için önemli olmayan bir başkası için önemli olabilir. Benim beklentilerim ve çocuğumun şartları başkasından farklıdır, uymaz. O yüzden kimseye ¨mutlaka şu okula ver¨ demem. Sadece yukarıda sıraladığım nedenlerden ötürü hangi seçimi yaptığımı söylerim.

Anaokulu seçimi hassas konu.


Irem Erdilek
Fenerbahçe tutkunu, sosyal medya bağımlısı. Okur, yazar. Blog lover, dreamer & mother. Teknolojik Anne, ALLYN

3 Comments

  1. Merhaba,
    Koray bu fotograftaki anaokuluna mı gidiyor. Cok sevimli görünüyor. Bende okul arayışı içindeyim. En azından gidip görmek ve denemek isterim. Hangi okul oldugunu yazar mısınız?

  2. Bence anaokulu seçerken çocukların sevgi, şefkat ve ilgi görebilecekleri ve mutlu olabilecekleri bir okul tercih edilmelidir. Öncelikle verilen eğitim, okul kurucusunun eğitime bakış açısı ve kullandıkları mekan da çok önemli tabi. Benim kızım Ataşehir Final Anaokulu’nda ve eğitimci, pedagog, aile danışmanı ve pdr uzmanı bir okul kurucusu olmasının eğitim anlayışlarına da yansıdığını görebiliyorum. Reggio Emillia eğitim yaklaşımını doğru bir şekilde uygulamak için gösterdikleri gayret de takdire şayan. Ayrıca okul binasının ve bahçesinin de çok geniş olması, hayvanlarla iç içe olmaları, her gün botanik bahçesinde bir ders yapılması da cezbedici.

Leave a Response