Son zamanlarda takip ettiğim bazı yerli-yabancı bloglarda bir tartışmadır hatta zaman zaman kavga halinde seyrediyor bu. Çalışan anne mi daha değerli, çalışmayan evde oturan anne mi? Birkaç soru daha sorayım;

Hangisi daha yorgundur?

Hangisi daha el üstünde tutulmalıdır?

Hangisi daha annedir?

 

Kimin böyle bir yargılamaya hakkı olabilir ki? Ne mükemmel anne vardır ne de mükemmel annelik diye bir şey. Her ailenin yapısı, ekonomik gücü, ihtiyaçları farklıdır. Aile bireylerinin yapabilecekleri farklıdır. Bir kadın çalışmıyor diye ‘tembel’ olarak nitelendirilebilir mi? Ev annesinin gün boyu nelerle uğraştığı hakkında bilginiz var mı? Hele ki çocuklar küçükse ve okula gitmiyorlarsa. Ya da çalışan annenin koştur koştur eve gidip yemek-sofra-çocuk-ortalık toparlama ritüelinden ne derece yorulmuş olabileceğini tahmin edebilir misiniz?

Ben, bir ofise gidip çalışan annenin gün boyu çocukla uğraşmadığı, sadece 2-3 saat güzel vakit geçirdiği için şanslı olduğunu düşünür dururum zaman zaman. Özellikle de Koray beni çok yorduğu anlarda. Sonra da kendimi sabah 9 – akşam 6 çalışan kadın yerine koyarım, bir ürperti gelir. Çocuktan uzakta geçirilen saatler ilk başta göz alıcı da olsa işin aslı korkutucu gelir.

Yani çalışan, çalışmayan her anne yeterince annedir. Çocukla ne kadar zaman geçirdiğin veya ev / ülke ekonomisine ne kadar katkıda bulunduğun önemli değildir. Elbette kaliteli vakit geçirmek olgusunu etkiler ama kimseye konuşma yargılama hakkı vermez.

Bunu neden bir kenara koyamıyoruz ki?

Zaten kadının kadına ettiği…

Bu anne savaşları beni çok yoruyor. Aslına bakarsanız tek tartışma konusu ‘çalışmak’ da değil. Doğum şekli, uyku, beslenme, okul gibi hayati konular üzerinde sert tartışmalar çıkabiliyor. Herkeste birbirine bir şeyler öğretme çabası, karşı tarafa yanlış olduğunu kanıtlama uğraşı, tek doğrunun kendi uyguladığı yanılgısı ile boğuşuyor taraflar. Ben uzak durmaya çalışıyorum. Yukarıda bahsettiğim konular hakkında kesin fikirlerim var örneğin. Kendi doğrularım var çünkü ancak bu bana kimseye karışma, kimseyi yargılama hakkı vermez. Biri sorarsa yardım isterse fikrimi belirtmeye özen gösteriririm. Çünkü bilirim, diğeri çok rahatsız eder insanı.

Öyle değil mi?