1 yaşından sonra neler oluyor?

12-24 ay arası bebeklikten çocukluğa geçiş dönemi derlerdi hep.

İlk yarısında yani 1.5 yaşına kadar olan dönemde fiziksel gelişimleri sayesinde çevrelerini keşfetmeye başlıyorlar(MIŞ). Artık biliyorum. 16 aylık kuduruk bir oğlan annesi olarak söyleyebilirim ki ayaklandıktan sonra kendilerini iyice fark ettiriyorlar bir kere. Koray’ın emekleme-kendi kendine oturma-yürüme aşamaları o kadar hızlıydı ki… Haftalar almadı bu gelişim. Sabah emeklerken öğleden sonra tutunarak ilerliyordu. Baktı yardım almadan gözüne kestirdiğine ulaşabiliyor, bir kaç gün içinde de cesaretini toplayıp ilk adımını attı. 1 yaş doğum gününde yürüyordu bile. Artık dünya tamamen değişmişti onun için. Keşfedeceği ne kadar çok şey vardı! Oyuncaklara olan ilgisi azalmaya başladı. Bir kaç oyuncağı var vazgeçemediği , bir de kitapları. Dakikalarca kendi kendine kitaplarına bakıyor, bir şeyler mırıldanıyor. Gürültülü oyuncakları seviyor. Ses çıkaran ne varsa Koray’ın ilgi alanında artık. Oyuncak demişken elektronik eşya tuşlarından söz etmem gerekiyor. TV, müzik seti, elektrik anahtarları, kumandalar… tuşu olan, düğmesi olan tüm objeler Koray’ın parmak izini taşıyor.

14.aydan itibaren yürüyüşü iyice düzeldikten ve dengesini kendi kendine toparlamaya başladığında sıra TIRMANMA’ya gelmişti. Üstelik 30 saniye içinde olmuştu. Yine benim bilgisayar başında olduğum bir gün, karşımdaki koltuğun kenarında dikiliyordu, elinde de süt şişesi. Bir yandan yazımı yazıyordum, diğer yandan da ‘koltuğa da çıkamaz artık’ diye düşünüyordum ki, Koriş’in karşıdan bana seslenmesiyle gerçekle yüzleştim. 2 saniyelik demek bu modeller. Ben daha yazımın başlığını atamamıştım, Koray bir anda koltuğa kurulmuştu. Araştırmacı kişilik tırmanacağı yeni yerler için tüm evde keşfe çıktı. Ben de başında. Eskiden ne rahatmışım. Ayağımın dibinde oyun halısında oturup en fazla emeklerdi. Hep gözümün önündeydi. Şimdi ise Luca önde, Koray arkasında ve tahmin edeceğiniz gibi kuyruğun sonunda BEN, evin içinde oradan oraya koşturuyoruz.

Mutfak, odasından sonra en çok sevdiği yer. Fırın, boyunun hizzasında ve dokunmatik tuşları var. Gün içinde belki 10 kere ziyaret ediyor fırını. Tuşlara bas allah bas. Kolayca açabildiği bir dolap var. Ben de oraya plastik, tahta, kırılmayacak ve keskin, sivri uçlu olmayan mutfak eşyalarını yerleştirdim. Kendi oyuncaklarıyla veya ilgisiz plastik nesnelerle doldurmadım çünkü benim yaptığımı yapmaya çalışıyor, benim kullandığım objeleri merak ediyor. Merakını gidermesi için de böyle bir dolabı ona tahsis ettiğimden beri, fırın haricinde diğer çekmeceleri veya dolap kapaklarını açmak için uğraşmıyor. Bazen tezgaha oturtuyorum ki yemek hazırlarken, onunla aynı seviyede olayım. Zaten yerde yaşıyoruz Koray bey’in sayesinde. Onunla aynı seviyeden bakıyoruz dünyaya. Koriş’e de tepeden bakmıyoruz. Gözünün içine bakarak tane tane, kısa kısa konuşmaya çalışıyorum. Evet ben, tane tane ve sakin. ‘Anne olmak bana neler öğretti?’ yazısına bir madde daha eklenecek. Onun dilinin ucundaki bir kaç kelimeyi de aralara serpiştiriyorum ki onu anladığımı ve onunla aynı dili konuştuğumu düşünsün. ‘gım gım, buki buki, maamm’ gibi acayip sözcükleri öğrendim bile. O da ‘Luca, dede, mem mem yani meme ve kedi’ yi anlaşılır şekilde söylüyor.

16 aylık olduğunda artık portatif merdiven, koltuk tepeleri keşif defterine çoktan yazılmıştı. Sırada planlı ilerleme safhası vardı: Ulaşamadığı yere sandalye, koltuk ne varsa ittirip, üzerine çıkıp hedefine ulaşmak! Bir anda arabalar ilgisini çekmeye başaldı. Aslında tekerlekleri önemli olan, ters çevirip uzun uzun inceliyor, nasıl dönüyor diye. Sonra da denemeye başladı yerde ilerleterek. Baktı ki çok zevkli, sağa sola atıp nasıl ses çıkarttığını da biliyor zaten, en iyisi arabalarla biraz daha zaman harcamak diye kafasından geçirdiğini düşünüyorum.

Sebep-sonuç ilişkisini kuruyor. Benim ‘yapma’ dediğim bir şeyi öğrendiği anda 2 dakika sonra tekrar yapmaya kalkıyor bir de üstüne bana sesleniyor: ‘heeee’= ‘bak ben ne yapıyorum’un koraycası. Ne zaman ki kafamı çevirip ilgilenmiyorum yaptığı hareketlerle, o zaman vazgeçiyor. En azından bir kaç saatliğine. 18 aylık olduğunda boya kalemleri, oyun hamurları, iri lego parçaları ilgisini çekermiş. Bakalım 2 ay sonra neler olacak?!

0

Etiketler

Leave a Reply