Oğluma mektup

Benim küçük oğlum,

 

Henüz 2.5 yaşındasın. 3 bile değil işte. Doğduğun gün, dün gibi aklımda.

Büyüyorsun ama…

Kucağımda, ellerimin arasında, gözlerimin önünde büyüyorsun.

Bembeyaz bir sayfasın sen şimdi. Merak ediyorsun, öğrenmek istiyorsun; dokunmak, hissetmek istiyorsun.

Ben, annen, senin ışığın olacağım. Senin rehberin olacağım. Doğruyu yanlışı, iyiyi kötüyü, güzeli çirkini birlikte bulacağız. Biliyor musun, ben de seninle yeniden öğreniyorum her şeyi. Bambaşka bir insan oldum sayende. Hayata bakışım değişti. Önceliklerim değişti. Mutluyum, hep mutluyum artık.

Büyüyorsun işte, büyüyoruz birlikte.

Bakma sen benim annelik şikayetlerime. Bazen içimi dökmek, bazen diğer annelere yalnız olmadıklarını anlatmak, bazen de yardım almak için yazıyorum onları ama her seferinde de içim içimi yiyor. Ya büyüdüğünde tüm bu çocuklu hayat ve annelik arşivindekileri okuyunca üzülürsen, ya ‘annem beni sevmiyor mu?’ diye düşünürsen…

Düşünme. Annen var ya annen, yani BEN, seni dünyalar kadar seviyorum.

Uykusuzluktan, didişmelerimizden, senin yemek yememenden şikayet ediyorum ya… iyi ki de ediyorum. Çünkü sağlıklısın, çünkü sağlıklıyız, çünkü mutlu bir aileyiz. Geriye bunlar var sorun edilebilecek. Onlar da geçecek elbet. Biliyorum geçecek. Tek biz değiliz bunları yaşayan. Zor mu? Zor. Senin için daha da belki. Yolun en başındasın, anlamaya çalışıyorsun. Anlayamadığını da anlatmaya çalışıyorsun. İşte senin sabırsız annen kaçırıyor bu noktayı kimi zaman. Üzülüyorsun.

Üzülme. Bil ki annen senin için yaşıyor. Bil ki bu hayatta sen varsan o var.

Üzülme bağırdığım, kızdığım anlarda, ‘off bıktım’ dediğimde. Gerçek değil o sözler. Çıkıyor ağzımdan bazen, özür dilerim. Yoruluyorum çünkü. Bak işte bu gerçek, yoruluyorum. Anneliği hafife aldığımda, ”ay bi’beş dakikam olsaydı” dediğimde daha çok yoruluyorum. Unutuyorum bana her an ihtiyacın olabileceğini. Değil beş dakika, bir dakika bile önemli senin için. Duvara yansıyan ışığı fark etmiştin oysa ve annene göstermek istiyordun yeni keşfini. Özür dilerim, çok çok özür dilerim seni böyle anlarda yalnız bıraktığım, heyecanını paylaşmadığım için. Elimden geleni yapacağım, söz veriyorum.

Sen bu yazıyı okuduğunda kaç yaşında olursun kim bilir…

 

Her şeyi boşver.

Sadece bil ki

sen benim canımın içisin

sağlığın ve mutluluğun için her gün dua ediyorum

anne olmanın zorluklarını yaşıyorum şimdilik ama alışacağım, düzelecek eminim

senin okuldan mezun olduğun, evlendiğin hatta çocuk sahibi olduğun günü görebilmek için kendime iyi bakıyorum

babanı her gün biraz daha fazla seviyorum

 

Bak, bir Anneler Günü daha yaklaşıyor. Bana hala çok saçma geliyor. Anneyi Mutlu Etmek Günü ise bu, onu ne kadar çok sevdiğini söylemek yetmez mi? Yeter. Fazla fazla hem de. Senin beni anladığını bilmek de yetecek bana.

İyi ki anne olmuşum, iyi ki varsın.

14 Yorum

  • deniz says:

    ağlıcaktım okuken çok güzel yazmışsın…

  • Sena Dinlenc Baran via Facebook says:

    Sabaın 3 ünde okudum..şikayetçi halime iyi geldi :(((

  • burcu says:

    bu yazıyla başladım güne..
    gözlerim dolu dolu halaa..
    haa bide bu sulugöz duruma ofiste ayrıca bahanelerde bulmak gerekiyo zaman zaman o ayrı..
    ne bilsinlerki anneliktir aslında böyle ağlatan, güldüren, sevindiren, süründüren..
    böyle yazıları okudukça vicdanım biraz daha nefes alıyo sanki..
    bak işte bi sen değilsin diyorum..
    “Duvara yansıyan ışığı fark etmiştin oysa ve annene göstermek istiyordun yeni keşfini”
    korayda gördüm zeynebi bi an..
    içim yandı,
    annelik işte..

  • Berivan says:

    ellerine,yüreğine,kalemine sağlık,müthiş bir yazı olmuş,duygularımıza tercüman olmuş.Sakla bu yazıyı,bir gün bokuyacak oğlun ,bir gün ve bir kez daha anlayacak,onu çok sevdiğini…

  • Bahtıgül Köksal Ayber via Facebook says:

    benim oğlumda 3 yaşında sanki kendimi okudum :)))

  • PINAR says:

    Nasil guzel yazmissin. Az once 2.5 yasindaki oglumla yasadigimiz ufak bir kavga sonucu sinir harbi yasayan bana ne iyi geldi bu yazi boyle. Supersin.

  • Tugce says:

    Gereksizce uzayan sıkıcı bir toplantinin ortasinda okudum bu yazini .. Once gozlerim doldu sonra baktim tutamiyorum kendimi ciktim hemen odadan ..ne guzel ozetlemissin annelikle ilgili herseyi en yalın haliyle .
    Simdi dedim ben ofisteyken Efe’m neler yapiyodur..beni ariyo mudur ..yoklugum onu uzuyomudur her nekadar annneanne buyuk anneannenin sevgi denizinde de olsa.. Kosa kosa eve gidesim geldi iste bunu okudugumda :( Hatta bu kirmizi islak gozlerle bir daha giremem toplantiya .. ogluma gidiyorum ben :D

  • derya says:

    muhtesem bir yazı olmuş, herkes gibi bende cok duygulandım. mayıs ayının bu kötü havasında içim ısındı sözlerinle. çalışan bir anne de olsam koşarak gidip sarılmak istedim oğluma ve ağlamak istedim şimdi ofiste ( ama ne mümkün)

    herseyi onlar için yaptıgımızı anlarlar umarım slingomom bu kuzucuklar.

    ve tabi dünyadaki tüm hediyelerden daha degerli onun boynuma dolanmıs ellerini tutmak …..

  • Güzin Karakale via Facebook says:

    harika yazmışsın ….

  • güzin says:

    harika yazmışsın İrem….

  • pelin says:

    çokk güzeldii…

  • Petek says:

    Sabah sabah anneee – annişşş diyen, beni öpücüklere boğan Rüya’mı bırakıp işe ayağımı sürüyerek geldim. Yazıyı okumaya başladım, gözyaşlarım dökülmeye başladı. Çok güzel yazmışsın İremcim.Beni de kendime getirdi bu yazı. Bu ara Rüya geceleri çok zor uyuyor, uyutmuyor diye homurdanıp duruyordum kendi kendime. Çok teşekkürler.Hemen işi gücü bırakıp eve koşmak ve kızımı kollarıma alıp sıkıca sarılmak ve ben hep yanındayım demek istiyorum. Bugün bir fırsatını bulup işten erken çıkıp eve koşmak lazım. Neyseki bugün Cumaa.

    Sevgiler,

  • berivan says:

    off irem ya gözlerim dolu dolu oldu işyerinde biri görecek şimdi:) kesinlikle çok doğru şeyler yazmışsın ama çalışan bir anne olarak daha bi içim buruldu:( napalım hayat..

  • hidayet says:

    cok güzel bir mektup gercekden cok hoşuma gidi izninizle alıyorum bu mektupu yazan arkadasa cok teşekür ediyorum

Leave a Reply