2 yaş sendromunu atlatmanın yolları

2-yas-sendromu

2 yaş sendromunu atlatmanın yolu kabullenmekten geçiyormuş. Bir tane geçti şimdi ikinciyi yaşıyoruz o yüzden rahatız. Başımıza gelecekleri az çok biliyorduk, hazırlıklıydık. İlk deneyim önemlidir. Koray’ın 2 yaş sendromunde baktım ki çocuk her şeye karşı ve her şeye ters, kendi haline bıraktım öncelikle. Olması gerekendi. Bu yaşta itiraz etmesi, hayır demesi gerekiyordu. ¨Ben burdayım, ben büyüdüm, beni görmezden gelmeyin¨ demenin ilkel ifade biçimiydi. Tamam, dedim. Çünkü kızmak, bağırmak hiçbir işe yaramıyordu. Sorun bende değil, onda da değil. Bu tamamen normaldi. Ne zaman dili iyice çözüldü, sakinleşti. Koray aslında zor bir çocuk olmadı hiçbir zaman. İkna etmek kolaydı yeter ki ihtiyacı olan ilgiyi verelim. Ben de tüm bu süreçte onu elimden geldiğince anlamaya çalıştım. En sıkıntılı anlarımızda kendi kendime tekrarlıyordum ¨Bu normal, sakin ol, kızma, biraz bekle, sarıl, öp¨ diye. Sırasıyla uyguladığım yöntemdi bu. Her ikimize de iyi geliyordu.

Koray 7 oldu ama şimdi de evde 2.5 yaşında bir küçük kız var. Aşağı yukarı aynı şeyleri yaşıyoruz ama bizim kız biraz kaprisli. Hemen ikna olmuyor bir de sabit fikirli. Ben bunları böyle anlatınca kocam, annem, babam ¨E tamam işte aynı sen¨ diyorlar. İyi anlaşırmışız ki aslına bakarsanız evet anlaşıyoruz. Çünkü ne hissettiğini tahmin edebiliyorum. Tecrübeli anneyim hem yapacaklarım belli. Bu sefer sinirlenmiyorum bile, sakinim hep. Çoğu zaman da gülüyorum. O asabiyeti acayip komiğime gidiyor. Kız çocuk olduğu için sanırım biraz da fazla konuşuyor, devamlı dır dır başımda. Olsun, diyorum. Biliyorum bu küçük hallerini çok özleyeceğim.

2 yaşında bir ufaklıkla yaşayan, bu sendromlu günleri kazasız belasız geçirmeye çalışan anne babalara kendim için de uyguladığım ve işe yaradığına inandığım birkaç şey söyleyeceğim:

1. Sakin olun. 

Çocuklar bizi çok iyi tanıyorlar ve her an sınıyorlar. Sınırları zorluyorlar. En çok kızdığımız hareketleri yapmaktan zevk alıyorlar adeta ama eğer sakinliği koruyup tepki vermezsek, bağırmazsak o zevki de alamıyorlar. Bir daha deniyorlar hatta belki birkaç kez daha. En sonunda vazgeçiyorlar. Çocukla ilişkinin en önemli kuralı sakin olmak. Ben yapabiliyor muyum? İkisi aynı anda, beni delirtmeye çalıştıklarında zorlandığım çok oluyor ama inanın bu 2 yaş sendromu dönemlerinde sakinliğimi korumayı çoğunlukla başardım. İlk zamanlar ben de duvara tosladım ama kendi kendime hatırlattım hep ‘bu da geçecek’ diye.

2. Üzerinde durmayın, üzerinize alınmayın. 

Gülün geçin. Bunun doğal süreç olduğunu, genelde en çok annelere sorun çıkardıklarını unutmayın.

3. Tehdit etmeyin, ceza vermeyin.

Anneliğimin  üçte biri ceza, ödülle geçiyor sanki. Tamam doğru değil zaten lafta kalıyor çoğu ama işte ağızdan çıkıyor, geçici olarak işe yarıyor ya kullanıyoruz zaman zaman. Oysa hiçbir sorun çözülmüyor. ¨Eğer yemeğini yemezsen veya durmazsan veya susmazsan sana…¨ diye başlayan tehdit cümleleri çocuğa bir şey öğretmiyor, hareketlerinde değişikliğe neden olmuyor çünkü anlamıyor. Gerçekten sakince anlatmak yerine ceza ile korkutmaya çalışıyoruz. Hele 2 yaşındakinin mümkün değil anlaması. Bildiği kelimelerle ne yapması gerektiğini, davranışlarının sonuçlarını anlatmalı. Örneğin, oyuncaklarını atarsan bir daha sana oyuncak yok! demek yerine attığı zaman kırılabileceklerini ve bir daha oynayamayacağını anlatmak sonuca daha kolay ulaşmayı sağlıyor.

4. Bağırmayın.

Bunu benim söylemem biraz komik oluyor şu anda ama ciddiyim en azından bu dönemde bağırmayın. Aslında hiç bağırmasak en iyisi de. Siz bağırdıkça o da sorunlarını bağırarak çözebileceğini sanıyor. Çocuklar anne babalarının aynası derler ya işte aynen öyle. Asabi anne asabi çocuk demek.

5. Anlamaya çalışın.

Kucağınıza alın veya en azından onunla aynı seviyede olun. Yere oturun. Göz teması kurunSoru sormayın sadece durumunu anlamaya çalışın. Bunun doğal bir gelişim süreci olduğunu kendinize tekrarlamak iyi oluyor :)
Onu anladığınızı belirtin. Sakin bir ses tonu oldukça işe yarıyor.

¨Biliyorum, oyuncağını istiyorsun.¨
¨Anlıyorum, kırmızı ayakkabını giymek istiyorsun¨ gibi cümleler etkili oluyor örneğin.

Elbette soğuk kanlılığı koruyarak sakin konuşmak kolay olmayabilir her seferinde ama emin olun bu anlayışlı tavır çocuğun o ruh halinden daha kolay sıyrılmasını sağlıyor. ¨Ne oldu sana, neden böyle davranıyorsun?¨ diye sormak yararsız çünkü 2 yaşında bir çocuk hissettiklerini tam olarak ifade edemiyor.

6. Seçme şansı verin.

Bebekken her şey daha kolaydı elbette. Ne zaman ki ayaklanıp bir de konuşmaya başlıyorlar hayat daha karmaşık ve bence bir o kadar da eğlenceli hale geliyor. İşte tam bu sırada kontrolü de ele almaya çalışıyorlar. Kendi istekleri olduğunu anlatmaya çalışıyorlar. İnatlaşmak yerine onlara seçim hakkı vermek en doğrusu. Alin ile en çok sıkıntıyı bu aralar kıyafet konusunda yaşıyoruz. Her gün aynı elbiseyi giymek istiyor veya sandaletlerle dışarıya çıkmaya çalışıyor. Ben de kendi seçtiğimi ona sunup ister misin diye sorup bir de ‘Hayır’ cevabı almaktansa mantıklı olan iki seçenek gösteriyorum. Bunlardan hangisini giymek istersin? diye soruyorum. Genelde işe yarıyor  ve fikrinin sorulmuş olmasına çok seviniyor. ¨Ben bunu seçtim.¨ diyor üstüne basa basa.

7. Bolca sarılın, öpün. 

Bebekken kucağımızdan düşmüyorlardı ya aslında 2 yaşında hatta 7 yaşında da hala bu ilgiye ve şefkate ihtiyaçları var. Sevginin gücünü küçümsememek gerekiyor. Kocaman bir öpücük sorunların üstesinden gelmeyi kolaylaştırıyor.

8. Çok daraldığınız anlarda biraz uzaklaşın.

Yani sakinleşmek için kendinize zaman tanıyın. Benim önerim en son çare bu olmalı çünkü ilgi ve anlayış bekleyen çocuğu göz ardı etmek, ondan uzaklaşmak ortamı daha çok gerebilir. Ağlama krizlerini arttırabilir ama baktınız dayanamıyorsunuz en azından tuvalete kaçın. Hem bunu daha kolay kabul edecektir, yalnız bırakıldığını da düşünmeyecektir. İçinizden 10’a kadar sayın, ‘bu da geçecek büyüyor’ deyin. İşe yarayacak, siz sakinleşeceksiniz.

9. Ve elbette kabullenin. 

Yapacak çok da bir şey yok. Bu bir süreç. Sağlıklı her çocuğun yaşadığı, son derece doğal bir dönem. Bu şekilde kabullenince daha çabuk geçiyor.

Benim böyle sakinleşmemi sağlayan şeylerden biri de nerede okuduğumu hatırlamadığım şu cümle olmuştur:

Size nasıl davranılmasını istiyorsanız çocuğunuza da o şekilde davranın.

Biliyorum bazen çok daralıyorsunuz. Çığlık atmak isteğiyle dolup taştığınız da oluyor. ¨Kucağa almak da neymiş evden kaçmak istiyorum.¨ dediğiniz kim bilir ne kadar çok zaman olmuştur ama diyorum ya hep bunların hepsi GEÇECEK. O ufaklık büyüyecek ve siz eski fotoğraflara bakıp sevgi ve özlemle iç çekeceksiniz ¨Ne kadar da küçükmüş!¨ diyerek. 2 yaş sendromu anı yaşamanıza engel olmasın :)

13

6 Yorum

  • Açelya says:

    Şuanda bunu yaşıyorum. Bitmiyor geçmiyor. 18 ayda doktorumuz 2 yaş sendromu demişti. Tamam dedim. Sakinimdir. Yapım bu. Şuan 32 aylık oldu ve hala 2 yaş sendromu diyorlar. Ve sakin olmak benim için kitaplardaki sinir bozucu bir kelime oldu.Yaşam enerjimi emiyor resmen. Anlıyorum onu kardeşide oldu. Şu kısacık ömründe çok badireler yaşıyor, içinde fırtınalar kopuyor. Ama ben sıyırmakla can yakmak arasındaki ince çizgideyim.

    Kendimden korkan ve gözünden alevler çıkartan bir insan oldum. Bakın anne demiyorum insan diyorum. Çünkü bu durum benim tüm hayatımı etkiliyor. Sürekli romatizmalarından bahseden yaşlı teyzeler gibi kızımın garip huysuzluklarından bahsediyorum.

    Ama yazınızı okumak yinede iyi geldi. Evet biliyorum benim gibi anneler çok. Hatırlamak iyi geliyor. Bu günlerin geçmemesinden ve hep böyle kalmasından korkuyorum.

  • Ogrenen Anne says:

    2 yaş sendromunu çocuk değil anne atlatıyor zaten :) Siz kendinizi rahatlatacak bir yöntem bulduğunuz anda; mesela mizah olabilir, biraz kendinize zaman ayırmak olabilir, uzaklaşmak olabilir; çocuklar birden mucize gibi çıkıveriyorlar bu dönemden. Siz aynası gibisiniz, siz rahatsız olunca, utanınca, endişelenince, bu süreci normalmiş gibi değil de düzeltilmesi geçmesi gereken bir sorunmuş gibi düşününce daha da tepenize biniyorlar :) O nedenle, 1-2-3 rahaaaaat.

  • Gozde says:

    Aslinda sendromu yasayan biz anneleriz 23 aylik oglum o kadar hareketliki be hircin ayak uydurmakta zorlaniyorum haliyle cok enerjik degilim artik benim oturabilecegim onun hareketli olabilecegi oyunlar secmeye calisiyoruz topu atiyorum kos getir oglum diyince bir hevesle evin icinde nasil kosuyor mutlaka disari cikariyorum yarim saat bile olsa evime yakin oyun salonu var hem icerde guvenli o oynarken Ben kahvemi iciyorum. Ama yinede zivanadan ciktigimiz anlar oluyor neyapacagimi bilemiyorum bu donemi hasarsiz at
    Atlatmak com zor sorun cocuklarda degil bizim kirilan dokulenle ilgilenmememiz kirlenen eve sinirlenmememiz sakin olmamiz gerek cok cok zor. Bu zamanlari ozleyecegiz ama unutmayalim

  • Fatma Zorlu says:

    Ahhh bir de birer yaş arayla iki çoçuk yapan akıllılar var, benim gibi…
    o yılları hatırlatmayın bile

  • Deniz Kalem says:

    Fatma hanım sizin için geç kalmış ama böyle durumdaki annelere mutlak önerim bir uzman desteği almak. bazen küçük bir destek büyük bir sonuç verebilir

  • basitvemutlu says:

    Ben şimdi aynı safhadan 2. kez geçiyorum.Ama aklımda hep aynı sözler dolanıyor; “hatırla, o daha çocuk. Sen annesin. Bu günler de bitecek ve çok çabuk büyüyecekler”. Evet, kabul ediyorum ve elimden gelenin en iyisini yapmaya çalışıyorum.

Leave a Reply