Hayat görüşü tamamen aynı olan iki insan bile çocuk bakımında, gelişiminde, eğitiminde zıt kutuplarda olabiliyor. Biraz karakter, biraz yetiştirilme tarzı, biraz büyüdüğü çevre insanı belli bir şekle sokuyor. Çocuğunu da buna göre yetiştirmek istiyor sanırım. Bizim evde çatışan ebeveynler durumu sık yaşanıyor. ¨İlk günler mi daha yoğundu yoksa şimdi mi?¨ diye soracak olursanız cevabım: artan azalan bazen duraklama devrine geçen ama ortalamada anlaşamayan bir çiftiz biz bu konuda. Genelde de her konuda anlaştığımız söylenemez ya…

Ancak ben henüz ilk günden ağırlığımı koyarak bazı konularda dediğimi yaptırdım. Çok okuyan ve araştıran bir anne olduğumu bilen kocam da fazla itiraz etmedi. Etse de işin gerçeği ben pek dikkate almadım. Malesef, bu aralar işler biraz karıştı. 3 yaşını geçmiş, dili iyice çözülmüş, ihtiyaçlarını ve isteklerini tam olarak belirten, duygu sömürüsünde son derece gelişmiş bir birey var karşımızda. Tahmin edersiniz babasını nasıl oyuna getireceğini de çok iyi çözmüş durumda.

Son günlerdeki karı-koca daha doğrusu anne-baba olarak çatışma konumuz uyku. Diyeceksiniz ¨sizin evde ne zaman uyku sorun olmadı?¨ Benim için hep düzeltilmesi gerekendi ama işte babamızın pek derdi yoktu. Birkaç ay öncesine kadar beraber yattığım oğlumla artık yatakları ayırmak istediğimi fark ettim. Belki o rahat uyuyor bizim yatakta ama ben uyuyamıyordum. Sığamıyoruz. Hem belki kocama sarılarak uyumak istiyorum. Zaten yaş olmuş 3. Üç-dört hafta önce bir gece babanın da evde olmadığı bir akşam Koray’ı yanına yatmadan, elini tutmadan uyumaya ikna ettim. Bir saate yakın sürdü ama oldu. İlk gece 2-3 kere uyandı ve ben her seferinde gidip uyutup tekrar yatağıma döndüm. İkinci gece 35 dakika, üçüncü gece 20 dakikada sessizce uykuya geçmişti. Gece uyanmaları da 2’ye düşmüştü. Dördüncü gece babamız eve geldiğinde Koray  ¨ben babayla uyuyacağım¨ dese de ben bir şekilde ağlatarak da olsa benim gözetimimde uyumasını sağladım. Neredeyse sabaha kadar deliksiz uyumaya başlamıştık ki benim sevgili kocam, oğlumun babası demez mi:

– Senin uyku eğitimi hikayen yüzünden ben oğlumla uyuyamıyorum.

– Şaka mı yapıyorsun?

– Hayır, ben oğlumu çok özlüyorum.

– İyi de ben de deliksiz uyumak istiyorum. Hem madem o kadar çok özlüyorsun evde olduğun sürece sadece oğlunla ilgilen. Bilgisayarını, kitabını açma.

– Sen bütün gün bilgisayar başındasın ben sana bir şey diyor muyum?

– ?????

….

şeklinde süren bir saçma sapan ağız dalaşına girdik. Ben bir anda sadece kendim için oğluma uyku eğitimi veriyor hale geldim ki olamaz mı? Ben 3 senelik bir anne olarak artık sabaha kadar deliksiz uyumak istiyor olamam mı ? Deliksiz uyku asıl çocuğun ihtiyacı olan şey. Gece sık uyanan çocuğun günü de kötü geçiyor. Ben bunları anlatmaya çalışırken yine demez mi?

– İyi de zaten yanımızda deliksiz uyuyor.

Benim derdim de bu. Bizim yanımızda değil kendi yatağında sabaha kadar tek başına yatıp deliksiz uyumasını istiyorum. Öyle böyle ufak çapta münakaşa ederken biz çocuk hasta oldu. 40’lara çıkan ateş yüzünden yine co-sleeping moduna geçtik. Gece yarısı ateşi yükselir de fark edemezsem korkusuyla yanıma aldım. Tahmin ettiğiniz gibi baba da oğul da çok mutluydu bu durumdan. İyileşip de eski düzene geçmek öyle kolay değil. Bu sefer ikna etmem iki erkek var. Biri 3 diğeri 35 yaşında.

Dün akşam bıraktım uyutsun Sarp diye. Dakikalar geçti, Koray uyumuyor. En sonunda şöyle bir ses duydum: ¨Oğlum hadi artık uyu, sen büyüdün kendine kendine uyuman lazım!¨

İçimden ¨Oh! işte¨ dedim. Çocuğu uyutmak kolay mı? Uyutamayınca da sen kendin uyu demek nedir? Sonra merak edip bir gittim ki yanlarına baba-oğul koyun koyuna uykuya dalmışlar. Bizim evde baba varken uyku eğitimi bu kadar işte. İpleri yeniden elime almaya kararlıyım. Gerekirse babayı bir hafta on gün eve almayacağım ve bu işi çözeceğim. Sonra biliyorum bana dua edecekler ikisi de :)

 

Irem Erdilek
Fenerbahçe tutkunu, sosyal medya bağımlısı. Okur, yazar. Blog lover, dreamer & mother. Teknolojik Anne, ALLYN

12 Comments

  1. ikiniz de haklısınız bence..ben de tüm gün çalıştığım için gece kızımla uyumaktan (tüm gece yüz kere uyanmama rağmen) memnunum. ayrı yatması gerektiğini biliyorum ama bir türlü başlayamıyorum. kendi içimde kabul edemediğim sürece başarısız olacağız çünkü eminim.

  2. Biz, çocuk olduktan sonra çocukla ilgili hiç bir konuda anlaşamayan bir anne- baba olduk. 1 yaşındaki çocuğumuz bizimle aynı odada park aytakta yatıyor ve gecede en az 4 kez kalkıyor. Eşim herkese benim kızım uslu bütün gece uyuyor dedikçe, hayır uyumuyor o ağlasa bile sen duymuyorsun münakaşaları sürüp gidiyor aramızda.
    Ama esas sorunumuz aslında uykuya dalması, Kendisi portatif salıncağı yatar konuma getirilip orada sallanarak uyuyor ancak daldıktan sonra yatağına alıyoruz.

  3. Babalara gore hava hos zaten; kendileri ustuste cocuk uyutmaya calissinlar da goreyim. Oyle disardan, “sen de taktin uykusuna” manali sozleri etmiyorlar mi bir de, katmerli sinir bozucu olabiliyorlar bazen.
    Esas sizin cocuklariniz uyku zamani geldiginde uyumamak icin bin turlu bahane uydurmuyorlar mi?
    Bizim mucadelemiz daha “hadi uykuya” cumlemle basliyor ..Bir de buna sinir oluyorum..

  4. Bu sadece baba ile degil, cocuk bakmaya yardim eden anneanne, babaanne gibi kisilerle de oluyor. :) Biraz inat, biraz sebat, biraz da sans lazim. Burak ufakken kapiyi icerden kilitleyip cocugu kendim uyutuyordum. Kapinin ote trafinda babaanne ve nine soylenip duruyorlardi. :)

  5. Biz de : C.B.anlasaMAyan E. grubuna giriyoruz. (Ama sanirim esim bunu kabul etmeyecektir. Hem sizin ki gibi sen okuyorsun vs. deyip bilgi karsinda egilmezde. Tam tersine Internet Annelerinin ve issiz pedegoglarin geyikleri, senden benden daha akilliyim yarisi der, kestrip atar.”
    Benim gibi dogalci, rahat “saldim cayira mevlam kayira” mantigi bir anneyi bile cildirtabiliyorlar. Ki ben hem hamilelikte hem dogumda hem de sonrasi cocuk yetistirmede bile gayet esnek, kuralsiz, rutinsiz bir insanim ama beni bile -Yuh artik bu kadar da gamsizlik, umursamazlik olmaz yani dedirtmeyi SIKSIK basariyor.”

    Ama bizim ters dusmemizde (CBAE) bir onemli sebepte tahmin edilir ki kayinvalide sendromu. Onun gamsiz, birsey olmaz, aman bosver….mantigi burda yazan, yorum yapan siz annelerle o kadar ters ki, diyorum ya benim gibi kuralsiz bir anneyi bile cildirtiyorlar. (Ikisi bir oldu mu hele.)

    Genel anlamda bir sorum olcak: Kayinvalide yuzunden CBAE olanlariniz var mi? Slingomom siz yasadiniz mi? Deneyimlerinizden yola cikip kayinvalide olayini nasil cozmek lazim? Goruslerinizi yazar misiniz? not: Genel olarak K-validem ile super ruh ikizi olmasak ta yasanlabilir, sohbet edilir bir insandir kendisi. Ama bebek konusunda esimi cok etkiliyor. (Galiba torununda kendi cocuklari gibi olmasini istiyor.) Surekli olarak -babasinin bebekligi gibi, halasida boyleydi, ben de boyleymisim vs. duymaktan gina geldi. Boyle durumlarda da hemen kibarca :eee ben senin bebekligini bilemiyorum da oyuzden ogullarimla, kizimin bebekligiyle karsilastirinca cok benzerlikler goruyorum. Evet bu cocugu oglunuz dogurdu, ben de seyrettim….diyesim geliyor. (Himm evet ne yazik ki beni anlacak bebekligimi bilen ailem yok ki onlarda annesine benziyor huyu suyu desinler…)

    Kayinvalide ile babanin dayanismasi sizi de cileden cikarip, yanliz kaldim dedirtiyor mu?

  6. Pardon, belki de hassas bir soru oldu ?
    ki ben bile “tam adimi yazamadim.” Malum arada da olsa esim ya meraktan ya da kizkardesi de anne olarak- okuyucu kitleniz olabiliyor da. ;-)))

  7. Katılıyorum …Ben kayınvalidemle yazlıkta aynı evde kalınca yatma saati, gece kalkması, su içmesi, süt içirilmesi, yazık çocuk oyun oynamak istiyor biraz oynayalımı derken birbirimize girmemize ramak kala tatili tamamlıyorduk. Bu yaz yaklaştıkça bir fena oluyorum :(
    Ben 2 yıldır kendisinin benim çlocuğuma bakış biçimimde bir sorun olmadığını anlamasını bekliyordum. Sonunda işin rengi değişti, herşeyiyle oğluna benzeyen torunu ne hikmetse kötü durumlar söz konusu olunca babaya benzemiyor. Eğer eşiniz size tam destek olmuyorsa işiniz zor. En ideali sizin yaşadığınız gerginliği eşinize anlatmanız, onunla uzlaşmanız ve gerekli konuşmaları onun yapması. Onlar kavga bile etseler sonunda ana oğul kopmazlar, unutulur. Sizin söylediğiniz hiçbir şey unutulmuyor sadece halının altına süpürülüyor ve bir gün hiç beklemediğniz bir anda şapkadan tavşan gibi fırlıyor. Ben nasıl çözdüm derseniz …Ben resmen eşimle kavga ettim. Annesine olan tavrımı bundan sonra değiştireceğimi açıkça söyledim. Olaylar büyümesin diye gerekli konuşmayı kendisi yaptı. Şimdi ben de saygılı ama mesafeli bir tavırla yüzeysel bir ilişki yürütüyorum. Fena olmadı açıkçası böyle …

  8. çocuk yetiştirmek zor. bizde uykuda da problem yaşıyoruz, yemek konusunda da problem yaşıyoruz. uykuda zaten sınırdayız. ya kendimizi atacagiz ya cinari :)) o kadar dipteyiz yani . yemek konusunda da eşim ısrarcı olmamı sevmiyor. ben de saglikli beslensin diye bir sürü zaman harcayip besleyici yemekler yaptıktan sonra yememesine katlanamiyorum. üstelik çınar azıcık ısrarla yemeye başlıyor. o ilk lokmalar zorla olsa da sonra eline bir oyuncak verince lokmaları nasıl yuttugunu anlamıyor bile. ama işte eşime göre yemek saatinde oyun olmamalı bıdı bıdı. ben de öyle isterdim ama mecbur kalınca odayı masaya taşıyorum zaman zaman!

  9. merhabalar,

    zor karar vererek cuma akşamı oğlumu (11 aylık) kendi odasında, kendi yatağında yatırmaya karar verdim. öncesinde bizim oda da oyun parkı içinde uyuyordu. uykuya geçişlerimiz zorluyor. daha rahat uyusun diye odasına asıl yatağına alışsın diye bunu yapmak istedim. ve benimde bunu artık kabullenmem için başladım. cuma günü gün içinde dadımız başladı, çalışan anneyim:( baya zorlanmış. cuma akşamı kararlı bir şekilde devam ettireceğim diye bütün gün kendime söyledim bunu. benim için çok zor olsa, halbuki değişen birşey olmadı sadece yan odaya geçti, ama gece onun nefesini duymak bile çok güzel. ve başardık, hala mızmızlanıyor ama sanırım normal. 1 saatten başlayarak 30 dakikaya kadar düşdü. umarım süreç daha da kısalır.
    babalara gelince, zaten herşey onlar için çok kolay, baktıkları pencere farklı. istedğiniz kadar görüşleriniz aynı olsun, mükemmel anlaşın bir yerden sonra bir kadın gözü ile bakamazlar. bizler kadar hassas ince düşünmezler. maalesef, ama yapacak birşey yok…

Leave a Response