Ben üniversitedeydim tanıştığımızda. Tek satırlık ekranı olan cep telefonlarımız vardı, sınava girerken ¨İyi şanslar sevgilim¨ diye mesaj atardı. Açıp açıp bakardım. İçim ısınırdı. Uzakta da olsa hissederdim desteğini. Sonra mezuniyet balosunda elimi tuttu. Yüksek lisans sınavındayken ben, kapıda bekledi. Moralim bozuk olduğunda göz yaşlarımı sildi. İyi günde kötü günde beraberdik. Sadece ikimiz vardık. Pizza geceleri yapardık, gecenin bir yarısı dışarı çıkar ¨Hadi sarhoş olalım¨ diye kendimizi bara atardık.

Düşününce çok eskidenmiş gibi geliyor tüm bunlar şu anda. Anılar kalbimizin bir köşesinde saklı şimdi yenilerini yaşıyoruz. O zamandan beri hayatımız çok değişti. Hem ne değişim. Artık evliyiz, anne babayız. Bu dünyadaki en zor ve en muhteşem şeyin çocuk sahibi olduğunu bilmeden yaşadığımız yılları gülümseyerek hatırlıyoruz. Ama son zamanlarda zor hatırlıyorum anne olmadan önce nasıl biriydim diye. Tamam ben benim. İrem’im ama iki çocuklu hayatta ben sanki sadece anneymişim sadece anne olmalıymışım gibi hissediyorum. Kapıdan çıkıp gitme, bir nefes alma şansım yok gibi geliyor. Sarp için de farklı olduğunu zannetmiyorum. Şu son 20 gün içerisinde çocukları anneme bırakıp çıktığımız tatillerde bile onlardan konuştuk hep. Birbirimizle ilgilenme şansımız varken hayata farklı bir açıdan bakma şansı yakalamışken bile Koray ve Alin’deydi aklımız. Çocuksuz vakit geçirmek de harika ama biz biraz fazla kaptırmışız sanırım. Daha doğrusu onlarsız sıkıldığımızı fark ettik. Hayatımızda ne kadar büyük yer kapladıklarını, yanımızda olmadıklarında kendimizi eksik hissettiğimizi itiraf ettik birbirimize.

Kahkaha, eğlence, yaramazlıkla geçen bolca gürültülü bazen de delirten ama iyi ki varlar dediğimiz bir hayata sahibiz bugün. Hiç bitmeyecek belki ama onlar büyüdükçe yoğunluğu, çoşkusu azalacak. Bize daha az ihtiyaçları olduğu anda ise yine eskisi gibi birbirimize kalacağız. Bu beni hem mutlu ediyor hem de korkutuyor. Anne olmak nasıl işlemişse içime yanlarımda olmayacaklarını düşününce keyfim kaçıyor. Sonra diyorum ki bu bir yolculuk. Herkesin zamanı geldiğinde çıktığı bir yolculuk. Durakları geçiyoruz yavaş yavaş.

Ara sıra birbirimizden uzaklaşıyor gibi görünsek de sevgilim, aslında sadece kendimize kalacağımız zamanlara yaklaşıyoruz. O güne kadar da şükredeceğiz geçirdiğimiz her an için ve biz yine sevgili olmaya devam edeceğiz…