2 yaş çocuğuna oyun ve oyuncaklar

2 yaşın hırçınlığını azaltmanın en iyi yolunun çocuğu oyalamak olduğunu öğrendim artık. Hatta mümkünse sokakta atlayıp, zıplamalı ki evde anne-babaya patlayan enerjisini boşaltmalı. Herkes de böyle söylüyor. Çok gezen aile olduğumuzdan Koray efendi de dışarılarda olmaya alışık. İki gün evden çıkmasak, üçüncü günün sabahı ayakkabılarımı getiriyor bana. Akşam eve döndüğümüzde kalan enerjisini yemeğe kullanıyor. Herkes mutlu. Yaz mevsiminde Ege kıyısındayız ya şimdi, bizden keyiflisi yok. Bir bezle geçiyor günlerimiz. Terlik bile yok. Deniz-güneş-kum-havuz-bahçe-Luca-kediler-guşlar derken gün bitiyor bir çırpıda. Durumumuzu yakından takip edenler başladılar ”kışın ne yapacaksınız?” demeye… ‘Aman canım ne var, yaparız bir şeyler’ diyorum her seferinde ama işin gerçeği Koray’ı nasıl tutacağımı ben de bilmiyorum. Bu yüzden son günlerde Koray ile aklıma takılan yeni soruları özetliyorum:

2 yaş çocuğu hangi oyuncakla oynar, neyi, ne kadar anlar?

Enerji küpü 2 yaş veletleri her geçen gün büyüyen bir bağımsızlık savaşındalar. Geliştirdikleri yeni yeteneklerini kullanmak için can atıyorlar. Tırmanmak, atlamak, koşmak, eşyaları atmak bu günlerde bizim evin başlıca aktiviteleri. 3 yaşına doğru el ve parmaklarını tam olarak kullanmaya başlar diye yazıyor babycenter’da ama bizimki çoktan kapmış vaziyette. O kadar becerikli ki. Şişe kapaklarını açıyor, su sebiline bardaklarını, biberonlarını yerleştirip sularla oynuyor, çatal-bıçağı doğru şekilde tutuyor, kaşığı dökmeden ağzına götürüyor. Dedesine çekmiş heralde, cerrah mı olacak ne?!? Bir de bu dönemde yaratıcılıklarını destekleyecek oyuncaklar koymak gerekiyormuş önlerine. Bu veletlerin genel özelliklerine bakacak olursak:

* 2 yaş döneminde sosyal oyunlar çok önem kazanıyormuş. Yaşıtlarının olduğu bir ortamda çok mutlu oluyorlar.

* Kendi başına oyun oynamaya başlıyorlar ve puzzle‘lar ilgi alanlarına giriyor artık. Koray arabalarla bayağı vakit geçirmeye başladı. Geçen gün oturdum, uzaktan seyrettim sadece. İki tane araba, bir adet tuvalet kağıdı rulosu, bir Gogi adlı golden retriever figür (Beneklimiz Luca’nın saldırısına uğrayıp ayaklarını ve kuyruğunu kaybedince, Koray Gogi’ye takıldı) ile 1 saate yakın oynadı. O kadar hoşumuza gitti ki. Annem bir yandan ”çocuk olduğunun göstergesi bu, bebeklikten çıktı” dedi durdu. Puzzle ile henüz tanıştırmadım.

* Kalem kullanmaya başlayabilirlermiş. Evet kalemleri harika kullanıyor. Duvarlar, koltuklar, yerler, camlar, anne, baba, anneanne, dayı, Luca ve hatta kendisi… kağıt hariç her yer Koray’ın imzasını taşıyor. Yok durum o kadar vahim değil çünkü eline verdiğim kalemler superwashable yani süper yıkanabilir olanlardan. Suyu gördüğü anda çözülen, zararsız cinsten. Başka kalem bulundurmuyoruz ortalıkta. Herkese tavsiye ederim. D&R’dan aldım ben.

* İki kelimelik cümleler kurabildiği gibi basit talimatları yerine getirebiliyorlar. Koray’dan inciler: ‘Baba giddii’, ‘Bayağı bayağı giddi’, ‘Anne bakk’, ‘yukaa geeee’. Aynı şekilde gel, git, al, iç, şarkı söyleyelim, yemek yiyelim, arabaya gidiyoruz, çuku ister misin? gibi talimatları, soruları anlıyor ve gayet güzel cevap veriyor.

2 yaş için oyuncaklar

Yaratıcı zekayı geliştirecek ve fiziksel gelişimlerini destekleyecek oyuncaklardan bahsediyoruz bu dönemde:

Bisiklet: Pedallı veya pedalsız çocukları mobil hale getirecek her türlü oyuncak için çıldırıyorlar. İlk bir kaç gün kendi başlarına binmeyi öğrenmekle meşguloluyorlar. Ardından da ileri gitmek için yaptıkları hamleyle geri gitmeye başlıyorlar. Ayaklarını kullanarak ilerlemek o kadar da kolay değilmiş meğer. Pedalları uzun süre görmezden geliyorlar çünkü onları kullanarak bisikleti hareket ettireceklerini anlamıyorlar. Bir de bisikletin orasına burasına bir şeyler yerleştirmeye bayılıyorlar. Benim için yeni bir ipucu: 2 yaşından sonraki bir çocuğa ‘Bisikletini buraya PARK EDEBİLİRSİN’ diyerek hayatına yepyeni bir anlam katabilirmişiz.

Rol yapma: Çevresindeki gördüğü her şeyi taklit edebilecekleri klasik oyunlar. Doktor-hasta, çay saati, çamaşır yıkama, yemek yapma gibi oyunlar çocuğun hem yeni şeyler öğrenmesini sağlıyor, hem de anne-baba veya bir başkasıyla beraber oyun oynadığı için sevinçten delirmesine neden oluyor.  Bu oyunlar sırasında ”Lütfen”, ”Verir misin?”, ”Teşekkür ederim” gibi ifadeleri öğretebiliyoruz. Mutfak setleri, tamir ve doktor eşyaları artık oyuncak dolabında yerini almaya başladı.

Sportif oyuncaklar: Hele ki evde erkek çocuk varsa spor yapmalarını sağlamak birinci görevimiz. Enerjilerinin ev içinde olur olmadık zamanlarda patlamasını engellemek için basketbol, futbol gibi toplu oyunlarla beraber saklambaç, yakalamacılık oynanabilir. Mümkünse günün 1 saatini çocuk parkında geçirmeli.

Lego: Gerçi legoyu bloklarla oynamak anlamında kullandım. Plastikten ziyade ahşap  blokları tercih ediyorum ekoannelik yanım ağır basınca. Becerikli minik elleriyle bir şeyler yapmayı çok seviyorlar. Burada önemli olan ellerine aldıkları oyuncakların boyutu ve şekli çünkü bu tip oyuncaklar binlerce renk, şekil, büyüklükte satılıyor. Plastik, ahşap, bez, kağıt gibi bir sürü materyalden de yapılıyor. Çocuğun yaşına ve gelişimine uygun olanı seçip almak gerekiyor. Çocuğun el becerisi ilerledikçe oyuncakların da boyutu küçülüyor ve farklı detayları oluyor. Bundan 2 ay önce Koray bu blokların yanından bile geçmezken, şimdi üst üste dizmeye başladı.

Demek ki neymiş? Çocuğun sadece ellerini, kollarını, bacaklarını değil kafasını da yorup meşgul edecekmişiz ki asabi dönemden en az hasarla çıkalım:)

2 Yorum

  • Merhaba,

    Kizim yirmi aylik ve iki yasina yaklastigi icin yazinizdaki tavsiyelerinize uyarak boya lalemlerinden ve tahta yapbozlardan aldim. Havalarin isinmasiylada kucuk bir havuz terasa :) Cok tesekkurler guzel ve faydali tavsiyeleriniz icin. Sevgiler

  • CANAN says:

    Merhaba oğlum 27 aylık ve biz fena bir halde 2 yaş sendromu yaşıyoruz aşırı sinirlilik ,inatlaşmalar sağa sola birşeyler fırlatmak sebepsiz herşeye ağlamalar zorla yemek yedirmek sabırlı olmaya çalışıyorum ama bazen kendimi tutamıyorum istemeden sesim yükseliyor sonrada üzülüyorum neyse bugünlerde geçer

Leave a Reply