2 yaş sendromu böyle mi başlıyor?

Bana dediler ki  ¨18 aylıktan itibaren hazır ol. 2 yaş sendromu tam yaşını doldurduğunda ortaya çıkmaz. Kendini önceden belli etmeye başlar.¨ Öfke nöbetleri, inatlaşmalar, ağlama krizleri, devamlı bir asabiyet hali herkesin 2 yaş sendromu denince anlattığı özellikler. Koray, istedikleri olmayınca surat asmaya, dudak bükmeye başaldı. Zaman  zaman da ağlamaya hazırlanıyor. Kendi işini kendi görmeye çalışıyor ve düzeltilmeye pek tahammülü yok. Canı yemek istemiyorsa, mümkün değil yediremiyorum. Aç olduğunu biliyorum, ama yok, inat. 2 yaş sendromu böyle başlıyor öyle değil mi?

Anne-baba olarak bu dönemi başarılı bir şekilde atlatmamız gerekiyor. Koray’ın öfke nöbetlerine, asabiyet haline kapılmadan, soğuk kanlılığımızı kaybetmeden işin içinden çıkmamız gerekiyor. Çünkü tüm bunlar çocuğun şımarıklıktan yaptığı hareketler değil. Aksine kendini fark ettiği, yapabileceklerini, yeteneklerini keşfettiği ve tüm bunları çevresindekilere anlatmaya çalıştığı dönem. Üzerine bir de tam konuşamadığını da eklersek. Ne demek istediğini anlayamayan anne-babasına kızan, küsen, dertli(!) bir minik birey haline geliyorlar.

Birey dedim Koray’a, kendimi mutlu hissettim. Evet o artık kocaman küçük adam. Kendini her yerde belli ediyor. Seçimleri var. Damak tadı bile gelişmiş. İştahsız zannettiğim oğlum, meğer yoğurt ile pilavı beraber yemek, ekmeğin de üzerine tereyağ sürülmesini istemiyormuş. Onu dinlemeye başlayınca aslında sendrom falan kalmıyor.  En azından şimdilik. Henüz 2 yaşını doldurmadı. Önümüzdeki günler beni neler bekliyor merak ediyorum.

Anne-babanın bu dönemdeki en büyük hatasının çocuğa sık sık HAYIR demek olduğunu yazmış Psikolog Eda Gökduman* ve devam etmiş:

Bu yaş dönemi anne- babaların çocuk gelişiminde en çok zorlandıkları ve yoruldukları dönemdir. Yemek yemede direnme, uyku uyumak istememe, söz dinlememe, anne-baba-arkadaşa vurma – ne denirse tam tersini yapma, kendisini yerlere fırlatma, kafasını vurma . Bebeklik dönemi sonrasında size uyum sağlamasını beklerken bu inatlaşmalar ya da öfke nöbetleri nereden çıktı demeyin. Çünkü çocuğunuz özerklik döneminde.Kendisini ortaya koyduğu, her şeyin onun olmasını istediği, kıyafeti seçtiği dönemdir. Bu ısrarlı çabaları sizi ne kadar yorsa , sinirlendirse de tüm bunları bir geçiş dönemi olarak kabul etmek ve bu döneme her şekilde hazırlıklı olmak zorundasınız. Eğer bu dönemdeki abartılı tepkilerinin yaşının bir özelliği olduğunu ve neler yapılması gerektiğini bilirseniz bu dönemi daha rahat bir şekilde atlatabilirsiniz.
Bu dönemde çocuklarınızın özerkliğini engellememeniz gerekiyor, oysa birçok anne doğru davranışı göstermek için bu dönemde HAYIR! kelimesini sıklıkla kullanıyor. Bu tip engelleyici davranışlar çocuğun uyumsuzluğunu daha fazla arttırarak gelişimini olumsuz etkilemektedir. Çocuğunuz dünyayı, çevresindeki nesneleri , kişileri tanımaya ve keşfetmeye yarayacak tüm yetilere sahip. Ne kadar çok nesneye dokunursa, ne kadar çok soru sorarsa , kendisini ne kadar çok ortaya koymaya çalışırsa gelişimi o kadar sağlıklı olacaktır. Soru sorması engellenen bir çocuğun ileride kendine güvensiz , içe dönük kişilik özelliklerini göstermesi beklenebilir. Öfkesi engellen bir çocuk ise bu duyguyu zamanla kendisine yönelterek ısırma gibi davranışlar gösterebilir. Çocuğunuzun özgür olabileceği alanlar yaratmalı ve kendisini duygularını tümüyle ortaya koymasına izin vermelisiniz. Onunla inatlaşmayın çünkü bu inatlaşma ve öfkelenme onun kontrol edebileceği bir düzeyde henüz değil. Kendisinde var olan enerjisini boşaltabilmesi için gün içerisinde bol bol dışarı çıkarın, koşsun,hoplasın, zıplasın, güvenliğini tehdit etmediği sürece istediği her şeye dokunsun, bu onun mutlu olmasına ve gün içinde size daha uyumlu davranmasına neden olacaktır. Eğer yapmasını istemediğiniz bir davranış var ise o zaman kızma, engelleme, cezalandırma gibi davranışlar göstermeyin. Yapacağınız uzun süreli açıklamalar da bu yaş dönemi için pek işe yaramayacak. Yapmanız gereken ilgisini dağıtmak olsun. Dikkatini başka yöne çevirmede yaratıcı bir anne – baba olursanız işiniz daha da kolaylaşacaktır. Bunu sağlamak için onun gözüyle dünyaya bakabilir ve oyunları kullanabilirsiniz. Çocukları ile yeterli iletişimi kuramayan, kendisine zaman ayırmayan / ayıramayan , ebeveynlerle çocukları arasında bu dönemde daha fazla çatışmalarla karşılaşabiliyoruz.

Çocuğunuzu bu dönemde uyumsuz, iyi yetiştirilmemiş ya da kötü bir çocuk olarak asla tanımlamayın. 3 yaş sonrasında size ve koymuş olduğunuz kurallara uyum sağlayabilecek gelişim düzeyine sahip olacaktır. Çocuğunuz büyürken içinde bulunduğu gelişim dönemini çok iyi tanımalısınız, çünkü bazen normal olan davranışlar anne-babalar tarafından problem olarak değerlendirilebiliyor.

Ben yukarıdaki yazıdan bir sürü şey öğrendim. Biliyordum da okumak, okuduklarını değerlendirmek daha farklı. Koray’ı oyalamak, onun ilgisini dağıtmak çok kolay en azından 20-21 aylık döneminde böyle. En büyük yardımcım LUCA. Her zaman diyorum, o olmasa işimiz zor olurdu. Koray’ı bu hayatta en çok mutlu eden şeylerin başında bu tüylü kızımın varlığı geliyor. Bir yandan da onu anlamak için uğraşıyorum. Anlatacak onca şeyi var ama anlayanı yok. Atıyor da atıyor kafadan. 2 yaş sendromundan mıdır nedir, bizdeki en büyük değişiklik uykuya geçerken oldu. Eskiden öper, koklar yatırırdım. Poposuna iki pıt pıt, çıkardım odadan. Hemen de uyurdu genellikle. Şimdi, istiyor ki o uyuyana kadar biri yanında dursun. Okşamasın, ellemesin ama aynı havayı solusun. Kendini güvende hissediyor heralde anlamadım ki? Hata mı yapıyorum. 2 yaşına yaklaşmış bir çocuğu da ağlatamazsın ki uyusun diye. Sonra kendime ¨bu da geçecek¨ diyorum.

Geçecek.

* Eda Gökduman’ın yazısı burada.

0

2 Yorum

  • Ayça says:

    Sevgili İrem .. yazın çok güzel :) Ben oğlumla 2 yaş sendromu yaşayacağımı düşündüğüm bir dönemde her yerde yazarım bıkmadan OSHO Çocuk kitabı ile tanıştım tam da 2. yaş kontrolümüzde doktorumuz ( Hülya Sonugür ) bana şu cümleyi kurmuşken :
    ” iki yaş sendromu sizin sendromunuzdur çocuğunuzun değil, o artık bebeklikten çocukluğa geçti siz bunu kabul etmez bebek gibi davranırsanız o da sizinle çatışır.. onun büyüdüğünü kabul edin”
    buna benzer  bir cümleydi işte :)
    üzerine de kitabı okuduğumda oğlumla ilişkim çok değişti ..şimdi 3.5 yaşına geliyor çok şükür hiç bir sıkıntı yaşamadan geldik.. diyeceğim şu ki belki işinize yarar nacizene Çocuk kitabı tavsiyem ..
    piyasada şu anda yokmuş o yüzden ben de pdfini siteye koymuştum birisi taramış paylaşmıştı .. http://www.pi.web.tr/?p=5537

    sevgiler :)

  • SlingoMOM says:

    Ayca, cok tesekkur ederim. Tecrübeli annelerin soyledikleri, onerdikleri benim icin o kadar onemli ki. Download ettim bile :)

    Sevgiler,

    Irem

Leave a Reply