İnsan anne olunca artık asla eskisi gibi derin ve uzun uyuyamıyor demişti bir arkadaşım. Bebeğiniz uyanmasa bile ve siz uyuyor olsanız bile bilinçaltınızda hep o olduğundan gençlik hallerindeki derin ve umarsız uykulara veda etmek demekmiş annelik. Sağolsun Koray’ın deliksiz uyuduğu geceler haftada 1-2 olduğundan, ben de yaklaşık 18 aydır deliksiz 6 saat uyumamışım. Geçtim ihtiyacımız olan 7-8 saati. Erken yat o zaman diyen o kadar çok kişi var ki. Eee ben yaşamayayım o zaman. Koray 7’de uyu  sun, ben de 10’da yatayım. Gece yarısı uyanınca benim uykum bölünmüş olmuyor mu? Oluyor. Daha da önemlisi bana kalan zaman. 3 saat midir bir anneye kalan zaman? Akşam yemeğinde yediklerim bile henüz hazmedilmemiş olur eminim.

Ama gerçekten çok yorgunum. Gece 12’den önce uyuyamayıp sabah da 5.45-6.00’da kalkınca, bazen akşam üstüne doğru ağlamaklı oluyorum nedensiz yere. Sinirlerim bozulmuş oluyor. Sonuç olarak uyku fizyolojik bir ihtiyaç. Su gibi bir şey. En önemlisi de akıl sağlığı açısından gerekliliği.

Annem geldiğinde biraz rahat ediyorum sadece. Sağolsun gece Koriş kalkarsa o ilgileniyor. Sabah sen kalkma ben hallederim dese de Koriş uyanınca ben de uyanıyorum. Annem onu alıp sabahları hiç olmazda 1-2 saat daha uyumamı sağlamaya çalışsa da annelik içgüdülerim beni uyarıyor ve çok geçmeden kendimi Koray ile annemin yanında buluyorum. Daha da kötüsü kronik uykusuzluğa doğru gidiyorum. Gece yatınca da hemen uyuyamıyorum. Uyuduktan 2-3 saat sonra uyanıyorum ve güne başlamak zorunda kalıyorum.

Bazen istiyorum ki, Koray’ı annemle babama teslim edip (anne olunca bebeğin güvenliğini ve mutluluğunu sağlamadan nefes bile alamaz, hayal kuramaz oluyor insan) gideyim. Uzaklara değil, üst kata bile çıksam olur uyumak için. Ama hayal kuruyorum değil mi?

Öyleyse uzaklara gideyim. Uzak doğuya o zaman. Biri bana masaj yapsın 10 saat mesela. Birisi de cilt bakımı yapsın aynı anda. İsterse Sarp da gelebilir benimle ama mızmızlık yapmayacak. Sonra sıcacık vanilya kokulu jakuziye gireyim. Oradan çıkıp kendimi tropikal bitkilerin olduğu bir bahçeye atayım. Uzanayım çimlere (Hala yatar pozisyondayım, kalkamadım ayağa!). 3 gün uyuyayım orada. Kimse uyandırmasın beni. Ilık ılık esen rüzgarla daha da derinleşsin uykum. Uyanmak istesem de uyanmayayım. O kadar rahatım.

Ben şimdi böyle şikayet ediyorum ya, Koray birkaç gün deliksiz uyur, beni de uyutur kesin. Ben de ”Uykuda son durum” başlıklı yeni bir yazı yazarım. Okuyanlar da ”bu da şımarık, hala şikayet ediyor” derler. Genelde böyle oluyor :)