Alin neredeyse 18 aylık ve ben ona hamileyken aldığım bebek defterini elime yeni alabildim. Bu  zamana kadar ne güzel anılar biriktirmeye başlamışız Alin ile birlikte. Hayatımız daha bir renklendi, daha bir neşelendi. Hem yoruluyorum hem de acayip mutluyum çünkü sağlıklı iki çocuğum var. Defterin sayfalarına göz gezdirirken düşünmeye başladım bugüne kadar Alin ile yaşadıklarımızı. O sayfalara sığmayacak kadar çok şey hatırladım. Çocuk sahibi olmak harika bir şey bir kere onu anladım tekrar. Sonra da şunlar geldi aklıma:

Alin’e hamile kaldığımı öğrendiğim gün. Ben tam  2 sene önce bugün öğrendim bunu. Aslında biliyordum test yaptırmadan önce. Adet günüm henüz gelmemişti bile ama hissediyordum. Dayanamayıp gidip eczaneden test almıştım. Belli belirsiz de olsa ikinci çizgiyi görebiliyordum.

Sarp’a söylediğim an. Beklesem mi iki gün daha diye düşündüm elimdeki hamilelik testi ile. En iyi kan testi yaptırmaktı. Sarp’a sonra söyleyeyim diye düşündüm önce. Zaten iki gün sonra görüşecektik, telefonda söylemeyeyim dedim. İşte tam o anda telefon çaldı. Sarp. Dayanamadım elbette.
– Ben galiba hamileyim.
– Nasıl galiba?
– Belli belirsiz çizgiler emin değilim ama hissediyorum.
– Sen hissediyorsan doğrudur.

Hamile kaldığımı anladığım sonra dayanamayıp gidip kan testi yaptırdığım gün. Sarp’a söyledim. Sonra saate baktım laboratuvara gidip kan vermek için zamanım vardı ama sonuç hemen çıkmayacaktı. Ertesi sabah erkenden kalktım gittim. Akşam üstü elimde sonuç kağıdım. Elbette pozitif.

Ekranda gördüğümüz o ilk gün. 8 haftalıktım doktora ilk gittiğimde. Kalp atışını duymak için sabırsızlanıyordum ve işte oradaydı. İçimde büyümeye, kalbi atmaya başlamıştı.

Hamilelik haberini paylaştığımız gün. Koray’dan önceki düşük yüzünden hala ama hala hamilelik haberini vermek için ikili testin sonucunun beklenmesini düşünenlerdenim. Bu konuda hiçbir zaman rahat olmayacağım hem kendim hem de diğer kadınlar için. Sonuçta her şey iyi gidiyordu ve ben düşük tehlikesi olabilecek haftaları da atlatmıştım. Artık hazırdım paylaşmaya.

Koray’a hamile olduğumu söylediğim gün. Benim için en önemli anlardan biriydi. 4 yaşındaki oğluma bir kardeşi olacağını söyleyecektim. Sınıfında kardeşi yeni doğmuş arkadaşlarından bahsederek başladım söze. Sonra da bebeğin nasıl oluştuğunu, kadın vücüdunun nasıl değiştiğinden konuştuk. Sıra gelmişti bana. Zaten karnım belirmeye de başlamıştı, hareketlerini de hissedebiliyorduk dışarıdan, elini aldım karnıma koydum ve dedim ki ¨Senin de bir kardeşin olacak Koray’cığım.¨ Nasıl da heyecanlandık ikimiz de. Uzun uzun karnımı sevdi, tekmeleri hissetmeye çalıştı, güldü, utandı, kulağını dayadı. Ne güzel bir andı.

Babyshower günü arkadaşlarımdan aldığım hediye. Sanırım hayatımda aldığım en anlamlı hediyeydi. Hediyeden çok daha fazlasıydı çünkü. Söyleyecek kelime bulamamıştım ilk gördüğümde. Çünkü ben doğum için Amerika’ya gidecektim ve en sevdiklerimi geride bırakacaktım oysa çok isterdim doğum öncesinde sonrasında beraber olabilmeyi. Olsun varlıkları yeter. Hayatımda oldukları için hep sükrettiklerim onlar.

slingomom-hediye

Doğum ve Gezi günü. O kadar tuhaftı ki. Doğru kelimeleri bulmakta zorlanıyorum. Ben doğum sancısı çekerken ülkemde yer yerinden oynuyordu. Bir yandan nefes alıp verip sancıları geçirmeye çalışıyordum diğer yandan da elimde telefon twitter, instagram ve facebook’tan Gezi olaylarını takip etmeye çalışıyordum. Ben doğurmaya çalışırken insanlar Anadolu yakasından Avrupa yakasına Boğaz Köprüsü üzerinden yürüyerek geçiyordu. İnanılmazdı. ¨O gece o gündüz nasıl geçti, doğum nasıldı?¨ diye soranlara verdiğim cevap Gezi oluyor.

Normal doğum için son şans. Biraz zor oldu, rahatını bozduk sanki çünkü son ana kadar doğum kanalına girmedi. Naz mı yaptı yoksa canı mı istemedi bilemedik ama ben az kalsın sezaryene gideceğim korkusu yaşadım. Sonuçta kesiksiz yırtıksız bitirdik doğumu. Ben bile inanamadım.

Alin’i ilk gördüğümüz an. Kalbim duracak sandım. Gözyaşlarım akmaya başladı. ¨Şükürler olsun kucağımdasın, sağlıksın¨ dedim. Sarp hemen yanı başımda, minicik ellerini tutuyordu.

Koray ile ilk karşılaşma Annem, kardeşim ve Koray doğum odasının dışında beklerken Alin’in sesini duyar duymaz odaya koştu Koray. Tutamamışlar daha fazla. ¨Annemi görmek istiyorum¨ demiş hep. İçeri girdi utana sıkıla. Alin nerede diye sordu tam o sırada doktor muayane ediyordu. Dikkatle seyretti. Çok şaşırdı, dokunmak istedi, göbek kordonuna baktı. Sonra boynuma atladı. Öpüştük uzun uzun.

Hello World. 1 günlüktü babasının kucağında gülümsüyordu. İçimiz ısındı. O zamandan belli etmişti kendini.

Hello World! #slingobabygirl

Emzik almayı kabul ettiğin gün. Tüm o ilk bebeklik anıları içinde benim için en önemlisi sanırım emziği kabul ettiği gündür. Çünkü 9 ay boyunca ben ısrarla emzik verdim o reddetti. Kaç çeşit denedik yine de olmadı. Ne zaman ki emzirme bitti, Alin emziği kabul etti. Israr ettim çünkü emzikle daha kolay uykuya geçiyor bebekler.

Luca’yı fark ettiği gün. Koray çok çabuk fark etmişti ama Alin emeklemeye başladığı 8.ayda Luca ilgi alanına girdi. Şimdi onun için çıldırıyor. Luca’yı devamlı besliyor, onunla lokmalarını paylaşıyor. Yanına gidip yatıyor. Bebek ile köpek aynı evde olur mu sorusuna en güzel cevap bu ikili.

Yürümeye başladığı gün. O kadar sevindim ki. Kucakta taşımaktan sıkıntı gelmeye başlamıştı. Emeklemek de bir yere kadar.

Alin’i en çok Koray güldürüyor. Her zaman öyle olmaz mı zaten? Büyük kardeşlere olan ilgi ve sevgi farklıdır. Koray etrafındayken Alin hayran hayran ağabeyini seyrediyor. Koray için aynı şeyleri söylemek zor tabi. O, henüz sevse mi yoksa kardeşinden nefret mi etse karar veremedi.

slingomom-korayalin2

İlk arkadaşlar. Alin şanslı bebek. En yakın arkadaşlarımın da bebekleri oldu ve bu yüzden hep beraberiz, hep beraberler. Doğal oyun grubu. Hepsi birbirinden komik. Onları seyretmeye bayılıyoruz.

Dedi ki ben kendim yerim, bana püre verme. Konuşabilse eminim derdi çünkü katı gıdaya geçtiğimiz ilk gün çorbayı, püreyi, kaşıkla beslenmeyi reddetti. Önce eliyle sonra da çatalla kendi kendine yemeyi tercih etti. Etraf battı mı battı. Hala da batıyor ama olsun bilinçli tüketici oluyor.

Bu saç ne zaman çıkacak diye gün saydık. O kadar komikti eski fotoğraflara bakınca ¨Çirkinmiş¨ diyorum. Tepede saç yoktu. Ben ne zaman bir fotoğraf paylaşsam ¨Merak etme, üzülme, saçları çok gür çıkacak¨ diyen biri oluyordu. Neyse saçlar uzadı da artık benim için kimse üzülmüyor.

Anladık ki Alin ‘kokoş’ bir şey olacak. Belki de olmaz. En sevdiği şeylerden biri benim makyaj çantamı karıştırmak. Sade bir kadın olarak ¨Kimin kızı bu?¨ demek istiyorum ama annemin anlattığına göre Alin kadarken ben de bayılırmışım çanta karıştırmaya, makyaj malzemelerine bakmaya. Gizli gizli masa altlarına girer ruj sürmeye çalışırmışım, annemin topuklu ayakkbılarını bulup giyermişim. Evet Alin benim kızım.

İşte böyle Alin denince aklıma ilk gelenler bunlar. İleride okudukça çok eğleneceğimize eminim.

Peki siz yazdınız, doldurdunuz mu bebek anı defteri?

 

Irem Erdilek
Fenerbahçe tutkunu, sosyal medya bağımlısı. Okur, yazar. Blog lover, dreamer & mother. Teknolojik Anne, ALLYN

13 Comments

  1. Koray ile Alin’in fotoğrafı insana 2.ciyi yapsana diye kulağına bir şeyler fısıldatıyor. Ama ama ben kızımı çok seviyorum.3,5 yaş itibariyle hayatımız renkleniyor, beraber geziyor, sohbet ediyoruz anne kız moduna yeni girdik biz. Nasıl olur, kıyamıyorum ben kızıma :( Ama bir de şu fotoğraf ah şu fotoğraf…

  2. bebek için dualar ederken, yazını okurken ‘böyle duyguları bende yaşayacak mıyım diye’ ağladım resmen, bu duyguları hissettirdiğin için teşekkür ederim…

  3. Ne kadar güzel,ilerde harika bir anı olacak. 14 aylık oğlum var ben de zaman zaman ona,aslında daha çok kendime mektup yazar gibi onunla ilgili anılarımı ve hislerimi yazıyorum. sonrasında okumak çok keyifli oluyor.
    hissettim demişsin ya dün nedense ben de aniden hamile olduğumu hissettim. sadece bir his.. :)

  4. bendende bir tavsiyem heryıl aynı gün resim cekin hatta bir agaçla cekin o an agaç son baharsa sonbahar sonrada kışı sonrada ilk baharı derken yazı çekin tabiii sonbahar derken agaçda büyümüş alin de heryıl yapın n ALİNLE beraber bu resimleri bir arşiv yapın akıl almaz bir albüm ortaya çıkar onada güzel bir hatıra olur kalın saglıcakla

  5. Ahaahahaha Özge’ye katılıyorum hormonlardan mıdır yoksa sen duygusal mı yazmışsın bilemedim ama benimde gözlerim doldu.Anı defterini elime alacaktım ki blog girdi hayatıma defter bomboş duruyor ama ben tarihleri ile tüm özel anları aklımda tutanlardanım :))

  6. Gerçekten 9. Ayda mı kabul etti emziği? Biz 3 aylık olduk türlü denemelere rağmen istemiyor:(

  7. Çok ggüzel yazmissin.Blogunu 2012 şubat ayında 4 aylik ogluma uyku eğitimini arastirirken kesfetmistim.Ve sanirim o gun nerdeyse tüm yazilarini okumuştum.O tarihten beri bilgi. sık kullanılanlar çubuğunda ekli :) Benimde oğlumun günlüğü var hamilelikten beri yazdigim çok özel bir defter bu herkes yapmsli brnce

  8. 5 aylık hamileyim ve gözlerim dolu dolu okudum. Umarım ben de sağlıklı bir şekilde alırım kucağıma yavrumu.tek dileğim bu çünkü.ikili test sonucu büyük bir korku yaşadık ve hala yüreğim ağzımda.kucağıma sağlıklı verecekleri güne kadar da sanırım böyle olacak.

Leave a Response