Bana sorsalar ben söylerdim oysa ama bilim insanları uyku ile ilgili  bir araştırma yapmışlar ve vardıkları sonuç, kadınların erkeklere göre daha fazla uykuya gereksinimleri var! Dedim ya özellikle bir annelere sorsalar hemen söylerdik.

ABD’de Duke Üniversitesi’nde yapılan araştırmada anlaşılmış ki erkeklere göre çok daha fazla multi-fonksiyonel(!) olan kadının daha çok uyuması gerekiyor çünkü kadın beyninin bir o kadar çok dinlenmeye yenilenmeye ihtiyacı var. Derin uyku sırasında beynin düşünce, hafıza ve dil gelişiminden sorumlu bölümü dinlenme durumuna geçiyor. Bu bölümün kadınlarda çok daha fazla çalıştığına elbette hiç kuşku yok. Çalışma sonunda ortaya çıkan bir başka şey de uykusuzluk problemi yaşayan kadınların daha öfkeli ve depresif oldukları. (Bunu da söylerdik sorsalardı) Kısaca gece boyu iyi uyuyamamış bir kadın sabah uyandığında mutsuz, öfkeli, asabi ve agresif oluyor. Tam tersine erkeklerde ise böyle bir sorun yok. Yeteri kadar uyumamış bir erkek, sabah aynı sıkıntıları yaşamıyor ve tabi ki yaşatmıyor.

Yani gün boyu beyninizi ne kadar çok kullanırsanız, gece de o kadar çok dinlenmeye ihtiyacı oluyor. 

Kadın-erkek ayrımını bilmiyorum ama anne ve diğerleri ayrımını çok net yapabilirim. Kendimden biliyorum. Çocuktan önceki hayatımda uykuyu bu kadar sevmezdim, bu kadar ihtiyaç duymazdım dinlenmeye şimdi bu araştırma haberini okuyunca anladım ki çünkü daha önce bu kadar multi-fonksiyonel(!) değilmişim. Beyni ne kadar çok kullanırsan o kadar çok dinlenmen gerekir. Gerekir de buna fırsatımız var mı? Hadi diyelim çocuklar uyudu, ben hemen yatıp uyuyamıyorum. Gündüz uykusunu zaten oldum olası sevmem, hadi uyuyayım desem beynimin çalışmasına engel olamıyorum. Yapılacak bir sürü iş varken uyumak mümkün değil. Gece ise daha tuhaf bir durum var bende. Anne olduğum andan itibaren deliksiz uykularım bitti. Koray gece boyu uyumaya başladığı zaman da değişmedi bu. Ben artık derin,deliksiz o harika uykularımı unuttum. Kimse uyanmasa bile ben gözlerimi en az bir kere açıyorum, evi dinliyorum, çocukların nefes alışlarını duymaya çalışıyorum. Sonra da aklıma gelen düşünceleri sabaha bırakmak için zoluyorum kendimi. Anne olunca uyku keyfim bitti resmen. Oysa Sarp’a bakıyorum, hiç umrunda değil. Adam başını koyuyor yastığa sabah kalkıyor. Haksızlık bu ama diye düşünüyorum.

Belki çocuklar iyice büyüyünce, üniversiteye gidince eski günlerime dönerim. Gerçi bu sefer de uzaktaki çocuğunu düşündüğün için uyuyamıyormuşsun. Birkaç sene önce, Koray henüz bebekken annemlere gitmiştik. Ankara’da okuyan kardeşim de gelmişti. Ev şenlenmişti, hepimiz beraberdik ve annem gece yatmaya giderken ¨bu gece deliksiz ve mutlu uyuyacağım¨ demişti.

Bence asıl ‘anne uykusu’nu araştırmalılar.

Irem Erdilek
Fenerbahçe tutkunu, sosyal medya bağımlısı. Okur, yazar. Blog lover, dreamer & mother. Teknolojik Anne, ALLYN

1 Comment

  1. bence de anne uykusunu araştırsınlar, bir de bebek avazı çıktığı kadar ağlarken ve çeşitli dürtüklemelere rağmen babanın nasıl olup da uyanmadığını… uykusuzluk depresif yapıyor evet, bildiklerimizi söyleyeceklerine pratik çareler bulsalar keşke. “çocuğunuz uyurken siz de uyuyun”, oldu canım, iki ve daha çok çocuğumuz varsa biri uyurken öbürü uyumuyorsa uyumayana kızar bağırırım artık ne yapalım… uykusuz günlerde passiflora bana epey iyi geliyor. “tatlı anne” olma ilacı… üstüne de kahve.

Leave a Response