Zaman zaman soruyorum kendime bu soruyu. Kendimi acımasızca eleştiren bir insan olarak eksik yanlarımı anlayabilmek, çocuklarım için daha iyisini yapabilmek, daha iyisi olabilmek için soruyorum. Benim gibi bir annem olsun ister miydim? Bazen evet, bazen hayır.

Rahat ve eğlenceli olduğumu düşünüyorum. Yemek ve giyim konusunda ısrarcı değilimdir, sınırlı özgürlüğe inanırım, onlar serbest olduklarını sanırlar oysa belli bir sınır içindedirler. O yüzden de rahatım sanırım. Bir de çocuklarla çok gülüyoruz. Onları eğlendirmek için şekilden şekilde girebilirim. Koray ile Starwars, Minecraft sohbeti ederken Alin ile bebeklerle oynayabilirim, deli gibi dans ediyoruz, çoşuyoruz hep. Eğleniyorlar benimle ama ben biraz sabırsızım maalesef. Uzun uzun masabaşı aktiviteleri yapamıyorum. Konsantrasyonum bozuluyor resmen, ondan sonra ‘çocukla ilgilenmiyor’ oluyorum. Değil aslında. Baktım onlarınkine ayak uyduramıyorum kendi aktivitelerime onları katmaya karar verdim. Zaten portakal kabuğundan kandil yapma, hediye kutusu katlama gibi #kendinyap projelerinin sebebi de bu.

Sabırsız olmak en kötü yanlarımdan biri. Sakinliğimi koruyamama sebebim de bundan kaynaklanıyor. Ben çok bağırıyorum çünkü. Öyle zamanlarda ben bile kendimden sıkılıyorum, çocuklar ne yapsın? Yaramazlık yapmasın ;) Yaramazlık yapmayan, annesini delirtmeyen çocuk var mıdır? Benim bildiğim yok ama yaştan mıdır nedir tahammülüm gün geçtikçe azalıyor. Böyle anlarda hiç istemem benim gibi bağıran anne.

Geçenlerde yine ben kızıyorum arkadaşlara, biraz da fazla sesim çıktı. Koray’ın suratına baktım, moralim bozuldu, omuzlarım düştü, çöktüm yere. Nasıl bir pişmanlık… çünkü Koray korktu benden gördüm gözlerinden. ¨Özür dilerim biraz fazla bağırdım, yapmamam gerekirdi¨ dedim.

Koray ¨Ben de seni üzmek istemedim sen de üzülme sen çok tatlısın, seni çok seviyorum¨ dedi:) Tabi ben oturup bir ağla bir ağla. İyi ki iyi ki senin gibi bir çocuğum var, dedim.

Annelik delilik resmen.

Peki ya siz kendi çocuğunuz olmak ister miydiniz?