Bizim ikincinin kız olacağını öğrendiğimiz andan itibaren bir isim konusudur gidiyor. Koray’a isim bulmak çok kolaydı. Hiç düşünmedik desem yeri. Sarp Koray Erdilek’in ortadakini aldık oğlumuza verdik. Sanıldığının aksine fikir tamamen benden çıkmıştı. Benim çocuklarıma isim koyarken birkaç kriterim vardır. Hoş Sarp’a sormadım hiç senin kriterlerin nedir diye? Bence bebeğe anne koymalı ismi. Mesela bu ilk ve en büyük kriterimdir :)

1) İsim bana kötü anılar hatırlatmamalı.

2) Evet biz Türk’üz, bundan da gurur duyuyoruz ama internet dünyasında da varlığımızı sürdürmek istiyoruz. O yüzden Türkçe karakter mümkün olduğunca olmasın istedim. Kendi kızlık soyadımdan da çok çekmişliğim vardır zaten: Küçükçelebi.

3) Bence aile büyüklerinin anılması için küçücük çocuğa kocaman anlamlar yüklemeye de gerek yok. Yani diyorum ki dedenin, büyükannenin vb gibi isimleri konulmayacak. Çocuk başlı başına bir birey, bir kişilik. Kimseyi yüceltmek için doğurmuyorum.

3) İsmin anlamı çok önemli. Kulağa da güzel gelmeli.

4) Moda isimlerden olsun istemedim. Genelde dizi karakterleri yön veriyor isim bulma işine. Ben uzak durdum bundan.

5) Kolay söylensin, kolay yazılsın, soyadıyla uyumlu olsun. Biraz da dil bilgisi kurallarını gözetmeli. Sesli harfle başlayan Erdilek olan soyadımızın önüne gelecek isim sessiz harfle bitmeliydi. Öbür türlü zor söyleniyor. Mesela Su, Duru. Bu iki ismi de çok severim ama bence Su Erdilek, Duru Erdilek söylenmesi zor gibi. O yüzden vazgeçtim. Zaten o kadar düşünmemiştim.

Dediğim gibi Koray hazır geldi önümüze. Benim tüm kriterlerime uyuyor, Sarp da o ismi kullanmadığı için oğlumuza koyduk oldu bitti. Ancak iş kız bebeğe isim koymaya gelince o kadar kolay olmadı. Ben isimlerin insanın hayatına yön verdiğini belki biraz da karakterine etki ettiğine inananlardanım. Kız çocuğa da nedense daha bir özeniyormuş insan. Kuzenlerimden, arkadaşlarımdan bir sürü fikir gelmeye başladı. Yok diyorum, öyle olmamalı. Olur da hiç bulamazsam doğduğunda kucağıma alırım ve bana hissettirdiği ismi koyarım. Sarp’a bunları söyledim. ¨İyi de sen zaten ALİN koymayacak mıydın bir gün kızın olursa?¨ dedi. Ben nasıl unuturum ki bunu diye düşündüm.

Alin…

Işığın kaynağı…

Kibar, zarif, asil…

Gerçekten de seneler önce karar vermiştim bu isme. Kuzenimin Alin adında bir arkadaşı vardı. Duyduğum anda anlamını bile bilmeden aşık olmuştum. Sarp’a da neredeyse tanışır tanışmaz bahsetmişim bu fikrimden ki ben bunu hatırlamıyorum. Sonra unutmuşum işte. Sarp’ın ağzından duyunca tekrar tekrar aşık oldum.

 

Alin Erdilek sağlıkla gel hayatımıza!