Fark ettim ki ben doymamışım oğluma. Eski resimlere videolara bakıyorum, “ay sen ne tatlıymışsın” diyorum sanki şu an çok büyükmüş gibi.
Anne miyim neyim?

Geçen hafta başımıza gelen olay bana fark ettirdi desem yeri. O çaresizce kucağımda uyurken kokusunu içime çeke çeke düşündüm. Doğduğu günü, ilk yürüdüğü anı, ağzından çıkan ilk kelimeleri. Sonra telefonumdaki, bilgisayarımdaki videolarını açtım seyrettim. Saatlerce. Gözlerim doldu. Yetmemiş bana o günler. Evet, uykusuzdum, bunalmıştım. O zaman sorduklarında ¨bir an önce büyüsün¨ diyordum. İşte, büyüdü. Bebek değil artık. Yerinde durmuyor. O koca göbeği, şaşkın bakışları, anlaşılmaz kelimeleri kalmadı. Oysa ne kadar eğlenceliymiş.

Tam şu anda üç tekerlekli bisikleti ile salonun ortasında turluyor, şarkılar söylüyor bir yandan da bana laf atıyor. Ne büyük mutluluk her ikimiz için de. İçimi ısıtıyor bakışları. Kalbimin daha güçlü armasının sebebi o. Tam şu anda ben bu görüntüyü hafıma kazıyorum, seneler sonra hatırlaması kolay olsun diye.

Biliyorum ki kimse beni, oğlumun sevdiği kadar sevmeyecek.

O yüzden diyorum ki bebeğinizle çocuğunuzla geçirdiğiniz her anın tadını çıkarmaya çalışın. Elbette kötü günler, ona kızdığınız, ¨bir git başımdan¨ dediğiniz diyeceğiniz günler olacaktır ama geri kalan her dakikanın keyfine varın. Çekebildiğiniz kadar çok fotoğraf ve video çekin. Zaman geri gelmiyor çünkü.

Şimdi ona bakıyorum, büyümese diyorum. Hep böyle yaramaz, anne kuzusu kalsa. Gece yarısı kalkıp su istese, beni yanağımdan öpse, evin her tarafını karıştırsa…

ama hep yanımda olsa, diyorum.

Deliksiz uyuyorum diye mi yazıyorum acaba bunları?!? :)