- TV ve Smoothy içeceklerden önce anneler ne yapıyordu acaba?

Çelişkiye düşüyorum çoğu zaman.

Doğru olduğunu düşündüklerim ile yaptıklarım arasında farklılıklar görüyorum.

Mesela, Bağıran Anne Olmak İstemiyorum başlıklı yazıya gelen uzman yorumlarını tekrar tekrar okudum. Bilmediğim bir şey var mı diye, bildiğimiz, okuduğumuz, duyduğumuz ancak çoğu zaman uygulamakta zorluk çektiklerimizden bahsediyorlar. Çocuğun devamlı olumlu yönlerini konuşmalı, olumsuz hallerinden bahsetmemeli deniyor ya. Hani bir şeyi 40 kere söylersen olur diye… konu çocuk olunca ben buna katılmıyorum. Benim çocuğum yaramaz mı? Yaramaz. Bahsetmesem de yaramaz, 40 değil 50 kere dile getirsem de yaramaz. Karaktere dair özelliklerin pozitif enerjiyle değişeceğine inanmıyorum. Diğer yandan devamlı dile getirmek anneyi rahatlatmak yerine daha da geriyor olabilir. Benim için geçerli değil bu ama belki bazı anneler duydukça daha da sıkılıyorlardır.

Ebeveyn = sorumlu müdür aslında. Hayat boyu göreviniz budur. Çocuk 20 yaşında da olsa 40 yaşında da olsa eminim değişmez. Yemesi, içmesi, aşısı, temizliği, eğitimi, disiplini… ama en çok mutluluğu bizden sorulur. Her şeyine karar vermek durumundayız. Bence bir konu hariç. Sünnet ama bu ülkede yaşadığımız için ona da biz karar vereceğiz. Geçen günkü yazıya gelen yorumlardan anladığım, olayı biraz sorgulayanlar sünnete karşı; diğer kısım ise sünnetin yapılmaması diye bir şey olmadığı görüşünde.  Bir de benim gibi olup mahalle baskısından yaptıranlar var.

Zor işte. Hem çocuğunun sağlığı ve mutluluğunu düşün hem kendinle bir savaş ver hem de etrafa laf anlat.

Bugün bir arkadaşım ‘Nasıl bir şey çocuk sahibi olmak? Zor öyle değil mi?’ dedi. Ne diyeyim. Cevabını kendisi vermişti bile. Evet harika bir duygu, evet tarifi yok, evet isteyen herkes bir çocuk sahibi olmalı, evet başına gelmeyen bilemez…

çoş da çoş…

o iş öyle toz pembe değil malesef.

Uzun uzun ne demek olduğunu yazmayacağım. Belki henüz çocuk sahibi olmayanlar okursa vazgeçmesinler :)

Vazgeçilecek bir şey de yok eğer istiyorsanız. Zor olduğu belli. Çelişkilerle doluyor hayat bir kere. Hem şikayet ederiz hem de ne çok sevdiğimizi anlatırız. Hem yalnız kalmak isteriz, hem de biraz uzaklaşsak kendimizi kötü hissederiz.

Ama bir insan yetiştiriyoruz. Her şeyi biz öğretiyoruz. Biz şekillendiriyoruz geleceğini. Düşünsenize esas o ufaklık için daha da zor.

Yazının anlam ve önemini anlatan harika karikatürler buldum.

Gülelim biraz: