Koray’ın doğduğundan beri çeşitli modellerde sling ile büyüdüğünü blogu takip edenler bilir. Slingo ise Koray 6 aylık olduğundan beri hayatımızda. İlham kaynağım oğlum ve bel ağrıtan kangurular. Yolda sokakta görüyorum küçücük bebekler kanguruların içinde genellikle de babalarının önünde, yüzleri dışarı dönük, havada asılı gibi langur lungur geziyorlar. Bir keresinde boynu bükülmüş şekilde uyuyakalmış, anne farkında değil. Oysa bu minik, pouch slingte veya Slingo HUG gibi bir taşıyıcıda olsa. Annesine veya babasına yaslansa, değse ona. Gözünü açtığında görse, kokusunu daha çok içine çekse…

Blogcu Anne geçen gün sormuştu hangi sling daha iyi diye. Ben de uzun uzun yazmıştım ona yorum olarak. Aslında slinglerin hepsi, kangurulara göre daha avantajlı. Uygun bedende, kaliteli kumaşlarla dikilmiş her hangi bir bebek taşıyıcı mükemmel benim için. Ben ring-sling’i kullanamadım. Rahat edemedim açıkçası. Wrap olarak bilinen esnek bir kumaş parçasını bebeğinizle kendinize sardığınız ürün de bebek küçük olduğunda kullanılabilir ama ağır bebek biraz zor. Bir de 5 metrelik kumaşın temiz ülkemin bal-dök yala sokaklarında bağlanması imkansız. Ben tercihimi pouch sling, Ergo ve mei tai’dan yana kullanıyorum. Slingo HUG da zaten Ergo ile Mei-tai’in karışımı aslında. Portmantoda, Koray’ın odasında ve arabamızda her daim bir tane var. Market alışverişine puset ile gitmek mi???

Gelelim ben hala Slingo HUG kullanıyor muyum?’a… Koray 21 aylık hareketli bir tazmanya canavarı kıvamında   ya, kimse onun kendi rızasıyla sıkı sıkı bağlanmak isteyebileceğine inanmıyor. Ya da benim rahatça onu taşıyabileceğime. Bu kadar hareketli bir çocuk sabitlenmeyi nasıl kabul edebilir değil mi?

Neden olmasın?

Kucak bebeği diye tabir ettiğim, geceleri annesi-babsıyla uyumayı isteyen bir çocuk slingin içinde olmaktan tabi ki zevk alır. Ben de oturup gün içinde onu uyutma amaçlı takmıyorum ki. Koray’ın da amacı belli: Anne Slingo taksın, Koray’ı alsın, gezmeye gidilsin. Uykusu gelince de en kötü koyar başını annesinin göğsüne tatlı tatlı. Her yerde anlatıyorum Slingo’yu saklamaya başladığımızı. Bizimki olur olmadık zamanlarda çıkarıp getiriyor önümüze, zorla taktırıp kollarını uzatıyor. Ben de sakladım evde. Geçenlerde annesinin numunelik kumaşlarından siyah olanı bulmuş. Getirdi koydu önüme. Slingosu zannetmiş. ‘Yok oğlum, bu Slingo değil, bak’ diye açtım kumaşı. Nafile. Tak da tak. Çare yok. Slingo yerinden çıktı tabi ve bari boşuna olmasın diye bakkala gidildi. 5 dakika bile yetti ona. Mutlu mutlu gittik-geldik. Ben yine de katlayıp kaldırdım.

Seyahatlerde, hava alanlarında, toplu taşıma kullanmanız gerektiğinde, yalnız alışverişe çıkıyorsanız, iki çocukluysanız ve biri zaten pusetteyse sling kullanmaktan başka çare yok. Puseti al, tak, yerleştir, katla, koy cehennemini ben geçen sene kışın, Paris metrosunda yaşadım. Daha doğrusu bizde Slingo vardı rahattık da, pusetle tek başına yerin yedi kat dibinden merdivenlerle çıkmak zorunda kalanları görünce fena olmuştum.

Slingosunu takarken annesine yardım eden çocuk

Slingosunu takmaya çalışan 2 yaş çocuğu

Evet bebek arabaları, ana kucağı gibi ürünler de bebekli hayatı kolaylaştıran, kimi zaman insanın nefes almasını sağlayan araçlar. Klasik kanguruya karşı Sling diyorum zaten ben.

Her çocuk kucakta büyümeli!!!