Geçen haftalarda rastladım bu yazıya.

Öyle hoşuma gitti ki. Arada kaynamasın bizim sobelerin arasında heba olmasın diye beklettim burada paylaşmak için.

Yazıyı kaleme alan Thomas Matlack. Başından iki evlilik geçmiş, 3 çocuk babası. Babble.com’daki ‘Raising Boys’ yazısında erkek çocuk yetiştirmenin püf noktalarını veriyor biz annelere:

Mağara adamını düşünün. Yetişkin bir kadının binlerce duygusal hali vardır. Kız çocuklarının aynı şekilde üstelik. Konu erkeklere gelince olay basit: deli, üzgün, mutlu. Karmaşık duygusal yaşantınızı oğullarınıza yansıtmayın. Onun derdi zannettiğiniz kadar zor olmayabilir. Oğlunuz yemek yemek, kaka yapmak ve koşmak istiyor. Gerçekten kötü bir günündeyse istediği tek şey elinden alınan oyuncağına tekrar kavuşmak. Yoksa 8 yaşındaki bir kız çocuğunun yaptığı gibi bir camın kenarında oturup uzun uzun düşenceli şekilde dışarıya bakmak veya hayatın anlamı hakkında sonu gelmez tartışmalara girmek istemiyor.

Vücut dilini izleyin. Durum yine aynı. Yetişkin bir erkekte olduğu gibi oğlunuzun ne hissettiğini, ne düşündüğünü anlamak için vücut dilini takip etmelisiniz. Eğer devamlı sıçrama, atlama, hoplama durumundaysa bu mutlu olduğunu gösterir. Düşük omuzlar kötü bir durumu anlatır. Bağırıyorsa iyidir. Sessizse dikkat etmek gerekir.

Şüpheye düştüğünde sarıl. Erkek çocuklar, kızlara oranla sorunlarını dile getirmekte daha fazla zorlanırlar. Oysa bir kız çocuğu, uzun uzun neye neden kızdığını anlatır, anlatmaya bayılır. 5 yaşındaki erkek çocuk önemsiz bir olaydan sonra göz yaşlarına boğuluyorsa, ortada bir sorun var demektir. Ancak bunun ne olduğunu anlamak için hemen harekete geçmek yerine, biraz beklemek en iyisi. Çözüm fiziksel olmalı sözel değil. Sarılın. İşe yarıyor. Biraz sonra eski gürültücü haline döner.

Aslında her şey kaka ile ilgili. Kızların tuvalet eğitimi erkeklerden 6-9 ay önce tamamlanıyor. Ancak erkekler bir kere öğrendiğinde artık onları kimse tutamaz. Tuvalet saatlerine bayılırlar. Birileri onlarla bu anları paylaşsın ve sanki yemek masasında sohbet eder gibi kakası hakkında konuşmak isterler.

Batman sonsuza kadar yaşar. Erkekler oldukça erken yaşlarda süper güçlü kahramanların varlığını ve önemini fark ederler. İyi karakter olmak isterler. Bu efsanevi kahramanlarla özdeşleşirler, bu kahramanların kıyafetlerini giyerler, onlar gibi konuşmaya çalışırlar. Bu çok önemlidir onlar için. Bunu anlamalı ve buna saygı göstermeli ebeveynler.

Anlamsız Fiziksel Aktiviteler Mükemmeldir. Bize saçma gelen aktiviteler erkek çocuklar için önemli olabilir. Bir plajda saatlerce küçük kayaları oradan oraya taşıyabilirler. Gidip yüzseler ya dersiniz içinizden. Oysa onlar için ağır kayaları yerlerinden kaldırmak, taşımak hem zevklidir hem de bir anlamda güç gösterisidir. Ebeveynlerde oğlanların bu harıl harıl çalıştıkları(!) saatlerde biraz kafa dinlerler.

Kazanmak önemlidir ancak tahmin ettiğinizden daha az. Erkek çocuklar kendilerini kızlara göre okulda, spor aktivitelerinde ve sosyal ortamlarda daha fazla stres altına sokarlar ve bu konuda çok az konuşurlar. Yenilginin acısı da kızlara göre daha derinde hissedilir. Erkeklere için bir yenilgiden çıkarılan dersler, ‘ne pahasına olursa olsun’ kazanmaktan daha önemlidir. Sınıftaki en başarılı öğrenci olmak veya futbol maçlarını kazanmak iyi olmak için yeterli değildir. Nazik, yardımsever  olmak da gerekir.

Kıyafetler önemlidir. Küçük bir kız için giysi seçeneği erkeklere oranla kat kat fazladır. Bu da bir kot, bir t-shirt yeter erkeklere fikrinin benimsenmesine neden oluyor. Ancak doğru kot pantalon ve doğru t-shirt olduğundan emin olmalısınız. Erkek çocuklar hem rahat olmak hem de havalı görünmek isterler.

Kalabalık, çok olmasa iyi olur. Kız çocuklar bir topluluğa girdiklerinde hemen fark edilirler. Ancak erkekler(çoğu yetişkin de dahil) kendilerini rahat hissetmezler ve utangaç olurlar. Böyle durumlarda onları çok zorlamamalı ve kendilerini güvende hissedecekleri sınırlarda olmalarına izin vermeliyiz.

Uyku saatleri kutsaldır. Erkekler oldukça hareketli olduklarından, onları sabitlemek(!), bir yerde sakince oturmalarını sağlamak çok zordur. Günün en güzel anı ise uykudan önceki on dakikadır. Yatakta boğuşursunuz, kitap okursunuz ve iyice mayışana kadar sarılırsınız. Aşırı enerjik oğlunuzun yanına uzanın, uykuya geçerken gevşeyen vücudunu hissedin ve horlamaya başlamasıyla nasıl bu kadar çabuk uykuya geçtiğine şaşırın.

Ben henüz işin başında olan bir oğlan annesi olarak bu yazıdan sonra erkeklerle kadınların ne kadar farklı olduklarını bir kez daha anladım. Ne kadar çok okusak da, en mükemmel anne olduğumuzu zannetsek de kadınız işte sonuçta. Farklı hissediyoruz, farklı düşünüyoruz.

Irem Erdilek
Fenerbahçe tutkunu, sosyal medya bağımlısı. Okur, yazar. Blog lover, dreamer & mother. Teknolojik Anne, ALLYN

1 Comment

Leave a Response