Çıplak ayaklılar

Bu biz oluyoruz… Kontes değilim canım, olamazdım da zaten. Ben öyle sıkışık, lahana gibi kıyafetlerin de içine giremezdim çünkü. Başlık ne olsun diye düşünürken aklıma geldi sadece… Aslında ilk başlık ”Çıplak ayaklı prens” idi. Baktım kendimden daha çok bahsediyorum, kontes oldum ben de.

Ne zamandır konuyla ilgili yazı yazacağım, fırsat olmadı. Bugün Kitubi’nin aynı noktaya parmak basan yazısını okuyunca tesadüfen, ‘tamam’ dedim içimden, yazıyorum. Ben kendimi bildim bileli çıplak ayak dolaşırım. Çorap giymem, terlik giymem. Zaten üşümem, giyinmem. Kış çocuğuyum ben, acaba ondan mı? Annem oldum olası şikayet etmiştir bu durumdan. Asla giydirememiş çünkü beni. Kışın incecik askılı elbiselerle dolaşırmışım henüz 2-3 yaşlarındayken. Peki sorun hastalanmış mıyım? Kocaman bir HAYIR! 30 yaşındayım 2 kere grip olmuşumdur. Soğuk algınlıklarında ise ailemizin sihirli iksiri limon-bal-sıcak su karışımı ilaç olur. Anti-Antibiyotikçiyim ben.

Hamile kaldığımı öğrenen çevre ve aile sakinleri ”bu çocuğu çıplak büyütür” diye söyleniyorlardı. Annem ”boşuna yelek falan örmüyorum, biliyorum giydirmeyeceksin”dedi. Bildiler tabi ki. Koriş de çıplak büyüyor.  New York kışında doğdu oğlum. Hava 5-6 derece olunca ” aa hava çok güzel” diye kendimizi sokağa atardık. Kısa kollu body ve tulumla büyüdü Koray. Çoğu zaman çorap giydirmedim. Tulum zaten ayaklarını koruyor. Evin sıcaklığına göre sadece uzun kollu body ve eşofman altı ile geçirdi doğduğu kışı. Fazlası yok, eksiği var durumu. Sokağa çıkarken de yine body-tulum ve palto niyetine kapşonlu polar tulum. Ayrıca şapka da takmadım hiç. Sokakta gören, tanıyan tanımayan, aman kızım üşüyecek diyordu devamlı. Kuzenler ve annem hışmımdan korktuğundan söylemiyorlardı bir şey allahtan. Babam zaten benden taraf. ”Göğsünü ve sırtını sıcak tut küçük bebeğin, yeter” der hep. Haksızlık yapmayayım annem de bizi öyle çok giydirmedi zaten. Fanila falan bilmeyiz biz. Hoş giydirmeye kalksa giymezdik büyük ihtimalle. Kardeşimin lakabı da ”tarzan”dır zaten.

Üşüyecek ne demek anlamıyorum. Toplumuzda ”kalın giydir, lahana gibi sar üşümesin” mantığının sonu ”bu çocuk hep hasta” oluyor. Terleyecek kadar giydirirsen terler, sonra da hasta olur. Banyo da yaptırılmaz ya kış günü hasta olur diye. Pislikten öl! Olsun daha iyi. Banyodan hasta olur mu bir insan? Bornozla sokağa çıkarsan belki hastalanırsın (ben ona da inanmıyorum ya..). Saçlarımı kurutmam ben. Annem de kurutamamış. Genç kızlığımda evde her gün “saçlarını kurut kızım” lafı duyulurdu. Artık pes ettiler. Ne halin varsa gör dediler en sonunda. Yalnızca yine iyimser babam “enseni kuru tut da boyun fıtığı falan olma” dedi. Annem zannetti babamın bu sözü üzerine ben saçımı kurutacağım. Benim çözüm daha kolay oldu. Saçlarımı topuz yapıyorum. Ensem kuru ve sıcak. “Pes” dedi annem yine. Evlendim bu sefer de Sarp başladı, ”hasta olacaksın” diye. Sonuç: evlendiğimden beri (7 sene olacak) ben bir kere hastalandım o da kuzenden geçen virüs yüzünden, Sarp her kış iki kere grip olur.

Koray’ı doktor kontrolüne götürdüğümüzde kliniğe gelen başka bebekleri görüyorum. Koray kot-tshirt içeri girerken, 3 tulum, 3 çorap, yelek, battaniye, şapka ve belki görünmeyen 1-2 kat daha giydirilmiş, nefes almakta zorlanan pembeden kırmızıya dönük yanaklarıyla ‘yardım et’ der gibi bakan bebekleri görünce içim cız ediyor. Gidip çocuğu kurtarmak istiyorum. Büyük ihtimalle onlar da bu çocuk ‘hasta olacak kesin’ diye düşünüyorlardır. Geçenlerde annem Koray’ı bizim evin oradaki parka götürmüştü. En ince bizimki tabi. ”Sizin torun hep böyle mi?” diye sormuşlar. Annem de ”normali bu, hava çok güzel artık” demiş.

  • Soğuk hem de buzzz gibi soğuk su içerim ben yaz-kış.
  • Çorap mümkünse giymem. Külotlu çorap’ın lafı bile kaşındırıyor.
  • Kışın bile saçlarımı kurutmam, toplarım
  • İlaç son çare, en son çaredir. Son kullanma tarihi geçer genelde bizde.
  • Yaz-kış dondurma yerim.
  • Üşüsem bile çok giyinmem.
  • Soğuk havalarda arabaya binerken paltomu çıkarırım ve asla klimayı 1500 dereceye çıkarmam. Vücut kendisi dengelemeli bence sıcaklığı. Hem arabadan çıkınca tekrar palto üzerinizde ne giyip de ısınacaksınız?
  • Kazak neydi unuttum.
  • Bol meyve yenir bizde.

Koray’ı nasıl büyütüyorum dersiniz? dedim ya çıplağa yakın.

  • Asla benden bir kat fazla giydirmedim. Bazen ben uzun kollu oluyorum, o kısa kollu t-shirt giymiş oluyor.
  • Fanila mı?? Yok artık daha neler…
  • Çorabı ayakkabı giyecekse giydirdim.
  • Yelek lugatımızda yok. Uykudan uyanınca, mahmurluğu geçene kadar ince penye battaniyesine sarardım çok küçükken sadece.
  • Benim içtiğim soğuk sudan içmeye bayılır.
  • Bu kış biz yedikçe ona da dondurma verdim.
  • Her gün yıkanır. Bazen öğle uykusundan önce de sokarım banyoya.
  • Bahçede hortumla oynamaya başladı bile.

Koray’ı görenler, ”kendine benzetmişsin bunu da diyorlar”. Evet, iyi değil mi? Hastalık girmesin istiyoruz evimize çünkü.

0

6 Yorum

  • güzin says:

    irem’cim,
    ne demeli ki bunun üzerine, aman nazar değmesin , allah hastalıktan korusun ,hastalık yüzü görmeyin inşallah…
    benimki de çıplak ayak dolaşmaya bayılır, tam bir su faresi,günde 2-3 kere banyo yapıyoruz bazen de sırf küveti doldurup oynamak maksatlı. Hele geceleri üstünü örtmek imkansız, uykusunda bile farkedip tepinmeye başlar ayaklarıyla açmaya çalışır…

  • gokce says:

    irem seni tebrik ediyorum..
    Bizde ada ile soguk hatta bazen buzlu sular iciyoruz.. sapkayi kelimiz kapansin diye yada gunesten korusun diye kullaniyoruz.Yelekler Anneanneler babaanneler uzulmesin diye giyiliyormus gibi yapiliyor..bu arada biz asiri dezenfekte de davranmiyoruz  ve Ada hic hastalanmadi!
    Korisi operiz ..

  • sifa says:

           hamile kalana kadar yaz gunu bile usurdum…ama ne zaman hamile kaldim ve sonrasinda dogum yaptim nerdeyse usumeyi unuttum…

        oyle usurdum ki ayni lahana gibi dedikleri bendim…kat kat camasir…bu kadar usuyen ben norvece gelecegim zaman kara kara dusunmeye baslamistim…cunku izmir gibi bir yerde durumum buysa herhalde orda sokaga cikmam diyordum…bilmiyorum iste hamileyken basladim yanmaya ve bu hala devam etmekte….sanirim su anda sut yuzunden sicak basiyor ama iyide oluyor…

          dusunuyorumda herhalde o zaman zavalli bebismide ben usudukce kat kat giydirecektim:D ama inanin bunun nedenini cok arastrdim…doktorlara hususi sordum bu durumu…kansiz degildim…yiyeceklerimlerede ilgili bir sorunum yok cunku mevsiminde cikan herseyi yiyordum yani kil kuyruk degildim…iste doktorlarin dedigi su -bazi insanlar cok usuduklerini soylerler ama bunun bilinen bir sebebi yok-….

        yinede ben herseyin itidalli olmasindan yanayim….ne benim eskiden yaptigim gibi ne katkat giyinmeli nede kis gunu incecik giyinmeli….bu arada iremcim sen yinede sacin islak cikma…mazallah doktorlar islak saca vuran ruzgarinn yuz felcine neden oldugunu soyluyorlar…ama masallah korise…tam bir kutup bebegi gibi buyumus:D size saglikli gunler diliyorum…

    benim simdkii dusturum su…basini serin ayagini sicak tut…gerisini mevimine gore ayarla iste:D

  • sifa says:

    heee bu arada hasta olurmuydum…oda ne?  inan 27 yillik hayatimda en son hatirladigim bademcik sisligim 11 yasindaykendi:D   herkes grip nezle sapir sapir dokulurdu ben hasta bakicilik yapardim o kadar yani… galiba bunda anne sutunu bol bol icmis olmamin etkisi var:P    2 bucuk yas kadarcikcik:D

  • SlingoMOM says:

    Anne sütünün bir yararı daha. Gerçi ben 2 yaşına kadar emzirebileceğimi sanmıyorum ikinci bebek olursa da :)

  • Ece says:

    Dogumdan onve surekli okuyordum yazilarinizi ozellikle yenidogan ile ilgili olanlarini.. Oglum mart bebegi oldugundan herkele kabga dovus edip inatla cok giydirmedim hala da heleki bu sicaklarda hic giydirmiyorum gaytette mutlu saglikli cok sukur..
    Hastaneye gidip kat kat giyinen kipkirmizi olup aglayan bebeklere neyi varki bunun diyen annelerin elind o cocuklari alip soyasim geliyor

Leave a Reply to sifa Cancel reply