Size de oluyordur, bir sıkıntı gelir; bırakıp gitmek istersiniz hani…

Aslında bırakıp gitmek değil derdim. Uykuydu, beslenmeydi, oyun saatiydi derken hayatım Koray’ın çevresinde şekilleniyor iyice. Dozunu kaçırdığımı hissediyorum. Yok akşam 8 dedim mi uyuyacak, günde iki bardak süt içecek, yok biraz hafızası gelişsin diye bilmem ne oyunu oynanacak… gerekli mi?

Bıraksam peşini mesela. 9’da uyusa, sabah kahvaltısında mısır gevreği yese, biraz çizgi film seyretse ne var ki?!? Dünyanın sonu mu gelir? Ya da ben bir iki saatliğine ayrı kalsam. Onu güvenilir ellere teslim etsem…

Yapsam, etsemden ziyade yapmalıyım yoksa iyice kayıp insan haline geleceğim. Bu aralar ‘uyku’ya takmış durumdayım yine. Başa sarmış durumdayız resmen. Akşamları kafamı yastığa koyarken Koray, sabah uyanınca Koray, aklımda hep o var. Kendimi unutmuş vaziyetteyim ve bu beni cidden çok yoruyor. Beynim yorgun bir kere. O yüzden diyorum, ‘sal gitsin’ diye kendi kendime. Sal gitsin, biraz rahatla, bir kaç gün en azından ipleri gevşet. Zaten iyice gerilmiş durumda.

Delirmek üzereyim. Derdimi kimselere anlatamamaktan şikayetçiyim. Biliyorum bu da geçecek. Ancak ben sıkıntılarımı paylaşmaya kalktığımda beni rahatlatacak sözler yerine ‘sen biliyor musun ne dertler  var dünyada?!?’ demiyorlar mı…

Salağım ya ben, farkında değilim…

Bu kadar kötü değilim. Şimdilik. İkinci yok henüz!

 

Anlaşamıyoruz çoğu zaman.

Her şeye ‘hayır’. Dediğim hiç bir şeyi yapmadığı gibi tam tersini yapmaya uğraşıyor. En sonunda da ben çileden çıkıyorum. Geçen sene, oğlu 2 yaşında olan yan evde oturan arkadaşım ‘İrem kusura bakma, bazen çığlık bile attığım oluyor. Rahatsız ediyor olabiliriz’ derdi sık sık. Ben de içimden ‘şart mı bağırman’ derdim. Şartmış. Bağırmadan bu dönemi geçirene de kocaman bir BRAVO. Annem nasıl bakmış iki çocuğa birden tek başına, kendi ailesinden uzakta hem de, gerçekten bilmiyorum. Ben tımarhanelik olmak üzereyim bir tanesiyle. O yüzden bir kaç gündür ne yazı yazmak geliyor içimden, ne de internette gezinmek. Yorgunum, kafa yorgun. Ama aklımı dinlendirmem gerekiyor. Tek başıma kalmak da çözüm değil ki, devamlı aklım ondayken değişen bir şey olmuyor.

Bahar depresyonu diye bir şey var mıydı?

Kıştan çıkınca insan bir tuhaf mı oluyordu  acaba?

Evde vakit geçirmeyi beceremiyoruz. Havalar güzelleşti, kendimizi sokağa atacağız beraberce anlaşıldı.