İkinci çocuğu düşünmek, düşünebilmek…

Heralde bizim kültürümüzün özelliği… Erkek arkadaşını tanıştırırsın, ‘evlilik ne zaman?’ sorusu gelir. Evlenirsin. ‘Eeee çocuk?’. Çocuk doğar. 10 günlük yeni doğan memede, anne per perişen uykusuz, baba şaşkın, tam bu anda o malum soru gelir ‘ikinciyi de düşünüyor musunuz?’ Nasıl yani şimdi mi??? O anda bir annenin ikinci bebeği düşünebilme ihtimali nedir? Düşünen var mıdır? Bu nasıl bir şeydir? Bana göre ancak  ‘ikinci falan yapmayacağım!’ diye söylenir insan.

Eh, biraz ilk bebek ortaya çıkıp da anne mantığına kavuştuğunda ikinci çocuk konusu akla gelir. İmkanlar dahilinde elbette kardeş yapılmalı. Bu hayatta insana en büyük dosttur kardeş. Anne-babadan daha yakındır. Her şeydir. Yaş farkı, cinsiyet ne olursa olsun candır kardeş. Kedi-köpek evresi de yaşanır ama gözlerinde bir damla yaş görseniz dünya başınıza yıkılır.

Ben de Koray’ı kardeşsiz bırakmayı düşünmüyorum. Tamam itiraf ediyorum, bazen aklımdan geçmiyor değil. ‘Ben ikinciyle baş edemem, bana da yazık’ gibi gereksiz cümleler sarfediyorum sonra onu bu hayatta yapayalnız bırakma fikrini nasıl aklımdan geçirdiğime şaşırıyorum. Ben böyle konuşurken ‘ama birbirine düşman, birbirinin arkasından iş çeviren kardeşler de var’ çıkışlarıyla da karşılaşıyorum. Sevgi dolu bir ailede büyüyen çocukların, kardeşlerin bu şekilde düşmanca, sinsice yaşamlar süreceklerine inanmıyorum. Çatışma, fikir ayrılığı hatta tartışma yaşamın birer parçaları. Önemli olan çocukların bu asabi ortamlardan mümkün olduğunca sakin sıyrılmalarını sağlamak. Sevgi ve  zaman en büyük ilaç.

Fakaat ikinci çocuğa karar vermek hayat meselesi. Ne zaman yapmalı? Büyük kaç yaşındayken eve kardeş gelmeli? Büyüğe durumu nasıl ve ne zaman anlatmalı? Araları 3 yaştan küçük olursa ikisini birden nasıl idare ederim? Çok da ara verince ikinci çocuğa bakacak sabır ve enerji kalır mı? Bakıcı olmadan nasıl bakarım iki çocuğa birden? Süper Anne? Nasıl? Nasıl? Nasıl? Aklımdan bir sürü soru geçiyor konu her açıldığında.

Açıkçası önce kendimi düşünmek zorundayım. Neden mi? Çünkü benim ruh sağlığım iyi olmazsa çocuklarıma nasıl bir anne olabilirim ki? Onlara ne verebilirim? İkinci önemli nokta Koray’ın mutluluğu. Küçük kardeşinin varlığını tehdit olarak görme ihtimali ya da kendini yalnız ve sevilmeyen biri gibi hissetmesi na kadar korkunç olur. Denge ne şekilde sağlanır, bunu öğrenmeli sanırım. İki çocuklu bir arkadaşım geçenlerde her zamanki gibi büyük oğlunu almış bir yerlere gidiyorlar. ‘Ufaklık nerede?’ diye sordum. ‘Evde’ dedi. ‘Ben hala büyükle uğraşıyorum, aman o üzülmesin diye gözünün içine bakıyorum, zaten ikinciler de bakıcıyla büyüyorlar’ dedi. Ne kadar çarpıcı bir yanıt. Uzun uzun düşündüm o akşam ben ne yaparım diye. Valla işin içinden çıkamadım. Bu öyle kitap okumakla da olacak bir şey değil. Benim için doğru zamana karar verip kardeş yapıp gerisini doğal yaşamak sanırım.

Ancak aklımdan da şunlar geçmiyor değil:

✿ Daha organize olmak,
❃ Uyku konusunu abartmamak,
✽ Sterilizasyona çok takılmamak,
❂ Büyüğün kardeşiyle ilgili bir sorumluluk almasını sağlamak veya anneye bebek bakımında yardım etmesine izin vermek,
✿ Büyük çocukla oyun oynamanın dışında karşılıklı iletişime ayrılmış özel anlar yaratmak,
✯ ‘Her çocuk bir kitaptır’ sözünü hatırlayarak, küçük kardeşin büyükten farklı olacağını bilmek, GEREKİYOR.

Bilmediğim diğer detayları ikinci velet doğunca öğreneceğim muhtemelen ama ne zaman ikinciye hazır hissederim bilmiyorum!!!

0

6 Yorum

  • gözde says:

    bence 1. çocuk yaşadığı saltanatın bilincine varacak yaşa gelene kadar beklenmeli..
    ben 3,5 yaşımdaydım ilk  kardeşim olduğunda,diğerinde ise 4,5 ..
    ister istemez ilgi azalıyor kardeş gelince,matematik kuralı bu,bölünüyor neticede..
    ben isyan ederdim bazen ,annem hep derdi ki ‘3,5 yaşına kadar saltanat yaşadın, sırtımızdan inmedin,ne istediysen yapıldı..’
    tamam güzel de …ben hatırlamıyorumki!!!!
    :)

  • ir says:

    O kadar zor bir karar ki bu… 5-6 yaşında kardeş yapınca da sanki araları çok açılır gibi geliyor. İç güdülerime bıraktım ben bu işi.

  • Anonymous says:

    DÜŞÜNDÜĞÜMÜZ ŞEYLER BAZEN İSTEDİĞİMİZ GİBİ OLMUYOR  BENDE İKİNCİYİ DÜŞÜNÜYORUM ARADAN 11 SENE GEÇTİ HALA CESARETİM YOK  YAŞ 29 BİRAZ DAHA BEKLERSEM İLK BEBEĞİMDE ERKENDİ AMA İKİNCİDE GEÇ KALACAĞİMDAN KORKUYORUM CESARET CESARET İSTİYORUM

  • sifa says:

    valla ne diyeym bende akli karismis olanlardanim…bebegim bes aylik yasimda 27…haliyle kardes sart…ustelik 3 cocuk isteyenlerdenim ama aralari ne kadar olmali karar veremiyorum…bazen diyorum 5 yasolsun arlarinda hem banada yardimci olurlar diye…hemde buyuk kardes kucuk olanlara yol gosterici ve ornek olabilir znnimca…ne bileyim iste dusun dusun bi sonuca varamadim henuz…ama harbiden cok zor kararmis…

  • özlem says:

    sanki kalbimden ve aklımdan geçenleri yazan bir ikizim var gibi hissettim.ben senin gibi biraz daha rahat olsam yapardım.hiç düşünmeden.kendimden örnek verecek olursam en azından başında sürekli şöyle yapsaydın böyle yapsaydın diyen birileri yok(anladığım kadarıyla yanlışsam düzelt nolur)benim oğlum 2,5 yasında elimden geldiğince ona hayatı çekilir katlanılır hale getirmeye çalışıyorum evdeyim en son geçen sene gezmeye gittim yani eşimle baş başa ne sinema ne sosyal bir şey hiç tamamen sıfır ne kadar zor olduğunu sen düşün ,yazdıklarını okuyorum sürekli öyle rahatlıyorum ki dedim ya sanki ben sana kafamdakileri anlatıyorum sen yazıyorsun rahatlıktan kastım da biraz maddi durum birazda gelenekler sakın yanlış anlama çok üzülürüm.o kadar sıkıldım ki artık aynı dört duvar arasında alican la birlikte birşeyler yapmaya da razıyım ama onu bile yapamıyorum en kötüsü ne biliyor musun TEK BAŞINA olmak kusura bakma ağlama krizim tuttu daha fazla devam edemiycem

  • gulsen says:

    Benim buyuk kizim 48 aylik, kucuk ise 28 ay…kucuk kizim dogdugunda buyuk de hala bezdeydi, kendi kendine daha yeni yemek yemeye baslamisti, konusmasi ehh denecek duzeydeydi, yarim gun krese baslayali 2 ay olmustu…evde yatili kadinimiz yoktu, yemekleri ben yapiyordum ve dogum izni kullanamadim…annem kucuk kizim dogduktan 2 hafta sonra kacarak uzaklasti…
    Pisman miyim?kesinlikle hayir…simdi ortak arkadaslari var, parka gittigimizde buyuk kizim kardesini gozu gibi kolluyor…evet kedi-kopek gibi kavga ediyorlar dogru…bunu yapmayan kardes sanirim yoktur..evet bazen cinnet gecirecek gibi de oluyorum itiraf edeyim..ama ikisi de okuldan gelince kardesim diye sarilmalari bence dunyaya bedel!!ben hicbirzaman kucugu evde birakmadim..birakamadim…onu birakip buyugu almak vicdanen cok agir geldi…cogu zaman gittigimiz yerden birsey anlamadi, ama olsun..ablamiz da her zaman her istedigi yere gidemedi-cunku kucuk bir kardesi var-ama olsun….kardeslik bazen boyle birsey…:))

Leave a Reply