İki çocuğu idare etmeye çalışırken anladım ki Alin’den çok aslında Koray ile daha fazla ilgileniyorum. Yatması, kalkması, kahvaltısı, okulu, oyuncakları, arkadaşları, keyfi, hüznü, mutluluğu derken Alin’i daha özgür bıraktığımı fark ettim. Sadece ben değil Sarp da aynı şekilde. Biz hala büyük çocuğun üzerine titriyoruz. Acaba diyorum ayarı biraz olsun kaçırdık mı? O ölesiye eleştirdiğim ve asla onaylamadığım ‘Helikopter ebeveynlere’ mi dönüşüyoruz?

Helikopter ebeveynler çocukları üzerinde aşırı ilgileri olan, devamlı peşlerinde koşan, her ihtiyaçlarına yetişmeye çalışan ve daha da kötüsü hayatlarına, ilişkilerine müdahale eden anne babalar olarak tanımlanıyor. Üstelik Batı, bu kavramı psikolojik ve sosyolojik bir sorun olarak görüyor. Her ne kadar çok daha eskiden ortaya çıkmış bir ifade de olsa 1990’lı yılların sonunda Amerika’da üniversitelerdeki öğretim görevlileri, okula sık sık gelen, sınavlara ve notlara itiraz eden ebeveynlerden bahsedince ortaya ‘Helikopter Ebeveynlik’ tanımı atılıyor. Yorulmak bilmeyen, hırslı, çocuklarının sorumluluklarını üstlenmeye hazır, hata yapmalarına izin vermeyen anne babalar. Kulağa çok itici ve hatta biraz hastalıklı gibi geliyor. Özellikle de üniversite çağındaki çocuğunun tepesinde dolanan anneler. Türkiye için de uzak bir kavram değilmiş zaten. Bazı özel üniversiteler velilerden gelen istek üzerine eve karne bile yolluyormuş. İş görüşmesine annesi ile giden birçok kişi olduğunu biliyor muydunuz? Korkunç bence.

Aşırı kontrol ve baskı altında büyüyen, büyümeye çalışan bu çocukların özgüven ve karar alma becerileri yeteri kadar gelişebiliyor mudur? Çocuklarını tehlike, zorluk veya başarısızlıktan suni bir şekilde uzak tutmaya çalışan anne babanın  ne  büyük hata yaptıklarını anlamaları mümkün müdür? Bir gün hayatının kontrolünü ele almak zorunda kalacak olan o çocuk, çevresi ile sağlıklı ilişki kurabilecek mi? Sosyal ve duygusal hayatında yaşayacağı hayalkırıklıkları ile başa çıkabilecek mi? Aklıma hep bu sorular geliyor. Sonra da ¨Ben çok ilgili bir anneyim.¨, ¨Ebeveynlik okuluna gidiyorum.¨, ¨Çocuk gelişimi ile ilgili bütün kitapları okuyorum¨, ¨Benim çocuğum bilmem ne akımına göre eğitim alıyor¨, ¨Her gün okuldayım¨ gibi birbirinden harika(!) cümlelerle çocuklarının hayatlarını kendilerininki gibi yaşamaya çalışan annelerle karşılaşıyorum. Kendime dönüp bakınca şimdilik ‘hiç öyle değilim’ diyebiliyorum. Sonradan, akademik olarak zor yıllar başlayınca Koray veya Alin’in tepesine çöker miyim? Sanmam. Çevremde devamlı birilerinin beni kontrol etmek için dolandığını hayal ediyorum. Çocuğuma bu kötülüğü yapmam mümkün değil. Ne yazık ki bu tanıma tam uyan insanlar da var yakın çevremde ve her zaman dehşetle seyrediyorum çocuklarına olan davranışlarını. Ve yapabildiğim tek yorum ‘Yazık çocuğa’ oluyor. O da içimden. Bir kendinize gelin, diye sarsmak istiyorum onları.  Çünkü aşırı anne babalık yapıyorlar.  Aşırı kontrolcü, aşırı korumacı, aşırı mükemmelliyetçiler.

05PARENT-articleLarge

Kimseye karışmaya hakkım yok elbette, her ebeveyn çocuğu için neyin doğru olacağını bilir ama işte helikopter olarak nitelendirilenler biraz fazlaca biliyorlar benim anladığım. Öyle ki çocuklarının isteklerini bile gözardı edebiliyorlar. Bütün dünya onların ve çocuklarının etrafında dönüyor sanıyorlar. Bir seferinde biraz fazlaca onlardan biriyle zaman geçirince kendimi ilgisiz anne olarak görmeye bile başlamıştım. ¨Sanırım Koray ile yeterince ilgilenmiyorum. Okulla daha sık görüşeyim, öğretmenini haftada bir arayayım¨ diye düşündüm. Sonra kendime geldim. Ben onlardan biri olmayacağım. Koray’ın hata yapmasına, hatalarını fark etmesine, sonra da bunları düzeltmesine fırsat vereceğim. Aşırı korumacı olmak yerine biraz hırpalanmasına göz yumacağım ki kendini korumayı, haksızlıklara sesini çıkarmayı öğrensin. Seçim yapmasına, karar vermesine ve bunların sonuçlarını görmesine izin vereceğim.

Biz anne baba olarak elbette her zaman yanlarında olacağız çocuklarımızın. Onlara sonsuz güven ve sevgi vereceğiz ama ayakları üzerlerinde tek başlarına durmaları, bağımsız ve kendilerine yeten bireyler olabilmeleri için bir adım geride olacağız. Arkalarını döndüklerinde bilecekler orada olduğumuzu sonra da yollarına devam edecekler. Umarım.

 

Irem Erdilek
Fenerbahçe tutkunu, sosyal medya bağımlısı. Okur, yazar. Blog lover, dreamer & mother. Teknolojik Anne, ALLYN

5 Comments

  1. bu konuyla ilgili bende yazmıştım. ve asla istemediğim birşey böyle olmak. yakın çevremde öyle çok ki böyle ebeveynler kendimizi anne baba olarak frenlemek zorundayız. çocuğumuzun iyiliği için

  2. Bu konuya değinerek bir çok anne-babanın algısını açmak yönünde adım attınız.Teşekkürler

  3. Bu yazı bana bir arkadaşımı hatırlattı. Annesi sürekli okula gelir bizlerle bile konuşurdu, kızı yeterince hatta fazlasıyla hakkını savunabilen hatta saldırgan bile diyebileceğim biri olmasına rağmen bir de annesi gelir bizlere karşı hakkını savunmaya kalkardı. Yıllar sonra üniversiteyi kazandığında anne babasının da aynı şehre yerleştiğini duymuştuk ve sonra kalabalık bir arkadaş buluşmasında konuşma fırsatımız oldu. Malesef psikolojik sorunları olan bir birey olarak büyümüştü hatta ileri boyutlarda diyebilirim, depresyonun vs çok ötesinde..

    İlk bebeğime hamileyim, dilerim böyle bir ebeveyn olmayız..

Leave a Response