Geçen akşam kumandayı bulamadığımdan dolayı olmayacak bir program seyretmek zorunda kalmıştım. Haftada bir iki sefer yaşıyoruz bunu. Çocuk olunca her an her şey olabiliyor. Bir keresinde araba anahtarını tesadüfen oyuncak kutusunun dibinde bulmuştum. ¨Ne işi var araba anahtarının çocuğu elinde?¨ diye sormayın, biliyorsunuz çocuk işte. Neyse, ben de bu kumanda sorunsalımı sosyal medya kuşu olarak twitter’da paylaşınca türlü türlü yaratıcı çözümler üretildi :)

  • Öyle bir kumanda olsun ki kaybolduğunda televizyonun veya ana makine neyse onun üzerinde bir butona basalım ve ses çıkarsın, biz de gidip kumandayı tıkıldığı(!) yerden kurtaralım.
  • Ayrıca kumandaya tuş kilidi konsun, çocuklarımız kanalları değiştirmeden oynayabilsinler.

Sonra sordum hem Facebook‘ta hem de Twitter‘da:

¨Bir tasarım ekibiniz olsa, çocuklu aile için hangi ürünleri yapardınız?¨

diye. İşte gelen cevapların birkaçı:

  • Çocuklu aile kumandası. Yukarıdaki özelliklerin dışında bir de bağıran çocuğun sesini kısmak için bir düğme eklensin.
  • Ev içinde merdiven yerine kaydırak.
  • Lavabo altlarına basamak-çekmeceler.
  • Oyuncak toplayıcı.
  • Kırılan pastel boyayı eski haline getirecek masaüstü bir alet. İçine koyacaksınız parçaları, o toplayacak.
  • Otomatik burun açıcı. Geceleri burnu tıkanan, gündüzleri de burnunu temizletmeyen çocuğu karşısına koyacaksınız, bu küçük robot da ne yapıp edip iki saniyede burnunu temizleyecek küçük canavarların.
  • Ayaklı emzik. Düşünce bebeğin ağzına kendi gidecek olan bu emzik uykusuz annelere ilaç olabilir.
  • Mama yedirici. Bu da bir nevi robot sanırım. Çocuğun karşısına yerleştireceksiniz, lokmaları ardı ardına verecek, biz sabırsız anneler de kendimizi paralamayacağız.
  • Ev tipi araba simülatörü. Uykuya geçmekte zorlanan çocuğu oturtacaksınız beş dakika sonra işlem tamam.
  • Şeker tadında ve şeklinde sebzeler.
  • Çocukların enerji seviyesini gösteren batarya ki eğer hala doluysa boşuna uyutmaya çalışmayalım.
  • Bebek odasından ebeveyn yatağına çanlı bir kaydırak.
  • Alt değiştiren robot.
  • Annelere özel uykusuzluk hapı. Gündüzleri zombi gibi dolaşmamak için vitamin takviyesi.
  • Görünmez koruyucu kalkan. Çocuklar özgürce deli gibi koşsunlar zıplasınlar, masadan koltuğa atlasınlar ama hiç yaralanmasınlar.

Ben, gece yarısı uyanan çocuğu kandıracak annemsi bir şey tasarlardım ilk önce. Annerobot yapardım yani. Çocuk uyanınca sırtını sıvazlayacak, pış pışlayacak, anne sesinde bir ninni söyleyecek. Mümkünse anne gibi kokacak. Gece çocuğun yatağının yanında duracak. Hatta siz ayarlayabileceksiniz kaçıncı ağlamada veya kaç dakikalık ağlama sonrasında çocukla ilgilenmeye başlayacağını da programlayacaksınız. Çocuk uyandığında ona eğilecek anne sesinden bir ninni, sakinleştirecek iki söz sonra sırtına, poposuna iki pış pış. Uyuyana kadar pış pış. Ses kesilince, kalp atışları düzene girince çocuğun, yeniden eski pozisyonunu alacak ve beklemede kalacak. Nasıl fikir ama ANNEROBOT!

Bir de hep bir halı üreteyim üzerine dökülen saçılan ne varsa yok etsin diye hayal ederdim. Nasıl olur bilmiyorum ama yok etsin işte, kendi kendine temizlensin. Akıllı halı. Duvar diplerindeki süpürgelikler kapak gibi açılsın elektrikli süpürge gibi çalışsın ve yerlerdeki tozu, saçı yutsun. Temizliğe takmış durumdayım sanırım, evde de yalnızım ya…

 

Ben bu yazıyı hazırlarken çok eğlendim. Bir yandan da düşündüm. Biz anneler neler yapmıyoruz ki?!? Aynı reklamdaki gibi doktor, ahçı, tamirci…

Bir anne;

alt değiştirir, banyo yaptırır, yemek hazırlar, yemek yedirir, uyutur, uyanan çocuğu tekrar uyutur, ortalık toparlar, kırılan bozulan oyuncakları tamir eder, günde sekiz kere çocuğun üstünü değiştirir, çocuğu gece çişe kaldırır, düşen kalkan çocuğun küçük sıyrıklarını öper öper iyileştirir. Bir de çok sever anne. Hem de öyle çok sever ki çocuğunun parmağının ucu acısa onun kalbi sızlar.

 

Irem Erdilek
Fenerbahçe tutkunu, sosyal medya bağımlısı. Okur, yazar. Blog lover, dreamer & mother. Teknolojik Anne, ALLYN

7 Comments

  1. Bu gibi durumlarda (son paragraftan bahsediyorum) şunu sormak istiyorum “Nerede bu babalar?” Hep anne hep anne, sanki bebekler sadece annelere aitmiş gibi, sanki tek başımıza yapmışız gibi. Tüm ihtiyaçlarını genelde anneler karşılıyor :)

  2. Biz istemezmiydik ki ayaklarımızın altında cennet olmasını. Ayaklarımızın altında cennet olsaydı bizde anneler gibi olmaz mıydık? Ayakları öpülesi o anneler gibi…
    İş sevgiye gelince size katılamıyacağım. Babalar da sever elbette yavrularını. Hangibaba sevmez ki?
    Belki ” çocuğunun parmağının ucu acıyınca kalbi bir anne gibi sızlamaz ” ama tırnağını, saçının bir tek telini bile feda etmeyecek kadar sever.
    Saygılarımla.

  3. ANNEROBOT TAN BİZİM EVE DE LAZIM. ÖZELLİKLE UYANINCA GECE DEVREYE GİRMESİ İÇİN :)

  4. duyguları paylaşmak ve anne olarak yaşadıklarınızda yalnız olmadığınız okumak,rahatlatıyor sanki:)

Leave a Response