Son günlerde de buna takıldım. İkinci hamilelik, doğum, bakım, beslenme, uyutma işini hallettim kafamda ya…

Elbette sevilir çocuk, sevilmez mi?!? 10 tane de doğursanız hepsini ayrı ayrı seversiniz, severiz heralde. Benim de bir kardeşim var benden küçük. Onu daha az sevmediklerini biliyorum, hiç ayrım yapılmadı aramızda. Hiç farklı davranılmadı bize ama işte ben şimdi tuhaf tuhaf düşüncelerle kafamı meşgul ediyorum.

Geçen gün yine böyle bir blog mesaisindeyken, Koray geldi yanıma. Kafasını bacaklarıma koydu, ¨seni çok seviyorum fıstık¨ dedi. O anda alıp içime sokmak istedim. Kalbimdeki mutluluğu tarif edemem şimdi size, içim titredi resmen. ¨Ben de seni çoooook seviyorum Korişim benim¨ dedim, bilgisayarı kapattım aldım kucağıma oğlumu koltuğa yerleştim. Biraz sohbet ettik sonra en sevdiği filmi açtık. Uyuyakalmışız koyun koyuna.

Gözümü açtım, eli elimde. Sıcacık bir his. Mutluluk, huzur, sevgi, hayat… kelimeler yetersiz kalıyor. Çok sevmek sadece bu olabilir diye düşünüyorum. Kalbimi istese eline veririm, öyle acayibim. Evet, kocamı da çok seviyorum ama işte biliyorsunuz, anlıyorsunuz beni çocuğa olan hissedilen başka bir şey.

İşte aklıma o anda geldi. Bir çocuk, iki çocuk daha olsa nasıl olur ki? Aynı şekilde onu da sevebilir miyim. Severim eminim de aynen bu şekilde mi? İlkleri yaşadığım gibi mi yaşarım? Her çocuğun hikayesi farklıdır, yaşattıkları da. Yine de merak ediyorum.

İkinci bir çocuk sahibi olduğumda Koray gibi olur mu?

Ya da Koray ne olur?

İkisi arasındaki denge nasıl kurulur?

 

Çok çocuklu anneler bir ses versin hele :)