Üçüz… ikiz de değil. Ben bir tanesiyle baş etmeye çalışıyorum. Bu karı-kocanın üçüzleri var. Baba, John Cave Osborne hemcinsleri için bir yazı yazmış. Baba olmaya hazırlanan veya henüz ilk bebeğini yeni kucağına almış olanlara bir kaç ipucu vermiş.
Bir erkek yazınca oldukça eğlenceli oluyor ama ben asıl üçüzlerin annesini merak ediyorum. Acaba o ne yazardı?

Üçüz babası diyor ki:

1. Bu Harika Olacak.

John üçüzlerin doğumundan bir gece önce oturup düşünmüş onu nelerin beklediğini. Bu büyük değişimle nasıl baş edecekti? Çünkü bundan 1 sene önce bekarken, şimdi evli ve üç tane de çocuğu olmak üzere. Bir erkek için oldukça korkutucu olmalı. Neyse ki John, herkesin için rahatlatıyor ve hayatının artık gerçekten anlam kazandığını söylüyor.

2. Acayip Sesler Çıkarmayı Öğrenin.

Bu dünyada her baba anormal sesler çıkarmak zorunda çünkü bebekler buna bayılıyor. Bebeğiniz size gülücükle tepki verdiğinde her şey daha da güzelleşiyor. Bir bağ kuruluyor aranızda.

3. Çişle yıkanmaya hazır olun.

Özellikle oğlu olanlar için bu madde. Bebeğinizin altını değiştirmeye kalktınız. Bezini açtığınızda bir hareketlenme görüyorsanız muhtemelen kısa bir süre içinde üstünüz başınız çiş içinde kalacak. Bunu önlemek için ya bezi hemen geri kapatın biraz daha bekleyin ya da penisinin üzerini başka bir şeyle örtün. Elinize aldığınız plastik bir deodorant kapağı gibi bir şeyse pek işe yaramayacak çünkü bu sefer de çiş kapağın içinden süzülüp her yere akacaktır. En iyisi emici bir şeyle kapatın.

4. Erkek bebekler de elbise/gecelik benzeri kıyafetler giyebilir.

‘Her bebek giyebilir bunları cinsiyeti ne olursa olsun bozulmayın’ diyor John. Türkiye’de uyku tulumları genelde ayaklı olduğunda bu ayaksız, torba şeklinde, gecelik benzeri tulumlarla Türk babalar pek karşılaşmayabilirler ama olur da bebeğiniz giydi diyelim. Şaşırmayın. Yerinde durmayan bir ufaklığın altını açmak bu tip kıyafetlerle oldukça kolay. Fermuar, çıt çıt, düğme gibi ıvır zıvırları açıp kapatayım derken savaş veriyor insan çoğu zaman.

5. Burun Aspiratörü, Hoppala gibi komik isimlerin olduğu alışveriş listeleri var.

Baba demek, evin her türlü ihtiyacıyla ilgilenmek demek. Evin alışverişini yapıyorsunuz. Listede ne var; süt, yumurta, meyve,sebze… artık şunlar da eklenecek: bez, ıslak mendil, burun aspiratörü, göğüs pedi, anne sütü saklama kapları. Tuhaf değil mi?

6. TV ile olan sıkı ilişkiniz daha bir anlam kazanacak.

Çünkü küçük bir bebeğiniz varsa, yapacaklarınız genelde kucakta tutmak, gazını çıkarmak, biberonla beslemek, göğsüzünüzde uyutmak gibi sizi yerinize kısmen sabitleyecek işler olacaktır. Böylece TV karşısına geçip bebeğiniz göğsünüzde uyurken sesi kısık bir şekilde film hatta spor karşılaşmalarını bile izleyebilirsiniz.

7. Evi mümkün olduğunca çabuk güvenli hale getirin.

Tahmin ettiğinizden çok daha kısa bir süre içinde bebeğiniz iki adet tehlikeli silahla donanmış olacak: hareket hali ve merak. Emeklemeye başladığı an tehlike çanları deli gibi çalmalı evinizde çünkü bir kaç saniye içinde gözünüzün önündeki masum yavrunuz mutfaktaki çekmecelerin, dolapların içine girmeyi başarabilir. Emekleme – yürüme  – tırmanma devresi oldukça hızlı gelişir. Bir gün bakmışsınız oğlunuz yemek masasının üstünde. O yüzden siz evinizi şöyle bir kolaçan edin. Tehlike oluşturabilecek köşeleri belirleyin ve ona göre önleminizi alın. Dolap, tuvalet kilitlerini temin edin, merdivenler için güvenlik kapıları yaptırın, sivri köşeleri kapatın, televizyonu mümkünse duvara sabitleyin.

8. Değişik Pozisyonlar Deneyin.

Bir bebeği rahatlatmak, ağlarken susturmaya çalışmak bu dünyadaki en zor işlerden biri. Bir anne için kolay ama baba için veya başkasının bebeğini sakinleştirmeye çalışan herhangi biri içinse imkansız gibi görünebilir. Bir sıkıntısı var ve ağlamaya başladı. Sallıyorsunuz sallıyorsunuz susmuyor hatta daha da çok ağlıyor. Paniklemeyin veya en yakınınızdakine vermeyin hemen. Omuz değiştirin. İleri geri sallamaya başlayın veya sırayla ileri geri sağa sola sallayın ya da hafif hafif zıplayın. Mutlaka bir yolu vardır.

9. Çocuğunun Süper Kahraman olacağını zanneden babalardan olmayın.

Malesef çoğu erkek, bebeği doğduğunda böyle hisseder. Dünyanın geleceği kendi çocuğunun ellerinde diye düşünürler. Hatırlatalım sizin bebeğinizle birlikte aynı gün binlerce bebek doğdu. Olayı gözünüzde büyütüp dünyaya gelen son bebek sizinkiymiş gibi davranmak yerine çocuğunuzla  neşe ve eğlence dolu yıllar geçirmek için uğraşın.

Hep biz anneler mi dile geleceğiz?!? Babaların da söyleyecekleri varmış meğer.

 

Irem Erdilek
Fenerbahçe tutkunu, sosyal medya bağımlısı. Okur, yazar. Blog lover, dreamer & mother. Teknolojik Anne, ALLYN

Leave a Response